Tasarı/teklif madde 1
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadıMadde ile, Anayasadaki düzenlemeye paralel olarak petrol kaynaklarımızın Devletin hüküm ve tasarrufunda olduğu vurgulanmıştır.
Kaynak: TBMM 24. Dönem S. Sayısı 450 (Esas No: 1/725) · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.
Cumhuriyetimizin kurulmasından sonra Dünyada ve özellikle Ortadoğuda önemli hidrokarbon rezervlerinin keşfedilmesiyle birlikte, coğrafik yakınlığı nedeniyle ülkemiz de petrol potansiyeli bakımından uluslararası yatırımcıların dikkatini çekmiş ve 1954 yılında petrol faaliyetleri ile ilgili ilk defa geniş ve kapsamlı bir kanuni düzenleme yapılarak 6326 sayılı Petrol Kanunu yürürlüğe konulmuştur. Bu Kanun petrolün aranması, üretimi, iletimi rafinajı, depolanması toptan satışı ile ilgili hususları kapsamaktadır. Her ne kadar 1954 yılından beri çeşitli tarihlerde ülkemizde uygulanan ekonomik politikalara ve ihtiyaçlara göre Kanunda bazı değişiklikler yapılmış ise de, aradan geçen sürede çok sayıda değişik mevzuatın düzenlenmesi ile Petrol Kanunu içerisindeki birçok husus bu mevzuatlarla çelişir hale gelmiştir. Bugün itibarıyla piyasa faaliyetleri kapsamına giren rafineri, iletim, depolama ve pazarlama faaliyetlerinin Petrol Kanunu kapsamından çıkmış olması, diğer mevzuatla Kanunun uyumunun sağlaması ve yaklaşık 58 yıldır hedeflenen seviyeye gelememiş olan petrol arama ve üretim faaliyetlerinin arttırılması için yeni bir petrol kanunu hazırlanması ihtiyacı ortaya çıkmıştır.
Ülkemizde bugüne kadar 5040 adet ruhsat başvurusu yapılmış, bunlardan 3190 adedi bir başka ifade ile yüzde 63’ü 229 yerli yabancı şirket tarafından çalışılmıştır. Bu şirketlerin yüzde 77’sini yabancı yatırımcılar yüzde 33’ünü ise yerli yatırımcılar oluşturmuştur. 2011 yılı sonu itibarıyla verilen ruhsatların yaklaşık yüzde 30’unda 1700 adet arama kuyusu açılarak petrol ve doğal gaz aranmıştır. Bunun sonucunda 118 adet ham petrol, 51 adet doğal gaz sahası olmak üzere 169 adet üretim sahası keşfedilmiştir. Arama kuyularındaki keşif isabet oranı yaklaşık yüzde 10 olup yatırımcılar açısından Nuri 450 ülkemiz riski yüksek ülkeler sınıfında değerlendirilmektedir. Keşfedilen rezerv miktarı bakımından ise ham petrolde yerinde rezerv miktarı 1 milyar ton olup 2011 yılı sonu itibarıyla bunun 183,2 milyon tonu, bir başka ifade ile yüzde 18’inin üretilebilir olduğu hesaplanmaktadır. Doğal gazda ise rezerv rakamlarımız yok denecek kadar azdır. Halen 2,4 milyon ton olan yıllık ham petrol üretimimizin 30 milyon ton olan yıllık tüketimimize katkısı yüzde 8’dir. Günlük ham petrol üretimi yapan kuyu sayısı ortalama 1000 civarında olup kuyu başına yapılan günlük üretim ise ortalama 45 varil seviyesindedir.
Ortalama üretim derinliği minimum 1500 metre ile 3000 metre arasında değişen üretim kuyularımızdaki günlük üretim verimi ise minimum 1 varil ile maksimum 700 varil arasında değişmektedir.
Görüleceği üzere bugüne kadar elde ettiğimiz sondaj ve üretim rakamları sahip olduğumuz petrol potansiyelinin varlığı hakkında henüz negatif veya pozitif yönde kesin bir fikir verebilecek nitelikte değildir.
Öte yandan arama yatırımlarındaki maliyetlere bakacak olursak karalarda ön araştırmalar dahil 2500-3000 metre derinlikte bir kuyunun maliyetinin 3-5 milyon ABD Doları, denizlerde ise su derinliğine bağlı olarak 10 ila 200 milyon ABD Doları seviyesinde gerçekleştiği dikkate alındığında arama ve üretim yatırımlarının özellikle son zamanlarda potansiyeli daha fazla olan denizlerimizde daha kapsamlı ve uzun vadeli olarak teşvik edilmesinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
6326 sayılı Petrol Kanunu kapsamında edinilen sonuçlar ve tecrübeler; Dünyadaki benzerlerine uygun olacak şekilde, yerli ve yabancı sermayenin petrol arama ve üretim faaliyetlerine daha fazla katılımını sağlamak için; işlemlerin sadeleşmesi, maliyetinin azaltılması, yatırım indirimi ve vergi istisnası, yabancı yatırımcılar için sermaye ve kar transferi kolaylıkları gibi teşvik unsurlarını içeren, ruhsat başvuru aşamasını ve değerlendirme sürecini, hak sahiplerinin hak ve yükümlülüklerini günün koşullarına ve objektif kriterlere göre düzenleyen yeni bir kanun yapılması gereği ortaya çıkarmıştır.
Bu kapsamda Tasarıda, ruhsat başvuru ve değerlendirilmesinin yerli ve yabancı yatırımcılar için rekabetçi, şeffaf, güvenli ve istikrarlı bir ortam içerisinde yapılmasını ve yatırımların hızlı, sürekli ve etkili bir şekilde sürdürülerek ülkemiz petrol kaynaklarının bir an önce ekonomiye kazandırılmasını sağlamak amacıyla;
- Türkiye’nin kara ve deniz olmak üzere 2 petrol bölgesine ayrılması, - Petrol aramaları için sondaj öncesi jeolojik ve jeofizik data alımı ve bu dataların yatırımcılara pazarlanmasına imkân verecek şekilde uzman kişi ve kuruluşlarca ön araştırmalar yapılması, - Aynı başvuru alanına başka başvuruların da rekabetçi ve şeffaf bir şekilde yapılmasına imkân vermek üzere 90 gün süre verilmesi, - Her bir arama ruhsatının taahhüt edilen iş ve yatırım programı karşılığında verilmesi, - Arama ruhsatı başvurularında daha objektif ve ölçülebilir kriterlerin belirlenmesi, - Arama ruhsatının verilişi ve süre uzatımlarında taahhüt edilen iş ve yatırım programının tutarının yüzde 2’sinin teminat olarak verilmesi, - Petrol potansiyeli yüksek olan ve Genel Müdürlükçe belirlenecek ruhsatsız alanların açık artırma usulü ile arama ruhsatı olarak verilmesi, -Arama ruhsatlarının büyüklüğünün ve şeklinin coğrafi grid sistemi ile uyumlu herkes tarafından kolayca ulaşılabilen belirli ölçekte üretilmiş pafta sisteminde belirlenmesi, - Arama ruhsatlarının kanuni sürelerinin karalarda 5, denizlerde 8 yıl olarak belirlenmesi, Nuri 450 - En az 1 arama kuyusunun açılmasının taahhüt edilmesi karşılığında ruhsat sürelerinin uzatılması, - Devlet hissesinde hesaplanması karmaşık olan kuyubaşı fiyatı yerine herkes tarafından bilinebilen;
ham petrolde piyasa fiyatı, doğal gazda ise toptan satış fiyatının esas alınması, - Üretim ve pazarlama güçlüğü olan ağır graviteli ham petrol üretiminin teşvik edilmesi, - Özellikle doğal gaz için stratejik öneme haiz olan yeraltı depolama faaliyetlerine ilişkin uygulamada yaşanan tereddütleri giderecek düzenleme yapılması, - Kullanma hakkı sona eren işletme ruhsatlarındaki üretimin devamlılığını sağlamak ve Hazinenin gelir kaybını önlemek üzere üretim sahasında kurulu tesis ve malzemenin mülkiyetinin yeni işletmeciye verilmesi, - Kanunun amacını gerçekleştirmek üzere daha caydırıcı cezai ve idari yaptırımlar uygulanması, - Piyasa ve vergi kanunlarında yapılan değişikliklerle sektörün teşvik edilmesi, - Kazanılmış hakların korunması, - Mevcut ruhsat durumunun Kanunda belirlenen şekil ve esaslara kısa sürede uydurularak faaliyetlerin hızlandırılması ve yeni yatırımcılar için boş alanlar yaratılması amacıyla geçişin teşvik edilmesi, - Yaşanan sıkıntıları da dikkate alarak yabancı yatırımcılar için sermaye ve kar transferlerinde kolaylıklar sağlanması, - Yatırım indirimi ve vergi muafiyetleri getirilmesi, - Petrol işlemi için gerekli personel, ekipman ve malzemelerin yurtiçi ve yurtdışından temini ile ilgili kolaylıklar getirilmesi, öngörülmüştür.
Madde ile, Anayasadaki düzenlemeye paralel olarak petrol kaynaklarımızın Devletin hüküm ve tasarrufunda olduğu vurgulanmıştır.
Madde ile, Kanunun amacı ve kapsamı belirlenmiştir.
Madde ile, Kanun metninde yer verilen bazı terim ve kavramların açıklamasına yer verilmiştir. Bu suretle terimlerin uygulamada gösterdikleri anlamlardan farklı yorumlanmaması amaçlanmıştır.
Madde ile, mevcut uygulamaya göre 18 petrol bölgesine ayrılmış olan ülkemizde, karasuları içinde yapılan aramalara, karadaki hükümlerin uygulanması, denizlerdeki yatırım ve operasyonları süreç yönünden olumsuz yönde etkilemektedir. Bu konuda bugüne kadarki uygulamalarda görülen aksaklıklar da gözönüne alınarak kara ve deniz bölgelerini ayıran sınır kıyı çizgisi olarak belirlenmiş ve Türkiye arazisinin kara ve deniz bölgeleri olarak 2 petrol bölgesine ayrılması benimsenmiştir. Bunun yanı sıra petrol aramacılığı yönünden özellik arz etmesi nedeniyle kapalı alanlarda petrol işlemi yapılabilmesi için kapalı alanın aramalara açılması, aramaya açık olan ve üzerinde bir hak bulunmayan alanın tekrar kapatılması, karasuları dışındaki denizlerde sınırları uluslararası hukuka uygun biçimde belirlenmiş kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgelerde verilecek ruhsatlar ve araştırma izni için Kanunda belirlenmiş sürelerden ve haklardan az olmamak üzere; araştırma izni, arama ve işletme ruhsatı verilmesi, devri ve süre uzatımı hususlarında Bakanlar Kurulunun yetkili kılınması amaçlanmıştır.
Ayrıca askeri yasak ve güvenlik bölgelerinin özelliği nedeniyle bu alanların petrol aramasına açılmadan önce ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşünün alınması hususu öngörülmüştür.
Nuri 450
Madde ile, arama ruhsatları da dahil sınırları belirlenmiş alanlarda petrol varlığına yönelik arama sondajı hariç araştırma yapılabilmesine ve bu araştırmalardan toplanan verilerin ticari amaçlı olarak ilgi duyan yatırımcılara yurtiçinde ve yurtdışında doğrudan izin sahibi tarafından pazarlamasına olanak sağlanmıştır. Araştırma izinlerinden bir defaya mahsus olmak üzere, hektar başına alınacak ücret ve bu ücrete ilişkin artış usulü belirlenmiştir. Böylece, araştırma izni kapsamında yapılacak detay jeolojik ve jeofizik etütler ile aranmamış veya az aranmış alanların yatırımcılar tarafından değerlendirilerek daha kısa sürede sonuca ulaşılacak yatırım kararlarını vermelerine yardımcı olunması amaçlanmıştır.
Madde kapsamında söz konusu çalışmalar neticesinde elde edilecek verilerin araştırmacılarca Genel Müdürlüğe verileceği ve bu verilerin gizli tutulma süreleri belirlenmiştir.
Ayrıca, verilecek araştırma izni ile ilgili olarak başvuru sahibi ile Genel Müdürlük arasında araştırma izni kapsamında yer alması gereken hususların yönetmelikte düzenleneceği öngörülmüştür.
Madde ile, arama ruhsatının arayıcıya sağladığı haklar ile getirdiği yükümlülükler düzenlenmiş olup, petrol hakkı sahibinin arama faaliyetlerini arama ruhsatında yapabileceği gibi ruhsat alanındaki faaliyetinin kapsamıyla ilgili olarak ruhsat alanı dışında da bu faaliyetlerini başkalarının hakkını engellememek kaydıyla yapabilmesine olanak sağlanmıştır. Ayrıca, arama faaliyetleri sonucunda petrollü olarak tamamlanan arama ve tespit kuyularından işletme ruhsatı alınıncaya kadar bu arama ruhsatının yürürlüğü süresince söz konusu kuyulardan üretim yapabilmesine ve petrollü sahanın yer altındaki büyüklüğünün ortaya çıkarılması faaliyetlerine imkân verilmiştir.
Ayrıca arama ruhsatlarının azami ve asgari büyüklüklerini tarifleyen, evrensel standartlara uygun, coğrafik grid sisteminin bir parçası olan pafta esasına göre ruhsat verilmesi öngörülerek ruhsat sınırlarının pafta sınırlarına göre belirlenmesini esas alan düzenleme getirilmiştir. Böylece arama ruhsatlarının değişik geometrik şekilde ve çok sayıda kenar ve köşelerden oluşması yerine, eşit bloklar şeklinde, ruhsatlar arasında herhangi bir boşluk oluşturmayacak ve kullanıcılar tarafından da kolay bir şekilde anlaşılacak şeffaf bir ruhsatlandırma sistemi getirilmesi sağlanmıştır.
Maddede ruhsatların ilk verilişindeki kanuni süreleri ve sonrasında yapılabilecek süre uzatımları ile bu uzatımların şartları belirlenmiştir.
Ayrıca maddenin son fıkrasında daha önce süresi bitmiş ruhsatlar kapsamında yapılmış olan her türlü petrol işleminden elde edilen ve Genel Müdürlüğün uhdesinde bulunan, bir başka ifadeyle “açık arşiv” olarak bilinen verilere dayanılarak aramaya açık alanlarda, Genel Müdürlükçe petrol bulunması ihtimali olan alanların tespit edilmesi halinde, bu alanların yatırımcılara açık artırma ile ruhsatlandırılması amaçlanmıştır.
Madde ile, gerçek ve tüzel kişilere petrol hakkının verilmesinde değerlendirilecek objektif kriterler arasında, başvuranların mali yeterliliklerinin yanı sıra, taahhüt ettikleri iş ve yatırım programının önemli bir kıstas olarak gözönüne alınacağı, böylece ruhsat spekülasyonlarının önüne geçilerek ciddi yatırımcıların sektörde faaliyet göstermelerine fırsat verilmesi amaçlanmıştır. Petrol aramalarına açık bir sahaya yapılan ilk arama ruhsatı başvurusunu müteakip aynı alana yurtiçinden ve yurtdışından diğer yatırımcıların da başvuru yapabilmesine imkân vermek üzere doksan gün süre verilmesi, bu sürede yapılacak bütün başvuruların gizli tutularak yatırımcılar arasında rekabet oluşturulması amaçlanmıştır.
Mevcut uygulamada edinilen tecrübelerden hareketle, aynı başvuru alanıyla kısmen çakışan ve yatırımcılar tarafından verilen iş programlarının birebir karşılaştırılmasının mümkün olamadığı başvurularla doksan günlük sürenin sonunda aynı alana yapılacak başvuruların değerlendirmeye alınmaması öngörülmüştür.
Nuri 450 Ayrıca Kanunun en önemli yenilikçi unsurlarından birisini oluşturan ruhsatın ilk verilişinde ve daha sonra yapılacak süre uzatımlarında, ruhsatta taahhüt edilecek iş programının karşılığı olan mali yatırım tutarının belirli bir oranının idareye teminat olarak verilmesi, taahhüt edilen bu çalışma programının gerçekleşmesi durumuna göre yapılan yatırım tutarının esas alınmasıyla belirlenecek teminat tutarının yatırımcıya iade edilmesi, hiç arama yapılmamış veya daha az arama yapılmış alanlarda arama faaliyetlerinin teşvik edilmesi gereken kara ve deniz alanlarında ve geleneksel olmayan arama yöntemlerinde alınacak yatırım teminatının alınıp alınmaması, alınacak ise oranının belirlenmesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının yetkili kılınması hususları düzenlenmiştir.
Madde ile, işletme ruhsatının arama ruhsatında yapılacak ve Genel Müdürlükçe tescil edilecek bir keşif sonucu verilmesi amaçlanmış olup verilecek işletme ruhsatının keşfedilen belirli bir petrollü arazi ile sınırlandırılacağı, işletme ruhsatı alabilmek için yönetmelik hükümlerine göre başvurulacağı belirtilmiştir. Ayrıca işletme ruhsatının verilmesinden sonra varsa arta kalan sahanın kanuni süresinin sonuna kadar arama ruhsatı olarak aynı şartlarla devam edeceği belirtilerek işletmecinin sahip olduğu petrollü arazinin civarında arama yatırımlarının sürekliliğinin sağlanması ve bu alanlarda da olabilecek petrol potansiyelinin değerlendirilmesine fırsat verilmesi amaçlanmıştır.
Maddede usul ve esasları yönetmelikle düzenlenecek iş ve yatırım programı dikkate alınarak işletme ruhsatının yirmi yıllık süre için verileceği, bu sürenin sonunda ekonomik üretimin devam edeceğine ilişkin verilen üretim programının uygun bulunması halinde, iki defa onar yıllık sürelerle uzatılacağı hususları düzenlenmiştir.
Ayrıca; üzerinde hak sahipliği bulunmayan bir sahanın işletme ruhsatına konu olabilmesi müzayede ile mümkün kılınmıştır. Bu maddede işletme ruhsatı sahiplerine ürettiği petrolü nakletmesi için boru hattı izni verilmesi ile sahipleri farklı birbirine komşu üretim sahalarının birleştirilmesine ilişkin düzenleme de yapılmıştır.
Madde ile, petrol hakkı sahibinin ürettiği petrolden Kanunda tanımlanan birim bazında Devlet hissesi adı altında yüzde 12,5 oranında bir pay alınması amaçlanmıştır. Devlet hissesinin hesaplanmasında ham petrolde 5015 sayılı Kanunda yerli ham petrol için düzenlemesi yapılan piyasa fiyatı, doğal gazda ise üretici tarafından dağıtım şirketlerine ve serbest tüketicilere yapılan satış fiyatı esas alınmıştır.
Ayrıca madde kapsamında bir teşvik unsuru olarak düşük graviteli ham petrol üretimini teşvik amacıyla düzenleme yapılmış ve üretilen petrolden hangi durumlarda Devlet hissesi alınmayacağı belirtilmiştir.
Ülkemizde son zamanlarda artan doğal gaz tüketiminin arz güvenliğini sağlamak amacıyla üretim sahalarının yeraltı depolama sahası olarak kullanılmasında üreticilere öncelik verilmesi, üretim sahalarındaki yerinde kalan ve üretilmeyen petrol ve doğal gazdan Devlet hissesinin hangi koşullarda alınacağına, üretim sahalarında inşa edilmek üzere piyasa mevzuatlarına göre yeraltı doğal gaz depolama veya enerji üretim santralleri lisans başvuruları yapıldığında bunlardan hangisine öncelik verileceğinin belirlenmesi konusunda Bakanlığa yetki veren düzenleme yapılmıştır.
Ayrıca, petrol sahalarında üretilecek karbondioksitin, üretim artırma projelerinde petrol hakkı sahipleri tarafından kullanılabilmesi imkânı getirilmiştir.
Nuri 450
Madde ile, petrol hakkı sahibinin petrol işlemi için kendisine gerekli olan özel mülkiyete, Devlete veya Hazineye ait bir arazinin kullanma hakkını nasıl elde edebileceğine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.
Aynı madde kapsamında arama ve işletme ruhsatının kapsadığı arazi üzerinde petrol işlemleri için gerekli olabilecek suyun aranması ve kullanılmasına ilişkin petrol hakkı sahibinin hakları ile birbiriyle sınırı olan petrol hakkı sahiplerinin komşuluk ilişkilerine dair hükümlerin yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüştür.
Madde ile, petrol hakkı sahibinin araştırma izni, arama ve işletme ruhsatını terk etme usulü düzenlenmiştir.
Petrol hakkı sahibinin arama ruhsatında ve ekonomik olarak üretimin tamamen sona erdiği işletme ruhsatında hakkının sona ermesinden itibaren altı ay sonunda varsa araziden kaldırmadığı taşınır veya taşınmazın mülkiyetinin arazinin sahibine intikal edeceği düzenlenmiştir. Arazi sahibinin bunu kabul etmemesi durumunda yapılacak işlemler de ayrıca belirtilmiştir.
Üretimi ekonomik şekilde devam eden, ancak kullanma hakkı sona eren bir işletme ruhsatını yeni bir işletmecinin devralması durumunda, üretim sahalarındaki petrol üretiminin ve Hazine gelirinin devamlılığını sağlamak amacıyla, arazideki yeraltı ve yerüstü tesislerinin yeni işletmeciye devri;
bunun mümkün olamadığı durumlarda ise bu tesislerin ekonomik bir şekilde değerlendirebilmesi için Bakanlığa bedelsiz verilmesine ilişkin düzenleme yapılmıştır.
Madde ile, petrol hakkı sahiplerinin safi kazançları üzerinden ödemekle mükellef bulundukları vergiler ve hissedarları adına yapmaları gereken gelir vergileri kesintisi toplamının yüzde 40 oranını geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Ayrıca, petrol hakkı sahiplerinin petrol işlemleri yanında diğer faaliyetlerde de bulunması durumunda, petrol işlemlerine ilişkin faaliyetleri için ayrı kayıt ve muhasebe, ayrı beyanname düzenleyerek vergilendirilecekleri, aralarında bir ortaklık oluştursalar bile ayrı ayrı vergiye tabi olacakları düzenlenmiştir. Yabancı şirketlerin ithal etmiş oldukları sermayelerini, getirdikleri döviz cinsinden, ancak transfer tarihindeki kur üzerinden transfer edinceye kadar elde ettikleri gelirlerini Devlet hissesi hariç kurumlar ve gelir vergilerinden istisna edebilecekleri, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu gereğince kurum kazancının tespitinde mükellefler tarafından hasılattan indirilebilecek giderlerden başka, petrol hakkı sahiplerinin hangi indirimleri yapacağı, masrafların amortisman yolu ile itfa olunacağı, hangi giderlerin aktifleştirilmesinin petrol hakkı sahibinin tercihine bırakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Madde ile, yüksek maliyetli ileri teknolojik yatırım gerektiren petrol şirketlerinin petrol işlemlerinde kullanmaya zorunlu oldukları ve Genel Müdürlükçe uygun bulunan, malzemeyi, ekipmanı, akaryakıtı, kara, deniz ve hava vasıtalarını gümrük ve diğer ithal vergi ve resimlerinden, dahilde alınan her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olarak ithal edebilmeleri kolaylığı getirilmiştir.
Öte yandan ülkemizde yerli petrol arama ve üretim endüstrisinin gelişimine bağlı olarak bu kapsamda ithal edilen malzemelerden yurtiçinde üretilenlerin kullanılmasını öne çıkarmak amacıyla Bakanlar Kuruluna malzemelerin kapsamını belirleme yetkisi verilmiştir.
Petrol arama üretim sektöründe ülkemizin ihtiyaç duyacağı kule kapasitesinin artırılması ve faaliyetlerin kesintisiz sürdürülebilirliği için enerjinin başka bir segmenti olan ve benzer teknolojiyi kullanan jeotermal sektörünün gelişimine ve ihtiyaçlarına katkı sağlamak ve petrol sektöründeki atıl makine kapasitesinin değerlendirmek amacıyla petrol hakkı sahiplerinin ithal ettikleri malzemelerden sadece sondaj kuleleri ve bunların tamamlayıcı unsuru sayılabilecek ekipmanlarının Bakanlık izniyle jeotermal sektöründe de kullanılabilmesi öngörülmüştür.
Nuri 450
Madde ile, kapsamında yabancı sermayeli şirketlerin, arama yatırımları için ithal ettikleri tescil edilmiş sermayelerinin yurtdışına transferinde uygulanan kur garantisi, 1996 yılında Sayıştay tarafından verilen karar üzerine durdurulmuştur. Bu konuda sektör içerisinde bazı tereddütler hasıl olduğundan gerekli düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre yabancı şirketlerin ithal etmiş oldukları sermayelerini, Devlet hissesi hariç kurumlar ve gelir vergisinden muaf tutularak getirdikleri döviz cinsinden ve transfer tarihindeki kur üzerinden yurtdışına transfer etmelerine imkân verilmiştir. Bu kapsamda varsa henüz transferi gerçekleşmemiş sermayenin transferinin yapılabilmesi de düzenlenmiştir.
Madde ile, sektörde çalıştırılacak yabancı personel için şirketlere kolaylık sağlamak üzere düzenleme yapılmıştır.
Madde ile, şirketin petrol işlemlerini gerçekleştirmesinde karşı karşıya kalacağı doğal afetler ve savaş halinde de hak ve yükümlülüklerinin bu durumun devamı süresince korunması veya askıya alınması amaçlanmıştır.
Madde ile, Kanunun amacının kısa sürede gerçekleştirilebilmesi için petrol işlemleriyle ilgisi olabilecek konularda kamu kurum ve kuruluşlarının yetki alanına giren hususların öncelikle ve ivedilikle sonuçlandırılması amaçlanmıştır.
Madde ile, petrol hakkı talep eden kişilerin, Türkiye’de adres göstermesine ve petrol hakkının elde edilmesinden itibaren temsilci, müşterek temsilci ve bunların yerleşim yerlerini ve bunlarda meydana gelebilecek değişiklikleri bildirmelerine ilişkin yükümlülükleri ile bu yükümlülüklerini yerine getirme süreleri belirlenerek, idarenin petrol hakkı sahibine yapacağı her türlü tebligat ve duyurularının petrol hakkı sahibinin kanuni temsilcisi aracılığıyla zamanında yerine ulaşması amaçlanmıştır.
Madde ile, petrol hakkı sahibinin yapacağı faaliyetlere ilişkin tüm hesap ve kayıtları tutmaya, belge ve numuneleri saklamaya mecbur olduğu hususu düzenlenmiştir. Bakanlık personeli veya ihtiyaç halinde uzmanlık gerektiren diğer konularda ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından görevlendirilecek personel ile petrol işlemini kanunun koyduğu hükümlere, verilen hakkın niteliğine ve varsa koyulan özel şartlara uygun yapılıp yapılmadığını her safhada denetlemeye, izlemeye ve tecrübeler edinmeye yetkili kılınmıştır. Petrol hakkı sahiplerinin, görevlilere yapacakları denetimler esnasında gerekli kolaylığı sağlayacakları hususu belirtilmiştir.
Aynı madde kapsamında petrol işlemlerinden elde edilecek her türlü veri, numune, bilgi ve belgelerin sektörün ve talep edenlerin istifadesine sunulabilmesi için bu verilerin açık hale gelmesine ilişkin süreçler belirlenmiştir. Genel Müdürlüğün bu verileri yurtiçinde ve yurtdışında Kanunun amacına uygun şekilde tanıtımı ve pazarlayabilmesi, yatırımcılara endüstrinin gereklerine uygun hizmetleri sunabilmesi için gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Böylece ülkemizin petrol potansiyelinin ekonomiye kazandırılabilmesi için arama faaliyetleri yapmak üzere ülkemize gelecek yabancı sermayeli yatırımcılara, yerli yatırımcılara ve araştırma ve geliştirme yapacak araştırıcılara ilk elden doğru şekilde bilgi ulaştırılması amaçlanmıştır.
Madde ile, Kanun hükümlerine göre alınmış ve alınacak tüm haklarda başvuru sahibi veya hak sahipleri arasında çıkabilecek anlaşmazlıkların itiraz üzerine öncelikle Bakanlık tarafından sonuçlandırılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca, Bakanlık tarafından alınan başvuru, araştırma izni, arama ruhsatı ve işletme ruhsatından doğan haklara tesir eden kararlara karşı açılacak davaların ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görüleceği düzenlenmiştir.
Nuri 450
Madde ile, Genel Müdürlüğün ruhsat ve izinlerle ilgili başvuru esnasında ve sonrasında petrol hakları ile ilgili petrol sicili tutacağı ve bu petrol siciline nelerin kaydedileceği hususları düzenlenmiştir. Araştırma izni, arama ve işletme ruhsatı ve bunlardan doğan petrol haklarının veya bunlar üzerindeki hakların devri ve bütün bunlar üzerine konulacak şartlar ve kısıtların, Genel Müdürlükçe öncelikle değerlendirileceği ve altmış gün içinde sonuçlandırılacağı, petrol hakkı sahibi olabilmek için yapılacak başvuruların usul ve esasları, başvuruya eklenecek belgeler ve bu belgelerin nitelik ve kapsamı, kayıtlara ilişkin düzeltmeler belirtilerek, bu hususlara ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüştür.
Yine aynı maddede arama ve işletme ruhsatları ve bunlardan doğan petrol haklarının, bu hakların arama veya işletme sahasının herhangi bir parçasına karşılık gelenlerinin, petrol siciline kaydedilmekle birlikte, taşınmazlar üzerinde yapılabilecek satış, rehin ve benzeri akitlere konu olabileceği, petrol hakkının kullanılmasını icap ettiren ve usulüne uygun olarak petrol siciline tescil edilmiş bulunan hakkın sahibinin, kendi haklarının kapsamı nispetinde petrol hakkı sahibinin haklarına da sahip, aynı zamanda onun yükümlülükleri ile sorumlu olacağı hususlarına yer verilmiştir.
Ayrıca, bölgelerin ve açık sahaların tespitini ve değişikliklerini, petrol hakkı sahipliği ile ilgili kararların ilanını, müşterek faaliyetlerde operatörlük anlaşması tescilini zorunlu kılan düzenlemeler yapılmıştır.
Öte yandan, şirketin sermayesinin kontrolünü etkileyen ancak Kanuna göre yapılması gereken tescil işlemine tabi kılınamayan bir petrol hakkının ve özellikle işletme ruhsatlarının yurtiçi ve yurtdışındaki hisse devir işlemlerinin Bakanlığın ön iznine tabi olması ve bu uygulamaya ilişkin hususların yönetmelikle düzenlenmesi öngörülmüştür.
Maddede petrol işlemlerinin ancak Kanun kapsamındaki izin ve ruhsatların alınarak yapılabileceği, kimlere petrol hakkı verilebileceği, petrol hakkı sahibinin petrol işleminin her aşamasında araziyi eski haline getirmesi zorunluluğu yanında, arazinin sahibine, varsa arazi üzerindeki tesislere ve ürüne verdiği zararı tazmin etmesi amaçlanmıştır.
Ayrıca madde kapsamında, faaliyetler esnasında halkın yaşamını, doğayı ve çevreyi etkileyebilecek tehlikeli bir fiilin önlenmesine ilişkin tedbirler ile ortaya çıkabilecek zarar ve ziyan için kullanılmak üzere petrol hakkı sahibinin petrol hakkını elde etmesinden önce Genel Müdürlüğe vereceği teminat tutarlarına ve bu tutarların belirlenmesinde esas alınacak göstergeye, teminatların güncel seviyede korunabilmesi ve teminatların tutarının Bakanlar Kurulu tarafında yeniden belirlenebileceğine ilişkin düzenleme yapılmıştır.
Maddenin son fıkrasında yabancı sermayeli şirketlerinin, Türk Ticaret Kanununa tabi kılınmakla birlikte Türkiye’deki faaliyetleri bakımından ülkemizde yerleşik sayılmaları öngörülmüş ve bunların petrol hakkı sahibi olmasından sonra Türkiye’de şube tescillerini yapılabilmesindeki bürokratik süreçler azaltılarak ülkemizde yatırım yapmaları daha cazip hale getirilmiştir.
Madde ile, Kanunda belirtilen yasaklar ile izin ve ruhsatlarda yazılı kayıt ve şartlara uymayanlar ile petrol işlemi esnasında ortaya çıkacak tehlikeli fiiller nedeniyle uygulanacak para cezaları caydırıcılığı sağlamak amacıyla günümüz koşullarına göre düzenlenmiştir.
Madde ile, petrol hakkı sahiplerinin Kanundaki yükümlülüklerini süresinde yerine getirmemesi veya kısmen yerine getirmesi, bu riayetsizliğin devam etmesi, kendilerine uygulanan idari para cezalarının da sonuçsuz kalması durumlarında Kanundaki yükümlülüklerine ve/veya hakları ile ilgili koyulan şartlara uymaları için ihtar mekanizmaları dahil, hakların iptaline kadar varan bir idari yaptırım uygulanması amaçlanmıştır.
Nuri 450
Madde ile, Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmeliklerle düzenleneceği öngörülmektedir.
Madde ile, ülkemizde hükümetler tarafından kalkınmada öncelikli yörelerdeki yatırımlara verilen teşvik ve desteklerden bu yörelere yatırım yapan petrol hakkı sahiplerinin de faydalandırılması amaçlanmıştır.
Madde ile, bazı kanunlarda yapılan değişiklikler ile yürürlükten kaldırılan hükümlere yer verilmiştir.
Madde ile mevzuata göre alınmış mevcut arama ve işletme ruhsatlarındaki kazanılmış hakların korunması amaçlanmıştır. Fıkraya ayrıca mülga 6326 sayılı Kanunda Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına verilmiş olan mevcut sahalarla ilgili üretim haklarının sahalardaki üretimin sonuna kadar elinde kalması amaçlanarak ilave yapılmıştır.
Mülga 6326 sayılı Kanundaki bölgesel sondaj yükümlülüğü düzenlemesi, birçok yatırımcıyı aynı bölgede sahip olduğu diğer ruhsatlarında arama yapmaksızın en fazla bir veya birkaç ruhsatında altı ayda bir sondaj açmaya zorlamaktadır. Bu durumda, Türkiye’deki toplam ruhsatların ancak üçte birinde arama faaliyeti yapılabildiği uygulamada görülmektedir. Bu nedenle, mevcut yatırımcıların talebi halinde verecekleri yeni iş programları ile ciddi arama yapacakları yeni ruhsatlarını belirlemelerine fırsat verilerek, bu ruhsatların bu Kanunun hükümlerine tabi olmak üzere kendilerine yeniden verilebilmesi amaçlanmıştır. Böylece, petrol potansiyeli olduğu bilinen Güneydoğu Anadolu ve Trakya bölgelerinde başvuruya açık ruhsat alanları oluşturulması, mevcut ruhsatlarında en kısa sürede bu Kanuna uyarlanabilmesi hedeflenmiştir.
Ayrıca madde kapsamında mülga 6326 sayılı Kanuna göre alınmış üretim sahalarındaki boru hatlarının işletme ruhsatına eklenmesi hususları düzenlenmiştir.
Maddenin son fıkrasında ise ilgili yönetmeliğin hazırlanması ve Kanunun öngördüğü diğer hazırlıkların yapılarak uygulamada bir sorun yaşanmaması için bir yıl süre ile yeni arama ruhsatı başvurusunun alınmayacağı düzenlenmiştir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte başlamış olan ve mülga 6326 sayılı Kanun kapsamında alınan bir belge ile ilgili olarak, yapımı devam eden projeler tamamlanıncaya kadar ithalat, ihracat ve kamulaştırma haklarının yürürlüğünün devam edeceği düzenlenmektedir.
Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren, yeni yönetmelik ve diğer mevzuat yürürlüğe girinceye kadar, Petrol Tüzüğünün, Genel Müdürlük tarafından çıkarılmış olan tamim ve genelgelerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin Genel Müdürlükçe uygulanmasına devam edileceği belirtilmektedir.
Bu düzenleme ile ülkemizde yabancı personel çalıştıran işletmecilere mülga 6326 Sayılı Petrol Kanununda ve Petrol Tüzüğündeki hükümler doğrultusunda getirilen Türk vatandaşlarını yurtiçinde ve yurtdışında eğitme yükümlülüğü kapsamında Genel Müdürlükçe tespit edilmiş ancak bu yükümlülüklerini henüz yerine getirmemiş olan işletmecilerin eğitim mükellefiyetlerini yerine getirmeleri amaçlanmıştır.
Yürürlük maddesidir.
Yürütme maddesidir.
Nuri 450