Tasarı/teklif madde 1
Orman köylerinde yaşayan ancak yaşadıkları köyün nüfusuna kayıtlı olmayan orman köylüleri ORKÖY kredilerinden yararlanamamaktadır. Öngörülen değişiklikle bu sorunun çözümü amaçlanmaktadır.
Kaynak: TBMM 24. Dönem S. Sayısı 478 (Esas No: 2/1613) · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Bu kanunda tasarı metni belgede okunamadığı için numaraların yürürlükteki metinle örtüştüğü doğrulanamadı; yanlış maddeye bağlamamak için gerekçeler tasarıdaki sırasıyla, bağlanmadan verilmiştir.
Teklif ile uygulamada ortaya çıkan çeşitli ihtiyaçların karşılanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklikler yapılması öngörülmektedir. Yapılması öngörülen değişikliklerle toplumsal ve kurumsal talepler karşılanacak, uygulamada ortaya çıkan aksaklıklar giderilecektir. Teklifin önemli bir kısmını, Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu iptal kararları doğrultusundaki düzenlemeler oluşturmaktadır. Ayrıca, aşağıda gösterilen düzenlemeler yapılmaktadır.
634 sayılı Avrupa Birliği Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılarak Bakanlık merkez teşkilatına bağlı olmak üzere sınırlı sayıda ilde temsilcilik kurulması hedeflenmektedir. Böylelikle taşrada bulunan kurum ve kuruluşların AB konuları kapsamındaki çalışma ve projelerinde Avrupa Birliği Bakanlığının gerekli yönlendirme, bilgilendirme, izleme ve koordinasyon görevlerinin etkinliği ve verimliliğinin arttırılması amaçlanmaktadır. Ayrıca mülga 5916 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesi kapsamında yapılan Avrupa Birliği İşleri Uzmanlığı sınavı sonucuna göre ataması yapılanların sınav sonucuna ilişkin haklarının saklı tutulması ve bunların da Bakanlık için ihdas edilen aynı unvanlı kadrolara bulundukları kadro dereceleri ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın atanmış sayılarak kazanılmış haklarının korunması amaçlanmaktadır.
2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununda değişiklik yapılarak "Devlet Hava Aracı" terimi:
Devletin askerlik, güvenlik, gümrük ve orman yangınları ile mücadele hizmetlerinde kullandığı hava araçları, olarak tanımlanmaktadır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda değişiklik yapılarak baraj, sulama şebekeleri ve boru hatları, karayolu, demiryolu, liman ve havaalanı gibi gelecek yıllara sari büyük projelerde kamu yararı kararı; kamulaştırılacak taşınmazların bulunduğu mahalle ve/veya köy muhtarlığında onbeş gün süre ile asılmak suretiyle ilan edilmesi ve kamu yararı kararının ilan süresinin bitiminden itibaren, kamulaştırılacak taşınmazlar üzerine yapılan sabit tesisler ile dikilen ağaçların bedelinin, kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınmaması ve taşınmazlardaki bu sınırlamanın ilan tarihinin bitiminden itibaren beş yılı geçemeyeceği öngörülmektedir.
murat 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yapılan düzenlemelerle, - Uzman yardımcılığı ve müfettiş yardımcılığında geçirilmesi gereken asgarî sürenin üç yıldan iki yıla indirilmesi, - Müdür, İl Müdürü, Daire Başkanı ve daha üst unvanlı kadrolara yapılacak atamalarda aranan hizmet süresinin beş yıla düşürülmesi, - Müdür, İl Müdürü, Daire Başkanı ve daha üst kadrolara atanabilmek için öğrenim durumu ile beş yıllık hizmet süresinin dışında özel şartların aranmaması, öngörülmektedir.
6004 sayılı Dışişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda yapılan düzenlemelerle, Dışişleri Bakanlığında meslek mensupları dışından büyükelçi ve daimi temsilci olarak atananların merkeze döndüklerinde meslek mensubu olanlarla aynı haklara sahip olması imkanı getirilmektedir.
6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda yapılan düzenlemelerle, önlisans, lisans ve lisansüstü diploma programlarına kayıtlı öğrencilerin sınav hizmetlerine yönelik geçici işlerde kısmî zamanlı olarak çalıştırılabilmesi öngörülmektedir.
5525 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanunda yapılan düzenleme ile 28 Şubat 1997 tarihinden sonra verilen disiplin cezaları nedeniyle memuriyetten çıkarılanların yeniden göreve alınmasında kadro kısıtlamalarının uygulanmaması amaçlanmaktadır.
6223 sayılı Kamu Hizmetlerinin Düzenli, Etkin ve Verimli Bir Şekilde Yürütülmesini Sağlamak Üzere Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilat, Görev ve Yetkileri ile Kamu Görevlilerine İlişkin Konularda Yetki Kanunu kapsamında yürürlüğe konulan 633 ilâ 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin olarak, yetki kanunu kapsamına girmediği veya kanun hükmünde kararnamelerle düzenleme yapılamayan alana girdiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesince iptal edilen (kamuoyuna duyurulan ve gerekçeli kararı henüz Resmi Gazetede yayımlanmayanlar dahil) hükümlerin yeniden düzenlenmesi öngörülmektedir.
25/4/2012 tarihli ve 6299 sayılı "Karayolu Trafiği Konvansiyonu ile Bu Konvansiyonu Tamamlayıcı Avrupa Anlaşmasına Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun" 10 Mayıs 2012 tarihli ve 28288 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış ve 8 Ağustos 2012 tarihli ve 28378 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2012/3346 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanmıştır.
Konvansiyonu uygun bulma kararımız 22 Ocak 2013 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Sekterliği tarafından onaylanmış olup, yine bu mevzuat gereğince Konvansiyon onay tarihinden bir yıl sonra yürürlüğe gireceğinden ülkemiz için 22/01/2014 tarihinden itibaren geçerli olacaktır. Ulusal mevzuatımızın Konvansiyona uyumlaştırılması halinde, ülkemiz sürücü belgeleri Konvansiyona taraf ülkelerce tanınacağından, sürücülerimiz yurt dışına çıkışlarında uluslararası sürücü belgesi almak zorunda kalmayacaklardır. Bu kapsamda yapılan düzenlemelerle Ülkemiz sürücü belgelerinin Avrupa Birliği ve e-Devlet normlarına uygun bir yapıya kavuşturulması ve sürücü belgesinin elektronik ortamda merkezi sistemle kişiselleştirilerek ilgililerine teslimi amaçlanmaktadır.
Ayrıca, uygulamada yaşanan sıkıntıları gidermek üzere diğer bazı düzenlemeler yapılmaktadır.
murat
Orman köylerinde yaşayan ancak yaşadıkları köyün nüfusuna kayıtlı olmayan orman köylüleri ORKÖY kredilerinden yararlanamamaktadır. Öngörülen değişiklikle bu sorunun çözümü amaçlanmaktadır.
Maddeyle, 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanuna eklenen ek 4 üncü maddeyle;
- Mazbut ve mülhak vakıflar ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine ait olanlar hariç olmak üzere mülkiyeti kamu kurum ve kuruluşları ile Hazineye ait taşınmazların üzerindeki cami ve mescitler ile Kur'an kurslarının bir kısmında veya eklentisi ya da bütünleyici parçasında bulunan ve ticari faaliyetlerde kullandırılması öngörülen kısımların, irtifak hakkı tesisine konu edilmemek şartıyla Diyanet İşleri Başkanlığınca işletilebilmesinin yanı sıra, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca pazarlık usulüyle yapılacak ihaleyle işlettirilebilmesine ya da kiralanabilmesine imkan sağlanması, bu suretle elde edilecek gelirlerin; bir yandan genel bütçenin (B) işaretli cetveline özel gelir, diğer yandan Başkanlık bütçesinin mevcut veya yeni açılacak tertiplerine özel ödenek kaydetmeye ve bu suretle ödenek kaydedilen tutarlardan yılı içinde harcanmayan kısımları ertesi yıl bütçesine devren özel gelir ve özel ödenek kaydetmeye, Başkanlığın bağlı bulunduğu Bakan yetkili kılınması, bu kapsamda kaydedilen ödeneklerin; cami ve mescitler ile Kur'an kursları ve bunların eklentisi ve bütünleyici parçalarının yapımı, bakımı, onarımı ve işletilmesine (ısınma, aydınlatma vb.) ilişkin giderler ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesi çerçevesinde aynı amaçlarla kullanılmak üzere dernek ve vakıflara yardım yapılmasına ilişkin giderlerin karşılanmasında kullanılması ve ayrıca, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Diyanet İşleri Başkanlığınca belirlenmesi, - Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce birinci fıkrada belirtilen yerlerden elde edilen ve banka hesaplarında tutulan gelirler hakkında da aynı hükümlerin uygulanması, Amaçlanmaktadır.
Mevcut Din İşleri Yüksek Kurulu Üyeleri seçimle belirlenerek yedi yıllığına belirlenmiş bir süre için atanmışlardır. Ancak 2010 yılında Kanunda yapılan düzenlemeyle bu süre beş yıla indirilmiştir. Yedi yıllık bir süre için seçilen Kurul üyelerinin Kanuni bir düzenlemeyle üyelik süreleri beş yıla düşürülmüşse de bu sürenin başlangıç tarihinin Kanunun değiştirildiği tarih olmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Aynı şekilde, Başkanlık bünyesinde yer alan bir diğer kurul olan Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu üyeleri için de beş yıllık bir görev süresi belirlenmiştir. Fakat, Din İşleri Yüksek Kurulu üyelerinden farklı olarak, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu üyelerinin görev süresi Kanunun değiştirildiği tarihten itibaren başlatılmıştır. Her ikisi de Başkanlık bünyesinde yer alan ve her ikisinin de görev süresi aynı olan bu iki kurul için aynı tarihte yapılan değişiklikte, görev sürelerinin niçin farklı tarihlerde başladığının hukuki gerekçesi mevcut değildir.
Bir yönüyle, kanun önünde eşitlik ilkesine aykırılığı düşündürebilecek olan bu durumun düzeltilmesi ve Başkanlığa bağlı her iki Kurulun da eşit kanuni uygulamaya tabi olması amaçlanmıştır.
Vekil imam, vekil müezzin-kayyım ve Başkanlığa bağlı Kur'an kurslarında vekil olarak öğreticilik yapanlardan, maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla görevde bulunanların, üç ay içinde müracaat etmeleri halinde, yeterlilik belgesine sahip olmaları koşuluyla ilgili kadrolara hiç bir sınırlamaya bağlı olmaksızın atanmaları öngörülmektedir.
murat
Maddeyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin "Ortak Hükümler" bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde belirtilen uzman ve uzman yardımcılarından merkez teşkilatına ait kadrolarda bulunanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı yasama uzman ve yasama uzman yardımcıları ile 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (III) sayılı Cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumların uzman ve uzman yardımcılarına ilişkin ortak hükümlerin düzenlendiği 657 sayılı Kanunun ek 41 inci maddesinde değişiklikler yapılmaktadır.
Yapılan düzenlemelerle;
- Kapsama dâhil uzman yardımcılıklarına girişte aranan mezuniyet şartı standart hâle getirilerek "en az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakültelerinden veya bakanlıklar ve kurumlarca yürütülen kurumsal hizmet gerekleri çerçevesinde en az dört yıllık lisans eğitimi veren ve yönetmelikle belirlenen yükseköğretim kurumlarından ya da bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurtiçindeki veya yurtdışındaki öğretim kurumlarından mezun olma" şeklinde yeniden belirlenmekte, - Kapsama dâhil uzman yardımcılıklarında uzmanlık yeterlik sınavına girmede aranan asgarî hizmet süresi üç yıldan iki yıla indirilmekte; uzmanlık yeterlik sınavına girmede aranan tez hazırlama süreci ile uzmanlığa atanmada aranan yabancı dil belgesine sahip olma şartı zorunlu olmaktan çıkarılarak ihtiyarî hâle getirilmektedir.
Maddeyle 657 sayılı Kanuna ek 43 üncü madde eklenmektedir.
Ek 41 inci maddede yapılan düzenlemelere paralel olarak, ek 41 inci madde kapsamında yer alan uzman yardımcılıkları hariç olmak üzere, mesleğe özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle alınan ve 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin Ortak Hükümler Bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan uzman, müfettiş, denetçi, kontrolör, denetmen ve aktüer kadroları ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları tarafından mesleğe özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle alındıktan sonra uzman, meslek personeli veya denetim elemanı kadro veya pozisyonlarına atanmak amacıyla yapılan yeterlik sınavına girmede aranan asgarî hizmet süresi iki yıla indirilmekte; tez hazırlama süreci ile uzman, meslek personeli veya denetim elemanı kadro veya pozisyonlarına atanmada aranan yabancı dil belgesine sahip olma şartı zorunlu olmaktan çıkarılmaktadır.
Maddeyle 657 sayılı Kanuna geçici 41 inci madde eklenmektedir.
657 sayılı Kanuna eklenen ek 44 üncü maddeyle yönetici kadroları için getirilen en az lisans düzeyinde yükseköğrenim mezunu olma hükmü nedeniyle, geçici 41 inci maddeyle maddenin yayımı tarihinde müdür ve daha üst unvanlı yönetici kadro veya pozisyonlarda bulunanlar hakkında, bulunduğu kadro veya pozisyonlarında kaldığı süre içerisinde, bu maddenin yayımı tarihinden önce aranmakta olan eğitim şartının uygulanması öngörülmektedir.
Ayrıca, ek 41 inci ve ek 43 üncü maddelerle yeni düzenlenen hükümler doğrultusunda, maddenin yayımı tarihinde yardımcı ve stajyer kadrolarında bulunanların yardımcılık veya stajyerlik süreleri ile yeterlik sınavları ve ilgili kadrolara atanmalarında hangi hükümlerin uygulanacağı düzenlenmektedir.
Maddeyle, 1211 sayılı Kanunun 45 inci maddesinde yer alan, reeskonta kabul edilebilecek ticari senet ve vesikalara uygulanan yüz yirmi günlük vade sınırlamasının kaldırılması ve bu suretle, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kaynağından kullandırılan reeskont kredilerinin türü, özellikleri ve vadelerinin Banka'nın para ve rezerv politikalarıyla ve ihracat alacaklarının vade yapısıyla uyumlu olarak Bankaca daha esnek bir şekilde belirlenmesine imkan sağlanması amaçlanmıştır.
murat
Üniversitelerin öğretim elemanı ile kamu kurum ve kuruluşlarının yetişmiş personel ihtiyacını karşılamak amacıyla yurt dışına öğrenci gönderilmesine ilişkin iş ve işlemler 16/4/1929 tarihli ve 1416 sayılı Kanun kapsamında Millî Eğitim Bakanlığınca yürütülmektedir.
Kanun kapsamında Bakanlığımızca yürütülen iş ve işlemler, bazı küçük farklılıklarla başka kamu kurum ve kuruluşları ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından da yürütülmektedir. Bu durum kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasını engellemekte ayrıca yetki ve görev konusunda uyuşmazlıklara sebep olmaktadır. Bu nedenle; söz konusu iş ve işlemlerin tek bir elden Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca yürütülmesinin uygun olacağı değerlendirilmekte olup bu çerçevede 2547 sayılı Kanunda değişiklik yapılmaktadır. Yükseköğretim kurumlarının akademik personel ihtiyacının karşılanması için yurtdışına gönderilecek burslu öğrencilerle araştırma görevlilerinin her türlü iş ve işlemleri Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına devredilmekte, kamu kurum ve kuruluşları adına yurtdışına gönderilenlerin iş ve işlemleri ise Kanun kapsamından çıkarılmaktadır.
31 Aralık 2008 tarih ve 27097 (5. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2008/14481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile; "Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Program" ile "Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar" kabul edilmiştir. Bahse konu karar ekinde yer alan mevzuat uyum takviminin "Öncelik 14.4 Taşımacılık Politikası" başlığı altında yer alan özellikle karayolu taşımacılığı emniyeti, ilgili taşımacılık müktesebatına hukuki ve idari uyum çalışmalarının sürdürülmesi kapsamında, 91/439/AET ve 2006/126/AT sayılı Müktesebatlar doğrultusunda ülkemiz sürücü belgelerinin Avrupa Birliği sürücü belgeleriyle uyumlaştırılmasının 2009 yılı sonuna kadar tamamlanması öngörülmüş ve bu görev İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'ne verilmiştir.
25/4/2012 tarihli ve 6299 sayılı "Karayolu Trafiği Konvansiyonu ile Bu Konvansiyonu Tamamlayıcı Avrupa Anlaşmasına Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun" 10 Mayıs 2012 tarihli ve 28288 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış ve 8 Ağustos 2012 tarihli ve 28378 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2012/3346 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanmıştır.
Konvansiyonu uygun bulma kararımız 22 Ocak 2013 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Sekterliği tarafından onaylanmış olup, yine bu mevzuat gereğince Konvansiyon onay tarihinden bir yıl sonra yürürlüğe gireceğinden ülkemiz için 22/01/2014 tarihinden itibaren geçerli olacaktır.
Bahse konu Konvansiyon ve Avrupa Birliği direktifleri göz önünde bulundurularak, Kanunda kullanılan bazı terimlerin tanımları yeniden yapılmış, ayrıca Kanunun değişiklik öngörülen maddelerinde geçen hususlara ait bazı yeni tanımlar Kanunda eklenmiştir.
Sürücü kurslarından eğitim alan kursiyerlerin teorik ve uygulamalı sınavlarının gerçek ve tüzel kişilere yaptırılabilmesine imkân sağlamak amacıyla Milli Eğitim Bakanlığının görevlerinde, trafik kazalarında yaralanarak sağlık kuruluşlarına sevk edilenlerin sağlık durumlarının otuz gün süreyle takip edilmesini sağlamak suretiyle trafik kazaları neticesinde ölen veya yaralananların istatistiki verilerinin daha iyi tutulabilmesi için Sağlık Bakanlığı’nın görevlerinde, 1/11/2011 tarihli ve 28102 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bakanlığın adında değişiklik yapıldığından, ilgili fıkralarda da bu yönde, düzenleme yapılmıştır.
murat
Uluslararası karayolu trafiğini kolaylaştırmak ve tek tip trafik kurallarının kabul edilmesi yoluyla karayolu trafik güvenliğini artırmayı amaçlayan 1968 tarihli Karayolu Trafiği Konvansiyonuna katılmamız, 25/4/2012 tarihli ve 6299 sayılı “Karayolu Trafiği Konvansiyonu ile Bu Konvansiyonu Tamamlayıcı Avrupa Anlaşmasına Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” ile uygun bulunarak 10 Mayıs 2012 tarih ve 28288 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve 8 Ağustos 2012 tarih ve 28378 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2012/3346 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de onaylanmıştır. Konvansiyonu uygun bulma kararımız 22 Ocak 2013 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Sekterliği tarafından onaylanmış olup, yine bu mevzuat gereğince Konvansiyon onay tarihinden bir yıl sonra yürürlüğe gireceğinden ülkemiz için 22/01/2014 tarihinden itibaren geçerli olacaktır.
31 Aralık 2008 tarih ve 27097 (5. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2008/14481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile; “Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Program” ile “Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar” kabul edilmiştir.
Bahse konu karar ekinde yer alan mevzuat uyum takviminin “Öncelik 14.4 Taşımacılık Politikası” başlığı altında yer alan özellikle karayolu taşımacılığı emniyeti, ilgili taşımacılık müktesebatına hukuki ve idari uyum çalışmalarının sürdürülmesi kapsamında, 91/439/AET ve 2006/126/AT sayılı Müktesebatlar doğrultusunda ülkemiz sürücü belgelerinin Avrupa Birliği sürücü belgeleriyle uyumlaştırılmasının 2009 yılı sonuna kadar tamamlanması öngörülmüş ve bu görev İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü’ne verilmiştir.
Zaman zaman Karayolu Trafiği Konvansiyonu ve Avrupa Birliği Müktesebatlarında yapılan düzenlemeler ile sürücü belgesi sınıfları ile belge alacaklarda aranacak şartlar değiştirilebilmektedir.
Bu nedenle, Ülkemiz mevcut sürücü belgesi sınıflarının ve bu sınıflar ile kullanılabilecek araçların, 1968 tarihli Birleşmiş Milletler Karayolu Trafiği Konvansiyonu ve Avrupa Birliği müktesebatına uygun şekilde zamanında düzenlenebilmesi için sürücü belgesi sınıflarının Kanunda zikredilmeden Yönetmelikte belirlenebilmesi amacıyla düzenleme yapılmıştır.
Sahip olunan sürücü belgesinin araç sürme yetkisi verdiği diğer sürücü belgesi sınıfları ile Türk vatandaşlarının ve yabancıların; dış ülkelerden aldıkları sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgeleri ile değiştirilmesine ve dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleriyle ülkemizde araç kullanmalarına ilişkin usul ve esasların Yönetmelikte belirlenmesi, Mevcut uygulamada, belirli bir geçerlilik süresi bulunmayan ve sürücünün sağlık şartlarında daha sonradan meydana gelebilecek gözle görülür değişiklikler ile görme bozukluğu, işitme kaybı veya buna benzer rahatsızlıkları ancak trafik denetimleri sırasında tespit edilebilmesi nedeniyle, bu tür sağlık sorunlarının tespitini sadece trafik denetimlerine bırakmamak ve trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla sürücü belgelerine belirli bir geçerlilik süresi konulması ve sürücülerin belirli dönemlerde sağlık kontrolünden geçirilmesi, bu nedenle, zaman içerisinde sürücü belgesi sahiplerinin sağlık durumlarında meydana gelebilecek değişikliklerin tespit edilerek araç kullanma şartlarının belirlenmesi amacıyla sürücü belgesi sınıfına göre geçerlilik süresi konulmak suretiyle sürücülerin belirli aralıklarla (5 ve 10 yıl gibi) sağlık kontrolünden geçirilebilmeleri, amaçlarıyla düzenleme yapılmıştır.
murat
1968 tarihli BM Viyana Karayolu Trafik Sözleşmesi hükümleri ve Avrupa Birliği direktifleri göz önünde bulundurularak, sürücü adaylarında aranacak yaş, öğrenim durumu, motorlu taşıt sürücüsü sertifikası alma, sağlık durumu ve deneyim şartlarının günün koşullarına uygun şekilde yeniden belirlenmiştir. Ayrıca, yürürlükten kaldırılan 765 sayılı Türk Ceza Kanununa göre düzenlenmiş olan mevcut madde metninin hükümlülük bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa uyumu sağlanmıştır. Şartlarına uygun olmadan veya hileli yollarla temin edilmiş sürücü belgelerinin Emniyet Genel Müdürlüğü veya bağlı trafik tescil kuruluşlarınca iptal edileceği ve tekrar sürücü belgesi alınabilmesi için bu maddede aranan şartların yerine getirilmesi ve devamında sınavları başararak yeniden sürücü sertifikası alınması halinde sürücü belgesi verileceği hükme bağlanmaktadır.
41 inci maddede yapılan düzenleme ile sürücü belgesi sahibi kişinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 188, 190 ve 191 inci maddeleri, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 4 üncü maddesinin 7 nci fıkrası, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin 2 nci ve takip eden fıkralarında belirtilen suçlardan hüküm giymesi halinde bu kayıtlar adli sicilde silininceye kadar sürücü belgelerine el konulması öngörülmüş olup, bu madde yapılan düzenlemelerin yine bu kanunun 48 inci maddesinde uyuşturucu ve alkol etkisi altına araç kullandığı tespit eden sürücülere uygulanacak idari yaptırımları hükümsüz bırakamaması ve bu konuda tereddüt yaşanmaması için 48 inci madde hükümlerinin saklı tutulması amacıyla düzenleme yapılmıştır.
Sürücü adaylarının sürücü kurslarında alacakları teorik eğitim sonrasında sınavlarının elektronik ortamda yapılabilmesi, sınav sonucunda başarılı olanların sürücü kurslarından uygulamalı sürücü eğitimini alarak sürücü sınavına girmeye hak kazanmaları, teorik ve uygulamalı direksiyon eğitimi dersi sınavlarının Millî Eğitim Bakanlığınca yetkilendirilen gerçek veya tüzel kişilere ait sınav merkezleri tarafından da yapılabilmesi, sınavların şekli ve içeriği ile sınav sorumlularının seçimi, görevlendirilmesi esaslarının belirlenmesinin İçişleri Bakanlığının uygun görüşünün alınarak Millî Eğitim Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirlenmesi amaçlanmaktadır. Öte yandan, sürücü sertifikasını sürücü belgesine dönüştürmeden karayolunda araç kullandığı tespit edilenler haklarında sürücü belgesiz olarak araç kullanmaktan işlem yapılmaktadır.
Bu işlemlerle ilgili mahkemelerde yapılan itiraz üzerine mahkemelerce, hiç sürücü belgesi olmayan ile sürücü kursuna giderek ve sınavları geçerek sertifika alan kişinin aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiğini, mevcut uygulamanın hakkaniyete uygun olmadığını gerekçe göstererek iptal etmesi nedeniyle uygulamada yaşanan sorunların giderilmesi amaçlarıyla düzenleme yapılmıştır.
Zaman içinde sürücü belgesi sahibi kişinin sağlık şartlarında sürücülüğe engel geçici ya da kalıcı değişiklikler meydana gelmekte (kalıcı sakatlık, görme kaybı ya da ayak, kol kırılması vb.) ve trafik görevlilerimizce bu durumun tespit edilmesi halinde sürücülerin sağlık kuruluşundan sürücülüğe engel bir halinin olmadığını belirtir rapor almaları istenilmekte, ancak bu süre zarfında araç kullandığı tespit edilenler hakkında herhangi bir işlem yapılamamaktadır.
Maddede yapılan düzenleme ile sağlık şartlarında sürücülüğe engel değişiklik meydana gelen sürücülerin sürücü belgelerine, sağlık kuruluşundan sürücülüğe engel bir halinin olmadığını belirtir rapor getirilinceye kadar trafik zabıtasınca tedbiren el konulması öngörülerek bu durumda araç kullananlar hakkında Kanunun 36 ncı maddesine istinaden işlem yapılmasına imkan sağlamak amacıyla düzenleme yapılmıştır.
murat
4/11/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi” başlıklı 7 nci maddesi ile kanunlarda, “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür. Buna paralel olarak mevcut kanunda hafif para cezası veya hafif hapis cezası öngörülen ihlaller için taslakta idari para cezası öngörülmüş ve sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması konusundaki yetki trafik zabıtasına verilmiştir.
30.03.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile trafik suçları kabahat kapsamına dahil edilmiş ve idari yaptırımlara ilişkin başvuru ve itiraz yolu belirlenmiştir.
Yine, 3005 sayılı Meşhut Suçların Muhakeme Usulü Hakkında Kanun, 23/3/2005 ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’la, 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu 4/11/2004 tarihli ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Yapılan düzenlemelere paralel olarak madde metninde gerekli düzenlemeler yapılmıştır.
Yine Teklif ile, Kanun’un Ek 13 üncü maddesi yürürlükten kaldırıldığından 118 inci maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında yazılı “100 ceza puanını doldurmak” eylemi nedeniyle sürücü belgelerini geri almaya yetkili olan görevliler açıklanmıştır.
Trafik zabıtasının peşin ceza tahsilatı yapmalarının uygulamada çeşitli yanlış anlamalara neden olması, peşin ödeme yapmak isteyen kişi sayısının çok az olması ve ödeme sırasında para üzeri verilmesi sırasında sıkıntılar yaşanması nedeniyle peşin ceza tahsilatının kaldırılması, Yabancı plakalı araçlara uygulanan ancak muhatabı bulunamadığı için tahsil edilemeyen ve bu cezaları ödemeden araçların yurtdışına çıkışını engelleyen herhangi bir yasal düzenleme bulunmaması nedeniyle, uygulanan trafik cezaları sürücülerde olumlu davranış değişikliklerine dönüşmediğinden yabancı plakalı araç sürücülerinin kurallara uymalarını sağlamak, amaçlarıyla düzenleme yapılmıştır.
Yapılan araştırmalar, 18-24 yaş arası sürücülerin kusurlu olarak trafik kazasına karışma oranın diğer yaş gruplarına nazaran daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu nedenle özellikle genç sürücüler üzerinde trafik kurallarına uyma alışkanlığı kazandırılması amacıyla ilk defa sürücü belgesi alanlar ile herhangi bir sebeple sürücü belgesi iptal edilmiş olup da yeniden sürücü belgesi alanların Yönetmelikte belirlenen süreler içerisinde aday sürücü olarak kabul edilmeleri ve yine yönetmelikte belirlenecek kuralları ihlal etmeleri halinde sürücü belgelerinin geri alınarak iptal edilmesi ve bu kişilerin tekrar sürücü belgesine sahip olabilmeleri için yeniden gerekli eğitimleri alarak sınava girmeleri yönünde düzenleme yapılmıştır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sürücü belgesi sahibi olanlar veya motorlu taşıt sürücüsü sertifikası bulunan veya sürücü kursuna kayıt yaptırmış olanların alacakları sertifikaların bu Kanunun 38 inci maddesine istinaden sınıfları yönetmelikte belirlenecek sürücü belgeleri ile değiştirilmesine ilişkin düzenleme yapılmıştır.
Kanunun 42 nci maddesi gereğince Millî Eğitim Bakanlığınca işletme yetki belgesi ile yetki verilecek gerçek veya tüzel kişilerce açılacak sınav merkezlerinin faaliyete geçmediği illerde uygulamalı eğitimin ve sınavların Millî Eğitim Bakanlığınca yapılmasına devam edilebilmesi için düzenleme yapılmıştır.
murat
Bu Kanunla yapılan düzenlemeler sonrasında, kanunun diğer maddeleri ile çelişecek ya da uygulanma kabiliyeti kalmayacak hükümlerin yürürlükten kaldırılması amacıyla düzenlenme yapılmıştır. Kanun’un 3 üncü maddesinde yer alan “Minibüs” tanımı, otobüs tanımı içerisinde ifade edildiğinden yürürlükten kaldırılmıştır. Uluslararası sürücü belgesi ve verilmesine ilişkin hususlar Kanunun 3, 38 ve 39 uncu maddelerinde düzenlendiğinden bu hususları düzenleyen 40 ıncı madde yürürlükten kaldırılmıştır. Kanunun 115 inci maddesinde trafik zabıtasının peşin olarak trafik cezası tahsilatını yapmaması öngörüldüğünden, peşin tahsilata imkan sağlayan Kanunun 114 üncü maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır. 19/5/2012 tarihli ve 28297 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 29.12.2011 tarihli ve Esas 2010/104, Karar 2011/180 sayılı Kararıyla, 2918 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan sürücü belgelerinin süresiz olarak geri alınması yönündeki düzenleme iptal edilmiş olduğundan Kanun’un 119 uncu maddesinde yer benzer düzenleme kaldırılarak bu hususlar Kanunun 41 inci maddesinde uygun şekilde düzenlenmiştir. İdari yaptırımlara ilişkin zaman aşımı süreleri 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren 5326 sayılı Kanununun 20 ve 21 inci maddelerinde düzenlendiğinden bu Kanunun uygulanabilirliği kalmayan 120 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Yapılan düzenlemelerle sürücü belgelerini geri almaya yetkili olan görevliler her bir maddede ayrı ayrı düzenlenmiş olması ve 112 nci maddede de genel bir düzenleme yapılmış olması nedeniyle Kanunun ek 13 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Orman Genel Müdürlüğünce 1995 yılından beri orman yangınları ile mücadele faaliyetlerinde kullanılmak üzere dış kaynaklı hizmet alımı şeklinde yurt dışına yüksek maliyetler ödeyerek her yıl sayıları artan miktarlarda helikopter ve uçak kiralanmaktadır. Zaman zaman kiralama zorlukları yaşanmaktadır. Bu maliyet ve zorluklar gözönüne alınarak Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile yapılan protokol gereği 5 adet komuta ve kontrol, 20 adet söndürme maksatlı helikopter alımı projesi yürütülmektedir. 5 adet helikopter 2014 yılı yangın sezonunda kullanılmaya başlanacaktır.
Ülkemiz ormanlarının tamamına yakını (%99) Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. 6831 sayılı Orman Kanunu gereği orman yangınları ile mücadelede dahil olmak üzere ormanlarla ilgili her türlü iş ve işlemler Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. Orman yangınları ile mücadele çalışmaları vatan savunması anlayışı ile yürütülmektedir.
Emsal ülkelerde arama kurtarma, sahil güvenlik, balıkçılık devriyesi, sınır/göç kontrolü, ulusal güvenlik amaçlarıyla hizmet veren hava araçları devlet hava aracı tanımı kapsamına alındığı gibi, yangınla mücadelede görev alan hava araçları da devlet hava aracı kapsamına alındığı görülmektedir.
Ülkemizde de orman yangınları ile mücadelede kullanılacak olan hava araçlarının emsal diğer ülkelerde olduğu gibi devlet hava aracı kapsamına alınması bu görevin daha etkin ve verimli yapılmasını sağlayacaktır.
Baraj göl alanında inşaata başlanıldıktan sonra yapılan suiniyetli yapılar, DSİ tarafından inşa edilmekte olan enerji, içme suyu ve sulama maksatlı büyük baraj göl alanlarında vatandaşlar tarafından sırf kamulaştırma bedelleri alabilmek için hiçbir maksada hizmet etmeyen yeni evler ve sabit tesisler (sera, meyvelik, sulama tesisleri ve saire) yapılmaktadır. Yapılan bu suiniyetli sabit tesisler kısa süre sonra sular altında kalacağı için ülke kaynaklarının israf edilmesi ve İdarenin haksız yere yüksek bedelle kamulaştırma yapılarak yatırım bedellerini yükseltmekte ve Hazinenin kaynak kaybına sebep olmaktadır.
murat Bu kapsamda DSİ tarafından inşa edilen; Alpaslan I Barajı, Ilısu Barajı, Ermenek Barajı, Süreyyabey Barajı ve Gördes Barajı göl alanlarında kamulaştırma bedellerine yakın bedel almak için baraj inşaatına başlanıldıktan sonra suiniyetli evler yapılmıştır. Bu evlerin kamulaştırma bedelleri projenin rantabilitesini olumsuz yönde etkilemekte ve projenin ekonomiye kazandırılması yıllar almaktadır. Sadece Muş Alpaslan I Barajı göl alanında yaklaşık 400 suiniyetli ev tespit edilmiş, Süreyyabey Barajı göl alanında 40-50 adet büyük Besi Çiftliği, Ermenek Barajı göl alanında birçok yerde sulama boruları döşenmiş, Gördes Barajı göl alanında birçok bina yapılmıştır.
Baraj rezervuarlarında kamulaştırma işlemleri yıllar sürmekte ve suiniyetli insanlar tarafından, sırf kamulaştırma bedelini almak için ağaç dikilmekte, bağ-bahçe tesis edilmekte ve bina yapılmaktadır. Kamulaştırmayı yapan İdarenin bir yaptırımı olmaması sebebi ile hazine haksız yere yüklü miktarda kamulaştırma bedeli ödemek durumuyla karşı karşıya kalmaktadır. Netice itibariyle söz konusu menfi durumların meydana gelmesine mani olacak bir düzenleme yapılmış olup; baraj, sulama şebekeleri ve boru hatları, karayolu, liman ve havaalanı, demiryolu gibi gelecek yıllara sari büyük projelerde kamu yararı kararının ilânen tebliğ edilmesini müteakip kamulaştırılacak taşınmazların üzerine yapılan sabit tesislere kamulaştırma bedelinin ödenmemesi amaçlanmıştır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin (c) bendindeki istisnalar daraltılarak metne işlenmiştir.
Maddeyle;
- Kamulaştırma Kanununun geçici 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan 4/11/1983 tarihinin 31/12/2012 tarihi olarak değiştirilmesi suretiyle; Kamulaştırma Kanununun geçici 6 ncı maddesinde yer alan hükümlerin, 31/12/2012 tarihe kadar ilgili idarelerce kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlar hakkında da uygulanması ve madde hükümlerinden belirtilen taşınmazların maliklerinin de yararlandırılması, - Kamulaştırma Kanununun geçici 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yapılan yukarıda belirtilen değişiklik nedeniyle; 4/11/1983 tarihinden 31/12/2012 tarihine kadar, ilgili idarelerce kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlar hakkında da bu madde hükümleri uygulanacağından; maddenin birinci fıkrasında yapılan bu değişiklik doğrultusunda, yürürlükte kalmasına ve uygulanmasına ihtiyaç kalmayan maddenin son fıkrasının yürürlükten kaldırılması, Amaçlanmıştır.
Maddeyle 6/4/2011 tarihli ve 6223 sayılı Kamu Hizmetlerinin Düzenli, Etkin ve Verimli Bir Şekilde Yürütülmesini Sağlamak Üzere Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilat, Görev ve Yetkileri ile Kamu Görevlilerine İlişkin Konularda Yetki Kanunu kapsamında yürürlüğe konulan 646 ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin olarak, yetki kanunu kapsamına girmediği veya kanun hükmünde kararnamelerle düzenleme yapılamayan alana girdiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesince iptal edilen hükümlerin yeniden düzenlenmesi öngörülmektedir.
a) 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesinin, Defterdarlık Uzman Yardımcılığına girişte aranılan mezuniyet şartı ile Defterdarlık Uzman Yardımcılığı yarışma sınavına ilişkin hükümlerin yer aldığı üçüncü fıkrası ile Defterdarlık Uzmanı ve Defterdarlık Uzman murat Yardımcılarının mesleğe alınmaları, yarışma sınavı, komisyonların oluşumu, yetiştirilmeleri, yeterlik sınavları, atanmaları, eğitimleri, çalışma ve görevlendirilmelerine ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususların yönetmelikle düzenleneceğine ilişkin son fıkrası yeniden düzenlenmektedir. Ayrıca, Maliye Bakanlığı merkez teşkilatında daire başkanı, genel müdür yardımcısı ve başkan yardımcısı veya taşra teşkilatında defterdar kadrolarında toplam en az üç yıl görev yapmış olanların, atama tarihi itibarıyla fiilen bu kadrolardan birinde bulunmak şartıyla Maliye Uzmanı kadrosuna atanabilmesine imkan sağlanmaktadır.
b) 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 29 uncu maddesinin, Vergi Müfettişlerinin, mesleğe Vergi Müfettiş Yardımcısı olarak atanacaklarına ve Vergi Müfettiş Yardımcılığına girişte aranılan mezuniyet durumu, üst yaş sınırı ve özel yarışma sınavı şartına ilişkin hükümlerin yer aldığı dördüncü fıkrası ile Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının görev, yetki ve sorumlulukları, grup başkanlıklarının görev alanları, performans değerlendirme sisteminin oluşturulması ve yönetimi ile Vergi Müfettişlerinin görev, yetki ve sorumlulukları, mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yeterlikleri, yükselmeleri, grup başkanlıklarında görevlendirilmeleri ve yer değiştirme usul ve esaslarının yönetmelikle düzenleneceğine ilişkin son fıkrası yeniden düzenlenmektedir.
Ayrıca, 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 29 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yapılması öngörülen değişiklikle Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcılarının sayısı altıya çıkarılmakta ve bu suretle Başkanlık merkez yönetiminin, Kurulun artan denetim kapasitesi ve etkinliğine paralel bir şekilde güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Diğer taraftan, Vergi Denetim Kuruluna mensup Vergi Müfettişleri, oluşturulan dört ayrı grup başkanlığında görev yapmaktadırlar. Bu grup başkanlıkları 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde belirtilen Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı, Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı, Organize Vergi Kaçakçılığıyla Mücadele Grup Başkanlığı ile Örtülü Sermaye, Transfer Fiyatlandırması ve Yurtdışı Kazançlar Grup Başkanlığıdır. Bu grup başkanlıklarının kurulmasından amaç, vergi incelemesinden beklenen hedeflere, süratli, etkili ve verimli bir şekilde ulaşılması için uzmanlaşmaya dayalı ve etkin bir iş bölümünün yapılmasıdır. 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 29 uncu maddesinin beşinci fıkrasında yapılması öngörülen değişiklikle Vergi Müfettiş Yardımcılarının mesleğe intisap ettikleri günden itibaren, iş bölümü ve uzmanlaşma esasına göre eğitim almaları ve bu suretle, meslek içi eğitimlerinin görevlendirilecekleri grup başkanlığı esasına göre gerçekleştirilmesi öngörülmektedir.
c) Vergi incelemesine yetkili olanların görevlerinden ayrıldıktan sonra yapamayacakları işlere ilişkin 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 30 uncu maddesi yeniden düzenlenmektedir.
ç) Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcıları kadro sayısı 2 adet artırılmaktadır.
d) 43 üncü madde, ek 29 uncu madde ve 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 60 ıncı maddesi uyarınca yapılacak giriş sınavlarının sözlü aşaması ile 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 42 nci maddesinin (c) fıkrası uyarınca yapılacak sınavların sözlü aşamasına ilişkin düzenlemenin yer aldığı ek 33 üncü madde yeniden düzenlenmektedir.
Maddede, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Basın Yayın Dairesinin görevlerinden biri olan basın kartı düzenleme hususunun, Genel Müdürlüğün görevleri arasında da sayılması ve bu şekilde uygulamada ortaya çıkan sakıncaların giderilmesi amaçlanmaktadır.
murat Maddeye eklenmesi öngörülen (j) bendi ile de, basın yayın kuruluşlarının çalışmalarını kolaylaştırmaya yönelik olarak Genel Müdürlükçe hazırlıkları sürdürülen Türkiye Medya Veri Tabanı projesinin hayata geçirilmesi amaçlanmaktadır.
Genel Müdürlük tarafından halen yerel basının güçlendirilmesi görevi kapsamında eğitim ve bilgilendirme toplantıları adı altında düzenlenmekte olan faaliyetlerin daha kapsamlı ve sistematik olarak yürütülmesi için, maddeye (k) bendinin ilavesi suretiyle, bir eğitim merkezi kurulması amaçlanmaktadır.
659 Sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 18 inci maddesi ile 4353 sayılı Maliye Vekâleti Başhukuk Müşavirliğinin ve Muhakemat Umum Müdürlüğünün Vazifelerine, Devlet Dâvalarının Takibi Usullerine ve Merkez ve Vilâyetler Kadrolarında Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair Kanun yürürlükten kaldırıldığından, 231 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede 4353 sayılı Kanuna yapılan atıf maddesi 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ve diğer ilgili mevzuata uygun hale getirilmektedir.
6361 sayılı Kanun ile Finansal Kiralama Şirketlerinin satıp geri kiralama işlemlerini yapabilmesine olanak sağlanmıştır. Bu kapsamda, Katma Değer Vergisi Kanununa eklenen bent ile finansal kiralama şirketlerinin bizzat kiracıdan satın alıp geriye kiraladığı taşınmazların mülkiyetinin sözleşme süresi sonunda kiracıya devredilecek olması koşulu ile kiralayana satılması, satan kişilere kiralanması ve devri işlemleri katma değer vergisinden istisna edilmiştir.
Maddeyle, 26/7/2008 tarihli ve 5786 sayılı Kanunla bazı meslek mensuplarına daha önce tanınmış olan yeminli mali müşavirlik sınav muafiyetinin kaldırılması dolayısıyla bu tarihten önce görevlerine başlamış vergi inceleme elemanlarına yönelik geçici 9 uncu Maddeyle getirilen geçiş hükümlerine paralel düzenlemeye yer verilmiştir.
Buna göre, 10/7/2008 tarihli ve 5786 sayılı Kanunla 3568 sayılı Kanuna eklenen geçici 9 uncu maddeyle, 26/7/2008 tarihi itibariyle mesleki yeterlilik sınavından başarılı olmuş bazı meslek mensuplarına tanınmış olan özel yeminli mali müşavirlik sınavına girme hakkının, anılan tarih itibariyle vergi inceleme yetkisine sahip olan ancak mensubu bulundukları kurumların kanunları ve ikincil mevzuatından kaynaklanan yasal süreleri tamamlamadıkları için henüz mesleki yeterlilik sınavına girememiş veya 3568 sayılı Kanunu’nun geçici 9 uncu maddesi uyarınca yapılan özel yeminli mali müşavirlik sınavına sair nedenlerle katılamamış olan vergi inceleme elemanlarına, benzer bir özel yeminli mali müşavirlik sınavına girme hakkı tanınarak, 26/7/2008 tarihinden önce göreve başlamış olan meslek mensupları arasında benzer bir uygulamanın geçerli olması amaçlanmıştır.
Bu düzenlemede ifade bulan vergi inceleme yetkisinden kasıt, muhtelif kurul veya kurumların ikincil mevzuatı, kendi iç işleyişleri veya eğitim politikaları nedeniyle yaptıkları yetki sınavları değil, doğrudan Vergi Usul Kanunu’nun 135 inci maddesinden veya diğer ilgili kanunlardan kaynaklanan vergi inceleme yetkisidir.
Maddenin son fıkrasında, 3568 sayılı Kanunun geçici 9 uncu maddesinin Anayasa Mahkemesinin yukarıda yer verilen kararı ile yürürlükten kaldırılan son fıkrası uyarınca, iptal kararından önce Maliye Bakanlığı tarafından yapılan özel yeminli mali müşavirlik sınavında başarılı olanların hakları korunmuş, böylelikle, olası çeşitli ihtilafların ve yorum farklılıklarının önüne geçilmiştir. Dolayısıyla, bu durumda olan kişilerin tekrar özel yeminli mali müşavirlik sınavına katılmalarına gerek bulunmamaktadır.
murat
5411 sayılı Bankacılık Kanununun 144 üncü maddesine dayanılarak hazırlanan 2006/11188 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, bankaların kredi işlemlerinde ve mevduat kabulünde uygulayacakları faiz oranlarını belirleme yetkisini haizdir.
Bu itibarla, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na bireysel kredi kartlarında azami akdi ve gecikme faizi oranlarını tespit etme yetkisi veren 26 ncı madde düzenlemesinin, benzer bir müessese olduğu gözetilerek, tacirlere verilen kurumsal kredi kartları bakımından da uygulanmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
Tarımsal desteklemelerin uygulanmasında; 2012 ve önceki üretim yıllarına ait ürünlere yapılan destek ödemelerinde haksız yere yapıldığı gerekçesiyle yürütülen inceleme, soruşturma, kovuşturma ve davaların sonuçlanması uzun zaman aldığından çiftçi mağduriyetine sebep olmakta ve tarımsal üretimi olumsuz etkilemektedir. Kanun teklifi ile; gerçekte tarımsal girdi kullanarak üretim yapan ve milli ekonomiye katkı sağlayan gerçek ve tüzel kişilerin destekleme alacaklarına bloke konulması nedeniyle oluşan mağduriyetlerinin önlenmesi, bunun yanında yürütülen inceleme, soruşturma ve kovuşturmalar sonucunda hukuka aykırı destekleme ödemesi yapılan kişiler hakkında 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacakların Tahsil Usulü hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak hesaplanan kanuni faizi ile birlikte geri tahsil edilmesi söz konusu olacaktır.
Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında taşınmazların geri kiralama amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla finansal kiralama şirketlerine satışı ile bu taşınmazların finansal kiralama şirketlerince tekrar devralındığı kuruma satışından doğan kazançlar kurumlar vergisinden istisna edilmekte, ayrıca, varlık kiralama şirketleri ile finansal kiralama şirketlerine devredilen ve bunlardan geri alınan taşınmazlardan kaynaklanan vergi kaybını önlemek amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Maddeyle 28 Şubat 1997 tarihinden sonra verilen disiplin cezaları nedeniyle memuriyetten çıkarılanların ilgili şartları taşımaları kaydıyla yeniden göreve alınmalarında atama sayısına ilişkin kısıtlamalarının uygulanmaması öngörülmektedir.
6132 sayılı Kanun uyarınca şans oyunları tertip edenler için bu Kanunun yayımı tarihinden evvel Maliye Bakanlığı tarafından kamu payı ödemeleri ile ilgili yapılan incelemeler sonucunda, kamu payının eksik ödendiği tespit edilmiştir. Ancak mevcut kanunda öngörülen % 26 oranının üzerinde harcama yapılamayacağına ilişkin düzenleme nedeniyle bu eksik ödemeler yapılamamaktadır. Sonradan ortaya çıkan kamu payı borcunun ödenebilmesi için, harcama yapılmasına olanak tanıyan yeni bir düzenlemenin yapılması zorunluluğu bulunmaktadır.
Maddeyle ek 44 üncü maddenin dördüncü fıkrasına paralel olarak, Dışişleri Bakanlığında bazı yönetici kadrolarına atanabilmek için aranan özel şartların kaldırılması, ayrıca, meslek mensubu olmayıp büyükelçi veya daimi temsilci olarak atananların merkeze döndüklerinde Bakanlıkta çalışabilmesi, Bakanlıktaki görevleri süresince büyükelçi unvanını kullanmaya devam edebilmesi ve meslek mensubu olanlar arasından büyükelçiliğe veya daimi temsilciliğe atananlarla aynı hükümlere tâbi olması öngörülmektedir.
Maddeyle Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığında önlisans, lisans ve lisansüstü diploma programlarına kayıtlı öğrencilerin sınav hizmetlerine yönelik geçici işlerde kısmi zamanlı olarak çalıştırılabilmesi; ÖSYM’nin devlet veya vakıf yükseköğretim kurumları, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet veya özel ilk ve orta öğretim kurumları ile kamu kurum ve kuruluşlarının murat sınav evrakını saklamaya, başvuru merkezi veya sınav koordinatörlüğü hizmetlerini yürütmeye uygun mekânlarını ücretsiz olarak kullanabilmesi; yapılan sınavlarda kopya çektirilmesine imkân sağlayanlar yanında bireysel veya toplu olarak kopya çekenlerin de cezalandırılması; ÖSYM tarafından uygulanan sınavlara ait soru ve cevapların 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamı dışına çıkarılması öngörülmektedir.
Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine hazırlanmasına yönelik yapılan çalışmaların yönlendirilmesi, izlenmesi ve koordinasyonu ile üyelik sonrası yapılacak çalışmaların koordinasyonunu yürütmekle görevlendirilen Avrupa Birliği Bakanlığı, Valilikler, Belediyeler, taşrada bulunan sivil toplum kuruluşları ve meslek odaları düzeyinde de bu görevleri doğrultusunda çalışmalarını genişleterek sürdürmektedir. Bu kapsamda, her ilde bir Vali Yardımcısı Avrupa Birliği konularında daimi temas noktası olarak belirlenmiş, Valilikler ve Belediyeler artan sayıda ortak proje yürütmeye ve özellikle eğitim, gençlik ve altyapı konularında geliştirdikleri projeler için AB tarafından sunulan hibe, kredi ve fonlardan geniş şekilde yararlanmaya başlamışlardır. Taşrada bulunan kurum ve kuruluşların bu çalışma ve projelerinde Avrupa Birliği Bakanlığı gerekli bilgilendirme, yönlendirme, izleme ve koordinasyon görevini yerine getirmekte ancak, Bakanlığın taşra teşkilatı bulunmaması nedeniyle bu görev ve sorumluluklar zorlu bir süreçten sonra yerine getirilebilmektedir. Bu görevlerin yerinden görülmesinin zaman ve mali kaynaklar açısından daha ekonomik olacağı, projeler özelinde ise verimliliğin artacağı şüphesizdir. 634 sayılı Avrupa Birliği Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen bu değişiklik ile doğrudan Bakanlık merkez teşkilatına bağlı olmak üzere sınırlı sayıda ilde temsilcilik kurulması hedeflenmektedir. Böylelikle taşrada bulunan kurum ve kuruluşların AB konuları kapsamındaki çalışma ve projelerinde Avrupa Birliği Bakanlığının gerekli yönlendirme, bilgilendirme, izleme ve koordinasyon görevlerinin etkinliği ve verimliliğinin arttırılması amaçlanmaktadır.
Mülga 5916 sayılı Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile yeniden yapılandırılan Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin, bu yapılandırmadan kaynaklı acil uzman personel ihtiyacını karşılayabilmek üzere, mezkur kanunun geçici 3 üncü maddesiyle, bir defaya mahsus ve kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde açılacak yeterlik sınavıyla belli sayıda (boş uzman kadrosunun yüzde otuzu) Avrupa Birliği İşleri Uzmanı atama izni verilmiştir.
Bu kapsamda, yazılı sınav 15 Kasım 2009 tarihinde, sözlü sınav ise 7/12/2009 -11/12/2009 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Çoğunluğunu diğer kamu kurum ve kuruluşlarında “uzman” unvanlı personelin oluşturduğu kazanan adayların atanmaları için kurumlarından muvafakatleri alınmışken, Ankara 1. İdare Mahkemesinde yazılı sınavın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan davada Mahkemece önce yürütmenin durdurulmasına, devamında ise 08/06/2010 tarihli ve E:2009/2033, K:2010/797 sayılı kararla yazılı sınavın iptaline karar verilmiştir. İptal kararı üzerine kazanan adayların atamaları yapılamamıştır.
Mahkemesince verilen iptal kararı Genel Sekreterlikçe “yürütmenin durdurulması” istemli olarak temyiz edilmiştir. Temyiz merci olan Danıştay 12. Dairesi 22/12/2010 tarihli ve 2010/6396 E. Sayılı kararıyla “... 15/11/2009 tarihinde yapılan Avrupa Birliği İşleri Uzman yeterlik sınavının ve sınavda 67 puan alarak başarısız sayılan davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemin mevzuata uygun olduğu ...” gerekçesiyle Ankara 1. İdare Mahkemesince verilen 08/6/2010 günlü, E:2009/2033, K:2010/797 sayılı yazılı sınavın iptaline dair kararın yürütülmesinin durdurulmasına, oybirliği ile karar vermiştir.
murat Danıştay 12. Dairenin değinilen kararı ile atamaların önündeki engel kalkmış, sınavı kazananlar açısından atanmaları konusunda haklı beklenti oluşmuştur. Genel Sekreterlik, bu haklı beklenti karşısında “üçüncü kişiler lehine yargı kararlarını gecikmeksizin yerine getirme mecburiyeti” ile “devlete (idareye) güven” ve “idarede istikrar” ilkeleri doğrultusunda kazanan adayların atamalarını gerçekleştirmiştir. Danıştay 12. Dairesi aradan yaklaşık 1,5 yıl sonra ise bu defa, önce vermiş olduğu yürütmenin durdurulması kararının aksine, yazılı sınavı iptal eden yerel mahkeme kararını onamıştır.
Geçen 1,5 yıl süresince yapılan atama işlemlerini takiben zaman içinde kişiler terfilerini almışlar, başka görevlere atanan ve görevlendirilenler olmuş ve Bakanlığımız adına pek çok idari ve hukuki işlem tesis edilmiştir. Atanan kişiler bütün kariyer planlarını ve hayat düzenlerini yapılan atamalar üzerine kurmuşlardır. Atanan kişilerin fiili anlamda kazanılmış hakları doğmuştur. Diğer taraftan iptal davasına konu sınavın, başlangıçta belirtilen niteliği nedeniyle yenilenmesi ya da dayanağını oluşturan düzenlemelerin canlandırılması imkânı da bulunmamaktadır.
634 sayılı Avrupa Birliği Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede planlanan bu değişiklik ile, ataması yapılanların kazanılmış haklarının korunması amaçlanmaktadır.
659 sayılı KHK’nın bazı maddelerinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesinin 2011/145 esasında açılan iptal davası sonucunda verilen 06/06/2013 tarihli kararla; Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay’ın 03/05/2011 tarihli ve 6223 sayılı Kamu Hizmetlerinin Düzenli, Etkin ve Verimli Bir Şekilde Yürütülmesini Sağlamak Üzere Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilat, Görev ve Yetkileri ile Kamu Görevlilerine İlişkin Konularda Yetki Kanunu kapsamında bulunmadığı gerekçe gösterilerek 659 sayılı KHK’nın 1 inci, 2 nci, 3 üncü, 4 üncü, 5 inci, 6 nci, 7 nci, 8 inci, 9 uncu, 10 uncu, 11 inci, 12 nci, 13 üncü, 14 üncü, 15 inci, 16 ncı, 18 inci, geçici l inci ve geçici 2 nci maddelerinin sayılan kurumlar yönünden iptaline karar verildiğinden, bu düzenleme yapılmıştır.
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkan ve üyelerinin doğrudan Bakanlar Kurulu tarafından atanması ve diğer düzenleyici ve denetleyici kurumlara paralel olarak üye sayısının yediye düşürülmesi, Kurulun toplanacağı süreler ile üye sayısındaki değişikliğe paralel olarak toplantı ve karar yeter sayıları belirlenmesi ve ayrıca Başkan yardımcılarının Başkanın önerisi üzerine Bakan tarafından atanması amaçlanmaktadır.
Mevcut durumda halka açık ortaklıkların organlarının eksikliği veya genel kurullarının sürekli olarak toplanamaması durumunda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 530 uncu maddesi uygulama alanı bulmaktadır. Bu maddeye göre uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirleyebilmekte, bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme şirketin feshine karar verebilmektedir.
6102 sayılı Kanunun 530 uncu maddesi, sonuçları dikkate alındığında halka açık ortaklıklar için oldukça ağır hükümler içermektedir. Halka açık ortaklıkların ortak sayısının çok fazla olması, bu ortaklıkların feshi durumunda mağdur sayısının da çok fazla olmasına yol açacaktır. Bu nedenle halka açık ortaklıkların organlarının yoksunluğunda bir alacaklının dahi şirketin feshine gidebilecek bir süreci başlatması gerek ortakların gerekse de diğer şirket alacaklılarının mağduriyetine sebep olacaktır.
murat Yapılan düzenleme ile bu durumun önüne geçilebilmesine, yatırımcı haklarının korunmasına ve halka açık ortaklıkların daha sağlıklı olarak yönetilebilmesini teminen düzenlemede belirtilen istisnai durumlarda yönetim kuruluna üye atanmasına imkan tanınmaktadır.
Madde halka açık ortaklıkların feshini zorlaştırıcı bir düzenleme getirirken, genel kurulun bir takım yetkilerinin bazı şartlar altında Yatırımcı Tazmin Merkezi’ne devredilmesine de imkan tanımaktadır. Bu sayede genel kurulun toplanarak karar alamaması durumunda, ortakların haklarının korunmasını teminen, genel kurulca alınması gerekli bazı kararların daha hızlı olarak alınmasına da imkan tanınmaktadır.
Uygulamada yaşanan sorunların giderilmesini teminen İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun yürürlük maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Maddeyle 6/4/2011 tarihli ve 6223 sayılı Kamu Hizmetlerinin Düzenli, Etkin ve Verimli Bir Şekilde Yürütülmesini Sağlamak Üzere Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilat, Görev ve Yetkileri ile Kamu Görevlilerine İlişkin Konularda Yetki Kanunu kapsamında yürürlüğe konulan 633 ilâ 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin olarak, yetki kanunu kapsamına girmediği veya kanun hükmünde kararnamelerle düzenleme yapılamayan alana girdiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesince iptal edilen (kamuoyuna duyurulan ve gerekçeli kararı henüz Resmî Gazetede yayımlanmayanlar dâhil) hükümlerin yeniden düzenlenmesi öngörülmektedir. Bu kapsamda;
a) 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede yapılan düzenlemelerle, - Ek 10 uncu ve ek 11 inci maddelere “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği” ibareleri eklenmekte, - Türk Akreditasyon Kurumu Genel Sekreterliği, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Başkanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, Türk Standardları Enstitüsü Başkanlığı, kalkınma ajansları ve Mesleki Yeterlilik Kurumu kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atananların mali hakları; Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı, düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda istihdam edilen personelden anılan bentlerde emsali belirlenmemiş olan personelin mali haklarına ilişkin hükümler ile Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanacak personelin zam ve tazminatları hakkında ilgili Bakanlar Kurulu kararı hükümlerinin uygulanacağına ilişkin hüküm yeniden düzenlenmekte, - 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 12 nci maddenin birinci fıkrasıyla yürürlükten kaldırılan hükümler ile 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ve 4458 sayılı Kanunun 221 inci maddesinin 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle değiştirilmeden önceki hükümleri uyarınca yapılan ödemelerden yararlananlara ödenmesi öngörülen fark tazminatına ilişkin geçici 11 inci madde yeniden düzenlenmekte, - Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğince talep edilmesi üzerine diğer kamu kurum ve kuruluşlarına atanan personelin mali haklarının fark tazminatı ödenmek suretiyle korunması amaçlanmaktadır. 6253 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı Kanununun geçici 2 nci maddesinin onuncu fıkrasına paralel bir düzenleme yapılmakta, - 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 12 nci maddenin ikinci fıkrasıyla yürürlükten kaldırılan bazı ödemelerin belirli bir süre ödenmeye devam olunacağını öngören geçici 15 inci madde yeniden düzenlenmekte, murat - Ek 41 inci ve ek 43 üncü maddelerde yapılan düzenlemeler nedeniyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (III) sayılı Cetvelde gerekli düzenleme yapılmakta,
b) 3/6/2011 tarihli ve 633 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede yapılan düzenlemelerle, Bakanlık merkez teşkilatının ilgili hizmet birimlerinde Aile ve Sosyal Politikalar Uzmanları ve Uzman Yardımcıları ile Aile ve Sosyal Politikalar Denetçileri ve Denetçi Yardımcıları istihdamı ve Denetçi Yardımcılığı ve Denetçilikle ilgili hususlar yeniden düzenlenmekte,
c) 3/6/2011 tarihli ve 635 sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede yapılan düzenlemelerle;
- Müfettiş Yardımcılarının giriş ve yeterlik sınavları, Müfettişliğe yükselme, görev, yetki ve sorumluluklar ile Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının çalışma usul ve esasları ile diğer hususların yönetmelikle belirlenmesini öngören fıkra yeniden düzenlenmekte, - Bakanlık merkez teşkilatında Sanayi ve Teknoloji Uzmanı ile Sanayi ve Teknoloji Uzman Yardımcısı istihdam edilmesini öngören 31 inci madde yeniden düzenlenmekte,
ç) 3/6/2011 tarihli ve 639 sayılı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede yapılan düzenleme ile Müfettiş Yardımcılarının giriş ve yeterlik sınavları, Müfettişliğe yükselme, görev, yetki ve sorumluluklar ile Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının çalışma usul ve esasları ile diğer hususların yönetmelikle belirlenmesini öngören fıkra yeniden düzenlenmekte,
d) 29/6/2011 tarihli ve 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede yapılan düzenleme ile Müfettiş Yardımcılarının giriş ve yeterlik sınavları, Müfettişliğe yükselme, görev, yetki ve sorumluluklar ile Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının çalışma usul ve esasları ile diğer hususların yönetmelikle belirlenmesini öngören fıkra yeniden düzenlenmekte,
e) 29/6/2011 tarihli ve 645 sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede yapılan düzenleme ile Müfettiş Yardımcılarının giriş ve yeterlik sınavları, Müfettişliğe yükselme, görev, yetki ve sorumluluklar ile Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının çalışma usul ve esasları ile diğer hususların yönetmelikle belirlenmesini öngören fıkra yeniden düzenlenmekte,
f) 8/8/2011 tarihli ve 649 sayılı Avrupa Birliği Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamede yapılan düzenleme ile EXPO 2020 İzmir Yönlendirme Kuruluna ilişkin 62 nci madde yeniden düzenlenmekte,
g) 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede yapılan düzenlemelerle;
- Denetime tâbi olan gerçek ve tüzel kişilerin belge verme yükümlülüğünü düzenleyen 17 nci maddenin ikinci fıkrası yeniden düzenlenmekte, - Denetçi Yardımcılığıyla ilgili hükümler yeniden düzenlenmekte, murat
ğ) 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede yapılan düzenlemelerle;
- Müfettiş Yardımcılarının giriş ve yeterlik sınavları, Müfettişliğe yükselme, görev, yetki ve sorumluluklar ile Denetim Hizmetleri Başkanlığının çalışma usul ve esasları ile diğer hususların yönetmelikle belirlenmesini öngören fıkra yeniden düzenlenmekte, - Bakanlık hizmet birimlerinin idari müeyyideler öngörme ve müeyyideleri uygulamakla yetkili olduğu hususu ile idari para cezası limitlerinin düzenlendiği hükümler yeniden düzenlenmekte,
h) 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede yapılan düzenlemelerle;
- Sağlık Meslekleri Kuruluna ilişkin 23 üncü maddesinin meslek icrası esnasında bir kişinin engelliliğine veya ölümüne sebebiyet verenlere verilecek meslekten men cezalarının düzenlendiği yedinci fıkrasının (c) ve (ç) bentleri yeniden düzenlenmekte, - Denetçi Yardımcılığıyla ilgili hükümler yeniden düzenlenmekte, - Bilgi toplama, işleme ve paylaşma yetkisinin düzenlendiği 47 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları yeniden düzenlenmekte,
ı) 11/10/2011 tarihli ve 664 sayılı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede yapılan düzenleme ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ve bağlı kurumlarının görev alanıyla ilgili olarak gerekli gördüğü bilgileri bütün kamu kurum ve kuruluşlarından ve diğer gerçek ve tüzel kişilerden istemeye yetkili olduğuna ilişkin 21 inci maddesinin ikinci fıkrası yeniden düzenlenmekte,
i) 9/6/1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununda yapılan düzenlemelerle kaymakam adaylığına girişte aranan yaş sınırı ile kaymakam adaylığı yazılı sınavına daha önce mülakatta başarısız olanların katılabilme esaslarına ilişkin hükümler yeniden düzenlenmekte,
j) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununda yapılan düzenleme ile emniyet hizmetleri sınıfı dışında kalan kadrolu veya sözleşmeli personelin seçim ve atanmalarına ilişkin hususların düzenlendiği ek 29 uncu maddedeki bazı ibareler yeniden düzenlenmekte,
k) 18/12/1953 tarihli ve 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda yapılan düzenleme ile Müfettiş Yardımcılarının giriş ve yeterlik sınavları, Müfettişliğe yükselme, görev, yetki ve sorumluluklar ile Teftiş Kurulu Başkanlığının çalışma usul ve esasları ile diğer hususların yönetmelikle belirlenmesini öngören fıkra yeniden düzenlenmekte,
l) 657 sayılı Kanunda yapılan düzenlemelerle;
- Ek 44 üncü maddede yapılan düzenlemelerin gereği olarak 68 inci maddesinin (B) bendinde gerekli düzenlemeler yapılmakta, - Mesleğe özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle alınan ve 36 ncı maddenin Ortak Hükümler Bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan kadrolara atanmak amacıyla kurumlarca yapılacak olan özel yarışma sınavlarına başvurularda aranan üst yaş sınırının düzenlendiği ek 40 ıncı madde yeniden düzenlenmekte, - Ek Gösterge Cetveli ile Makam Tazminatı Cetvelinde Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı Daire Başkanına ilişkin ibareler yeniden düzenlenmekte,
m) 21/12/1967 tarihli ve 969 sayılı Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Merkez ve Taşra Kuruluşlarına Döner Sermaye Verilmesi Hakkında Kanununda yapılan düzenleme ile Bakanlık kadro ve pozisyonlarında çalışanlara ilişkin ibare yeniden düzenlenmekte, murat
n) 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunda yapılan düzenleme ile Kanunda geçen il veya ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları ibareleri yeniden düzenlenmekte,
o) 9/1/1985 tarihli ve 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanununda yapılan düzenleme ile İş Müfettişi Yardımcılarının giriş ve yeterlik sınavları, İş Müfettişlerinin görev, yetki ve sorumlulukları ile İş Teftiş Kurulu Başkanlığının çalışma usul ve esasları ile diğer hususların yönetmelikle belirleneceğine ilişkin fıkra yeniden düzenlenmekte,
ö) 19/2/1985 tarihli ve 3154 sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda yapılan düzenlemelerle;
- Denetime tâbi olan gerçek ve tüzel kişilerin bilgi ve belge verme yükümlülüğüne ilişkin hüküm yeniden düzenlenmekte, - Enerji ve Tabii Kaynaklar Denetçi Yardımcılığına ilişkin hükümler yeniden düzenlenmekte,
p) 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda yapılan düzenlemelerle;
- Belediye sınırları içinde ve belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planların ilanına ilişkin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan cümleler yeniden düzenlenmekte, - Köylerde yapılacak yapılar ve uyulacak esaslara ilişkin 27 nci madde yeniden düzenlenmekte, - Mera, yaylak ve kışlaklara ilişkin hususların düzenlendiği ek 4 üncü madde yeniden düzenlenmekte,
r) 7/6/1985 tarihli ve 3224 sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanununda yapılan düzenlemelerle Oda Yönetim Kurulunun görevlerinin düzenlendiği 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, Birlik Merkez Yönetim Kurulunun görevlerinin düzenlendiği 26 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile rehber tarife belirlenmesine ilişkin 40 ıncı maddesi yeniden düzenlenmekte,
s) 8/1/1986 tarihli ve 3254 sayılı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanununda yapılan düzenleme ile Meteoroloji Uzmanlığının düzenlendiği 32/A maddesi yeniden düzenlenmekte,
ş) 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununda yapılan düzenleme ile 221 inci maddesinde yer alan fazla çalışma ücretine ilişkin hükümler yeniden düzenlenmekte,
t) 29/6/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunda yapılan düzenlemelerle Kanunun kapsamı ve yapı denetimi hizmet bedeline ilişkin 5 inci maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları yeniden düzenlenmekte,
u) 25/6/2003 tarihli ve 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanununda yapılan düzenleme ile İl İstihdam Uzman Yardımcılığına ilişkin hususlar yeniden düzenlenmekte,
ü) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununda yapılan düzenleme ile Kurum personelinde aranacak nitelikler, Kurum meslek personelinde aranacak eğitim şartına ilişkin hususlar yeniden düzenlenmekte,
v) 10/11/2005 tarihli ve 5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanununda yapılan düzenleme ile Türkiye İstatistik Kurumu Uzman Yardımcılığına atanabilmek için aranan eğitim şartı yeniden düzenlenmekte,
y) 21/9/2006 tarihli ve 5544 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanununda yapılan düzenleme ile uhdesinde kamu görevi bulunmayan sektör komitesi başkan ve üyelerine ödenecek huzur hakkına ilişkin hüküm yeniden düzenlenmekte, murat
z) 5/5/2007 tarihli ve 5653 sayılı Yunus Emre Vakfı Kanununda yapılan düzenlemelerle;
Kanunda yer alan Başkanlık tanımı, Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulunun tabii üyeleri, Kültür Merkezi koordinasyon kurulları ve görevlerine ilişkin hükümler yeniden düzenlenmekte, aa) 7/7/2010 tarihli ve 6004 sayılı Dışişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanununda yapılan düzenleme ile meslek memuru olabilmek için aranan şartlar yeniden düzenlenmekte, bb) 11/10/2011 tarihli ve 662 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 63 üncü maddesiyle 6085 sayılı Kanunun kapsamını belirleyen 4 üncü maddesinin (a) ve (b) bentlerinde yapılan düzenlemeler, Anayasa Mahkemesi tarafından ilan edilen Karar özetinde 6/4/2011 tarihli ve 6223 sayılı Kanun kapsamında olmadığı gerekçesiyle iptal edilmiş olduğundan, madde ile 6085 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (a) ve (b) bentleri, Anayasa Mahkemesi kararını karşılayacak şekilde Kanunla yeniden düzenlenmektedir.
1416 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmaktadır.
Maddeyle, mülga Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü taşra teşkilatı tarafından 14/6/1997 tarihinde yapılan personel sınavında başarı gösterip Devlet memuru olarak atanan ve göreve başlayan ancak daha sonra idari yargı kararı sonucunda Devlet memurluğundan çıkarılan kişilerin, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içerisinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına müracaat etmeleri halinde ve Devlet memuru olabilmek için aranan genel şartları kaybetmemiş olmaları şartıyla, mezkur Bakanlığın taşra teşkilatının durumlarına uygun memur kadrolarına herhangi bir sınırlamaya tabi olmaksızın açıktan atamaları amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, yaklaşık 200 kişi bulunmakta olup, bu kişilerin söz konusu Kuruma atamaları yapılmalarına rağmen daha sonra işten çıkarılmaları nedeniyle ortaya çıkan mağduriyetin önlenmesi amaçlanmaktadır.
Yürürlük maddesidir.
Yürütme maddesidir.
murat T.C.
Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü 15/5/2013 Sayı: 31853594-101-756-2607 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca hazırlanan ve Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulu'nca 22/4/2013 tarihinde kararlaştırılan "Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" ile gerekçesi ilişikte gönderilmiştir.
Gereğini arz ederim.
Recep Tayyip Erdoğan Başbakan HAVALE EDİLDİĞİ KOMİSYONLAR (1/778) ESAS Plan ve Bütçe Komisyonu TALİ Adalet Komisyonu Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Dışişleri Komisyonu İçişleri Komisyonu Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu GENEL GEREKÇE Tasarı ile;
1) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yapılan düzenlemelerle, - Uzman yardımcılığı ve müfettiş yardımcılığında geçirilmesi gereken asgarî sürenin üç yıldan iki yıla indirilmesi, - Müdür, İl Müdürü, Daire Başkanı ve daha üst unvanlı kadrolara yapılacak atamalarda aranan hizmet süresinin beş yıla düşürülmesi, - Müdür, İl Müdürü, Daire Başkanı ve daha üst kadrolara atanabilmek için öğrenim durumu ile beş yıllık hizmet süresinin dışında özel şartların aranmaması, 2) 6004 sayılı Dışişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda yapılan düzenlemelerle, Dışişleri Bakanlığında meslek mensupları dışından büyükelçi ve daimi temsilci olarak atananların merkeze döndüklerinde meslek mensubu olanlarla aynı haklara sahip olması, Gökhan / 3) 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda yapılan düzenlemelerle, önlisans, lisans ve lisansüstü diploma programlarına kayıtlı öğrencilerin sınav hizmetlerine yönelik geçici işlerde kısmî zamanlı olarak çalıştırılabilmesi, 4) 5525 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanunda yapılan düzenleme ile 28 Şubat 1997 tarihinden sonra verilen disiplin cezaları nedeniyle memuriyetten çıkarılanların yeniden göreve alınmasında kadro kısıtlamalarının uygulanmaması, 5) 6223 sayılı Kamu Hizmetlerinin Düzenli, Etkin ve Verimli Bir Şekilde Yürütülmesini Sağlamak Üzere Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilat, Görev ve Yetkileri ile Kamu Görevlilerine İlişkin Konularda Yetki Kanunu kapsamında yürürlüğe konulan 633 ilâ 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin olarak, yetki kanunu kapsamına girmediği veya kanun hükmünde kararnamelerle düzenleme yapılamayan konular kapsamına girdiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesince iptal edilen (kamuoyuna duyurulan ve gerekçeli kararı henüz Resmî Gazetede yayımlanmayanlar dâhil) hükümlerin yeniden düzenlenmesi, öngörülmektedir.
MADDE GEREKÇELERİ