Bilim, teknoloji ve yenilik yapma yeteneği, rekabet üstünlüğünün ve sürdürülebilir sosyoekonomik gelişmenin en önemli etkenlerinden biridir. Ülkemizde de son yıllarda bilim, teknoloji ve yenilik alanında önemli gelişmeler sağlanmıştır.
Toplam Ar-Ge harcamaları, 2002 yılındaki 1,8 milyar TL düzeyinden 2012 yılında 13 milyar TL'ye yükselmiş, gayrisafi yurtiçi hasıla içindeki payı 2002 yılında yüzde 0,53 iken 2012 yılı itibarıyla yüzde 0,92 olarak gerçekleşmiştir. Tam zaman eşdeğeri Ar-Ge personeli sayısı ise 2002 yılında 29 bin iken 2012 yılında 105 bine ulaşmıştır. Ar-Ge harcamalarının 2002 yılında yüzde 28'i özel sektör tarafından gerçekleştirilirken, bu oran 2012 yılında yüzde 45,1'e ulaşmıştır. Tam zaman eşdeğeri Ar-Ge personelinin 2002 yılında yüzde 20'si özel sektör tarafından istihdam edilirken bu oran 2012 yılında yüzde 49,7 olmuştur.
Yaşanan bu olumlu gelişmelere rağmen toplam Ar-Ge harcamalarının gayrisafi yurtiçi hasıla içindeki payının, gelişmiş ülke örnekleri ile karşılaştırıldığında düşük olduğu görülmektedir. Ayrıca Ar-Ge harcamaları içindeki özel sektör payının da artırılması gerekmektedir. Başta özel sektör olmak üzere araştırmacı insan gücü sayısının artırılmasına ve niteliğinin geliştirilmesine duyulan ihtiyaç devam etmektedir.
özlem Bu çerçevede, Onuncu Kalkınma Planının (2014-2018) ana eksenlerinden biri Yenilikçi Üretim, İstikrarlı Yüksek Büyüme olarak belirlenmiş ve Ar-Ge ve yenilik politikalarının temel amacı teknoloji ve yenilik faaliyetlerinin özel sektör odaklı artırılarak faydaya dönüştürülmesi, yeniliğe dayalı bir ekosistem oluşturularak araştırma sonuçlarının ticarileştirilmesi ve markalaşmış teknoloji yoğun ürünlerle ülkemizin küresel ölçekte yüksek rekabet gücüne erişmesine katkıda bulunulması olarak tespit edilmiştir. Özel sektörün yenilik yapma yeteneğinin artırılması, araştırmacı insan gücünün geliştirilmesi, araştırma sonuçlarının ticarileştirilmesi, araştırma desteklerinin etkinliğinin artırılması ile araştırma altyapılarının etkin kullanımının sağlanması bu kapsamda öne çıkan politika alanlarını teşkil etmektedir.
Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin doğası gereği ekonomik anlamda riskli olması, özel sektör tarafından yapılan Ar-Ge harcamalarını kısıtlamaktadır. Araştırma maliyetlerinin özel sektörün tek başına altından kalkamayacağı boyutlarda olması ve ekonomik olarak geri dönüşün ancak uzun vadede sağlanabilmesi piyasa aksaklıklarına yol açmaktadır. Bu nedenle kamu, bilginin üretilmesinden ticarileştirilme sürecine kadar geçen süredeki risklerin bazılarını üstlenmektedir. Bu kapsamda kamu, yüksek risk taşıyan temel araştırma faaliyetleriyle teknoloji ve yenilik geliştirme çalışmaları için bilgi tabanı oluşturmakta, ulusal araştırma altyapılarını kurmakta, proje bazlı desteklerle Ar-Ge'ye finansman sağlamakta ve ticarileşme için uygun ortamları geliştirmektedir.
Kamunun yenilik ekosistemini desteklemek amacıyla kurduğu veya kurulmasına katkıda bulunduğu araştırma altyapılarının bilgi üretimi ve teknoloji geliştirilmesi kapsamında oynadığı rol giderek artmaktadır. Araştırma altyapıları, değişik kesimlerden paydaşları bir araya getirerek toplumun karşılaştığı sorunlara çözüm bulma ve yeni fırsatları değerlendirme hususunda önemli bir araçtır. Ayrıca, bilim topluluklarının şekillenmesi ve işbirlikleri kurmasının yanısıra yerli ve yabancı bilim insanlarının çekilmesi ve üretilen bilginin özel sektör ile paylaşılmasına da önemli katkıları bulunmaktadır.
Araştırma yoluyla bilgi üreten, eğitim yoluyla yeni bilgileri yayan ve yenilik geliştirilmesine katkıda bulunan araştırma altyapıları araştırma, eğitim ve yenilik faaliyetlerinin merkezinde yer almaktadır.
Araştırma altyapısı terimi genel olarak bilim topluluklarının faaliyet alanlarındaki ileri düzey çalışmaları için kullandıkları makine-teçhizat ve bunların içinde bulunduğu binalar için kullanılmaktadır. Bu tanım makine ve cihazların yanısıra bilgi ve iletişim teknolojisi imkânlarını ve araştırmacılar, teknisyenler, çalışma usulleri gibi bilgi temelli sermayeyi de kapsamaktadır. Büyük ölçekli araştırma birimleri (teleskoplar, parçacık hızlandırıcılar, araştırma gemileri gibi) yanında fiziksel olarak değişik yerlerde kurulan ve/veya sanal bir yapıya sahip araştırma imkânları da (yüksek başarımlı hesaplama ve bilgi ağları gibi) araştırma altyapıları kapsamında yer almaktadır.
Ülkemiz de dahil olmak üzere 80'den fazla ülke ve 600'den fazla üniversiteden araştırmacılar tarafından kullanılan Avrupa Nükleer Araştırma Örgütü (CERN) gibi büyük ölçekli araştırma altyapıları pek çok bilimsel buluş ve yeniliğe ev sahipliği yapmış ve katkıda bulunmuştur. Bahsi geçen katkıları dikkate alınarak araştırma altyapıları tüm dünyada ağırlıklı olarak kamu tarafından finanse edilmektedir.
özlem Araştırmaların sınırları genişledikçe ve teknoloji geliştikçe araştırma altyapıları daha da karmaşık sistemleri içermekte ve daha pahalı yatırımlar haline gelmektedir. Bu durum, söz konusu yatırımların daha etkin kullanılması ihtiyacını doğurmakta ve tek kullanıcılı merkezlerin ötesinde ortak kullanımların mümkün olduğu yapılar kurularak yapılan yatırımın en verimli şekilde kullanımını sağlamaktadır.
Önemli araştırma altyapılarını barındıran Avrupa Birliğinde (AB) de Avrupa Araştırma Altyapıları Stratejik Forumu (European Strategy Forum on Research Infrastructures - ESFRI) bu hedefler çerçevesinde birliğin bilimsel entegrasyonunu geliştirmek ve uluslararası erişimini artırmak amacıyla stratejik bir araç olarak kurulmuştur. ESFRI'nin temel görevlerinden biri Araştırma Altyapısı Yol Haritasını hazırlamaktır. Söz konusu yol haritası Avrupa Araştırma Altyapısının gelişiminde öne çıkan alanları belirlediği gibi bu alanların altında farklı ülkelerin katılımıyla oluşturulacak konsorsiyumları da kapsamaktadır. 2009 yılında söz konusu konsorsiyumlara ilişkin yasal altyapı oluşturulmuş ve tüzel kişiliği olan Avrupa Birliği Araştırma Altyapıları Konsorsiyumu (European Research Infrastructure Consortium - ERIC) kurulmuştur. Bu konsorsiyumlar ile ülkelerin altyapılarının rekabetçi bir yaklaşımla ortak kullanıma açılması amaçlanmakta ve böylelikle birlik fonlarının daha etkin kullanımı, araştırmacıların serbest dolaşımı ve bilginin yayılması sağlanmaktadır.
AB düzleminde gerçekleştirilmeye çalışılan araştırma altyapılarının etkin kullanımına yönelik çalışmalara paralel olarak farklı ülkeler de konuyla ilgili sistemler oluşturmaktadır. Örneğin, Avusturya Araştırma Destekleme Ajansı tarafından verilen Mükemmel Teknolojiler İçin Yetkinlik Merkezleri programı bu alanda dünyada öne çıkan en iyi uygulamalardan biridir. Bu programın amacı ileri seviyede stratejik araştırmaları gerçekleştirmek için üniversite ve sanayi arasındaki uzun dönemli işbirliğinin daha da güçlendirilmesidir. Bu program kapsamında destek verilecek merkezler gruplandırılarak fonlanmakta ve belirli periyotlarla değerlendirilerek değerlendirmenin sonucuna göre merkezlere verilen fonlar devam ettirilmekte, azaltılmakta veya merkezlere verilen fonlar kesilmekte ve merkezler kapatılmaktadır.
Fransa'da Araştırma ve Yüksek Eğitimi Değerlendirme Ajansı ile İtalya'da Üniversiteler ve Araştırma Enstitülerini Değerlendirme Ulusal Ajansı araştırma altyapılarının değerlendirilmesinden sorumlu kuruluşlar olarak bu alana verilen özel önemi göstermektedir.
İngiltere'de 7 farklı alanda kurulmuş olan Araştırma Kurullarının araştırmalara fon sağlamada önemli rol oynadığı, bu Kurullara ilave olarak Yükseköğretim Fonlama Kurullarının da yükseköğretim kurumlarındaki araştırmalara finansal destek sağladığı görülmektedir. Sistemin iyi işleyebilmesi amacıyla altyapıların periyodik olarak değerlendirmeye tabi tutulduğu ve kaliteye dayalı fonlama sisteminin uygulandığı, bununla birlikte farklı kurumlar tarafından verilen desteklerin tamamlayıcılığına önem verildiği dikkati çekmektedir.
Avustralya'da araştırma altyapı yatırımlarına ilişkin konularda danışmanlık yapmak üzere ulusal bir komite kurulmuştur. Araştırma altyapı yatırımlarına ilişkin temel ilkeler belirlenmiş olup buna göre;
fon sağlamada devamlılık, fonların bütüncül bir yapıda olması ve sermaye giderleri, işletme, personel maliyetleri ve idame gibi temel bileşenlerden oluşması, yatırımlar arasında önceliklendirmenin yapılması, işbirliğini teşvik edici ortamın oluşturulması, sanayi ve diğer kurumlarla ortak fonlamanın mümkün olabilmesi ile değerlendirme ve izlemenin yapılması destek sisteminin temel unsurlarıdır.
özlem Bilimsel ve teknolojik gelişmede araştırma altyapılarının oynadığı rolün önemine binaen 2000'li yıllardan itibaren üniversiteler ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde, ulusal ve bölgesel önceliklerle, kamu ve özel sektörün ihtiyaçlarını gözönüne alan temel ve uygulamalı çok disiplinli araştırma faaliyetlerinin yürütülebileceği araştırma altyapılarının kurulması ve geliştirilmesi yatırım programları kapsamında desteklenmektedir. Bu çerçevede, Türkiye'nin 2023 vizyonundaki hedeflerine ulaşmasını, rekabet gücünün artırılmasını ve bilgi ve teknolojiye dayalı hızlı kalkınmasını sağlayacak araştırma altyapıları ilgili kurum ve kuruluşlar, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları işbirliğinde kurulmaktadır. Kalkınma Planı ve Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu kararlarında belirlenen öncelikli teknoloji alanları başta olmak üzere, kamu kurumları ve üniversitelerde araştırma altyapıları oluşturulması amacıyla 2003-2014 yılları arasında yaklaşık 3 milyar TL kaynak harcanmıştır.
Kalkınma Bakanlığı tarafından yatırım programları kapsamında kamu kurumlarına ve üniversitelere tematik araştırma laboratuvarları ve merkezi araştırma laboratuvarları olmak üzere iki tür araştırma altyapısı desteği verilmektedir.
Tematik araştırma laboratuvarları, belli bir bilimsel alanda uzmanlaşmış ve bu alanda ulusal ve bölgesel düzeyde araştırma faaliyeti yürütme kapasitesine sahip araştırma birimleridir. Bu altyapılar aracılığıyla ileri düzeyde araştırma yapma imkânı oluşturulması, araştırmacı insan kaynağının nicelik ve nitelik yönünden geliştirilmesi ve üniversite-sanayi işbirliğine katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
Tamamlanmış olan 110, devam eden 70 tematik ileri araştırma laboratuvarı projesi bulunmaktadır.
Bu araştırma altyapıları ağırlıklı olarak biyoteknoloji dâhil yaşam bilimleri, malzeme, havacılık ve uzay, bilgi ve iletişim, savunma teknolojileri ile nanoteknoloji alanlarında faaliyet göstermektedir.
2005 yılından itibaren vakıf üniversitelerinde de tematik araştırma laboratuvarı projeleri desteklenmeye başlanmış olup 2014 yılı itibarıyla yaklaşık 200 milyon TL tutarında kaynak aktarılmıştır.
İkinci destek türü olan merkezi araştırma laboratuvarları kapsamında ise üniversitelerin farklı birimlerinin araştırma altyapısı ihtiyacının ortak olarak karşılandığı birimler oluşturulmaktadır.
Merkezi araştırma laboratuvarlarının temel amaçları arasında daha fazla sayıda nitelikli personel çekebilmek, araştırma kültürünü yaygınlaştırmak ve üniversite-özel sektör işbirliği anlamında somut projelerin geliştirilebileceği platformlar oluşturmak da yer almaktadır. Bu altyapılarda kişilerin veya bölümlerin kontrolü altında olmayan ve bütün araştırmacıların kullanımına açık nitelikte araştırma altyapıları oluşturulmaktadır. Böylelikle üniversitelerde görev yapan araştırmacılar yurt içi ve uluslararası fonlardan daha fazla yararlanabilme imkânına kavuşmaktadır. 2014 yılı itibarıyla 49 üniversitede merkezi araştırma laboratuvarı kurulumu tamamlanmış, 45'inde ise devam etmektedir.
2014 yılı sonunda üniversitelerimizin merkezi araştırma laboratuvarlarının büyük oranda tamamlanacağı ve tam anlamıyla kullanılabilir duruma geleceği öngörülmektedir.
Bugüne kadar araştırma altyapılarının kurulumu için ayrılan kamu kaynağı ile kurulan ve kurulmakta olan araştırma altyapısı sayısı gözönüne alındığında, ülkemizde araştırma altyapısının güçlendirilmesi için önemli adımların atılmış olduğu görülmektedir. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar, kurulmuş olan merkezlerin yönetiminde, işleyişinde, personel yapısında birtakım yetersizlikler olduğunu ve buralarda yapılan Ar-Ge çalışmalarının yeterince ticarileşemediğini ortaya koymuştur. Dolayısıyla bu altyapıların ülkenin ekonomik ve sosyal gelişmesine katkısı sınırlı düzeyde kalmıştır.
özlem Mevcut yapılanmada, araştırma altyapılarının yönetimleri kişiye bağımlı olup, sık sık değişebilmekte ve yöneticilerinin niteliğine ilişkin resmi bir tanımlama bulunmamaktadır. Dolayısıyla altyapılar kurumsal, sürdürülebilir ve şeffaf bir yönetime sahip değildir. Bu durum da altyapıların performansını ve etkin çalışmasını doğrudan olumsuz etkilemektedir.
Araştırma altyapılarının kendi kadro ve bütçeleri bulunmamaktadır. Yükseköğretim kurumlarının kadro sıkıntıları ve mevcut ücret politikası nedeniyle, yurt içinden veya yurt dışından nitelikli araştırmacıların araştırma altyapılarında istihdam edilmesi mümkün olamamaktadır. Kalkınma Bakanlığı desteği süresince proje personeli olarak istihdam edilen nitelikli araştırmacılar da bu nedenlerden dolayı proje desteği sona edikten sonra istihdam edilememektedir.
Araştırma altyapıları, mesai saati uygulaması nedeniyle esnek çalışamamakta ve bu durum kaynakların verimli kullanılmasını engellemektedir. Araştırma altyapılarının özel sektörle ortaklık ve işbirliği yapmasını destekleyici unsurlar bulunmamaktadır. Kalkınma Bakanlığı desteği bina ve makine-teçhizat gibi ilk yatırımı kapsamakta olup idame yatırımları ve cari harcamalar için araştırma altyapılarına herhangi bir destek sağlanmamaktadır. Bu durum da altyapıların sürdürülebilirliği konusunda ciddi sıkıntılar oluşturmaktadır.
Bu sorunlardan da anlaşılacağı üzere araştırma altyapılarına yönelik önlemler alınmaması durumunda bugüne kadar yapılmış kamu yatırımının etkin kullanılamaması ve beklenen ekonomik ve sosyal faydaya dönüşememesi riskleri bulunmaktadır. Araştırma altyapılarına ilişkin yukarıda ifade edilen sorunlar, üniversitelerdeki akademik ve araştırma ortamını ve araştırmacılar ile özel sektörün Ar-Ge faaliyetlerini olumsuz yönde etkilemektedir.
Mevcut durumda araştırma altyapılarına özgü bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır.
Yükseköğretim kurumlarındaki laboratuvarlar 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda Uygulama ve Araştırma Merkezi tanımı içinde yer almaktadır. 2547 sayılı Kanunda Uygulama ve Araştırma Merkezi; "Yükseköğretim kurumlarında eğitim öğretimin desteklenmesi amacıyla çeşitli alanların uygulama ihtiyacı ve bazı meslek dallarının hazırlık ve destek faaliyetleri için eğitim-öğretim, uygulama ve araştırmaların sürdürüldüğü bir yükseköğretim kurumudur." şeklinde tanımlanmaktadır.
Görüldüğü üzere; bu tanım, Kalkınma Bakanlığı desteğiyle kurulan ve kapsamlı, nitelikli Ar-Ge faaliyetleri yürütmeleri, özel sektörle işbirliği yapmaları, ticarileştirilme faaliyetleri yürütmeleri amaçlanan araştırma altyapılarını nitelemekte yetersiz kalmaktadır. Bu tanımda merkezlerin kurulma amacı, temel olarak eğitim ve öğretimin desteklenmesi olarak belirlenmiştir. Kalkınma Bakanlığı tarafından desteklenen araştırma altyapıları ise eğitim-öğretimi destekleme amacının yanısıra çok disiplinli Ar-Ge faaliyetlerinin yürütülmesi ve elde edilen sonuçların özel sektörle işbirliği içinde ürüne ve faydaya dönüştürülmesini amaçlamaktadır.
Ayrıca Uygulama ve Araştırma Merkezi, üniversiteler bünyesinde oluşturulan, sadece bir ya da birkaç kişinin çalıştığı ve makine-teçhizat gibi altyapı ihtiyacı gerektirmeyen merkezleri de (Kamu Politikaları Araştırma Merkezi, İnsan Hakları Araştırma Merkezi gibi) kapsamaktadır. Dolayısıyla bu yapı, nitelikli ve laboratuvarlardan oluşan kapsamlı araştırma altyapılarının geniş kesimlerce etkin bir şekilde kullanılması, üniversite-özel sektör yakın işbirliğinin sağlanması, altyapıların daha özerk kurumsal yönetimlere sahip olması ve performans bazlı olarak desteklenmesi gibi hususları karşılamakta yetersiz kalmaktadır.
özlem Araştırma altyapılarının sürdürülebilir ve etkin çalışmaları hususundaki sorunlar, 15 Aralık 2010 tarihinde toplanan Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulunun 22'nci toplantısında tartışılmış ve aynı toplantıda alınan bir kararla Kalkınma Bakanlığı, araştırma altyapılarının daha etkin kullanımını ve sürdürülebilirliğini sağlamak üzere, altyapıların özel sektör ve ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile işbirliği kurmaları, yönetimi, sürdürülebilir finansmanı, personel istihdamı, tüm araştırmacılara 7 gün 24 saat hizmet verebilecek şekilde açık olması, performansların izlenmesi ve değerlendirilmesi gibi konularda idari ve yasal düzenlemeler yapılması için görevlendirilmiştir.
Bu çerçevede, Kalkınma Bakanlığı koordinasyonunda ilgili kamu kurumları, özel sektör temsilcileri, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının katıldığı çok sayıda çalıştay ve toplantılar gerçekleştirilmiştir.
Tespit edilen sorunların çözülebilmesi ve mevzuat yetersizliklerinin giderilmesi amacıyla ilgili tüm taraflarla kapsamlı çalışmalar yapılarak araştırma altyapılarına yönelik bir destekleme sistemi geliştirilmiştir. Sistem temel olarak araştırma altyapılarına yönelik bir performans ve yeterlik değerlendirmesi yapılmasını; yeterlik kararı verilen altyapıların kurumsal yönetimi ve kendi bütçesi olan, personel istihdam edebilen ve özel sektörle yakın işbirliği içinde çalışan altyapılara dönüştürülmesini ve bu altyapıların performans bazlı olarak desteklenmesini içermektedir. Yapılması planlanan düzenlemelerin kapsamı ve niteliği dikkate alınarak Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüldüğü araştırma altyapılarına yönelik ayrı bir düzenleme yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu çerçevede, ilgili kurumlarla işbirliği içinde bu Tasarı hazırlanmıştır. Tasarıda temel olarak, performans değerlendirmesi sonucu yeterlik kararı verilen araştırma altyapılarını etkin ve sürdürülebilir yapılara dönüştürmek üzere; yönetim, finansman, insan kaynağı ve performans değerlendirmesi gibi hususlarda düzenlemeler yapılmaktadır.
Araştırma altyapılarının kendi bütçesine ve kurumsal bir yönetim anlayışına sahip ve kendi personelini 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre istihdam edebilen yapılar olarak tasarlanması nedeniyle Tasarı kapsamında yeterlik verilecek araştırma altyapılarına tüzel kişilik kazandırılması öngörülmektedir. Ayrıca, araştırma altyapılarını kurumsal yönetimlere kavuşturmak amacıyla yönetim kurulu, danışma kurulu ve müdürden oluşan bir yönetim yapısı öngörülmektedir.
Araştırma altyapılarının özel sektörle ilişkilerinin geliştirilmesi amacıyla gerek ilk yatırımda gerekse idame yatırımlarında özel sektörle ortaklık yapmayı ve altyapı bünyesinde geliştirilen fikirlerin ürüne dönüştürülebilmesi için şirket kurmayı destekleyen düzenlemeler yapılmaktadır.
Ayrıca, özel sektörün Ar-Ge ve yenilik yeteneğinin artırılmasına azami katkı vermek amacıyla, özel sektörün öncelikleriyle uyumlu konularda uygulamalı Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüleceği ve piyasa şartlarında profesyonel standartlar çerçevesinde yönetilecek araştırma altyapısı ihtiyacını karşılamak üzere mevcut veya yeni kurulacak bazı araştırma altyapılarının işletme hakkının özel sektöre ve sivil toplum kuruluşlarına devredilmesine imkân tanınmaktadır.
Ar-Ge faaliyetlerini teşvik etmek, araştırma altyapılarının sürdürülebilir bir bütçeye sahip olmaları ve Tasarıda belirtilen faaliyetlerini daha düşük maliyetlerle yerine getirebilmeleri amacıyla bazı vergi muafiyet ve istisnaları sağlanmakta, ayrıca Ar-Ge ve destek personelinin araştırma altyapılarında çalışmalarını teşvik etmek amacıyla bu kişilerin görevleri ile ilgili ücretleri vergiden istisna tutulmaktadır.
özlem Bu çerçevede Tasarıda;
- Performansa dayalı izleme, değerlendirme ve destekleme sistemi kurulması, - Araştırma altyapılarının yeterlik değerlendirmesine tabi tutulması ve sınıflandırılması, - Yeterlik kararı verilen araştırma altyapılarının tüzel kişilik kazanması, - Yeterlik kararı verilen araştırma altyapılarının kendi bütçelerinin olması, - Yeterlik kararı verilen araştırma altyapılarında özel sektörün de yer aldığı yönetim kurullarının ve danışma kurullarının oluşturulması, - Yeterlik kararı verilen araştırma altyapılarında profesyonel bir yönetici olarak müdür istihdam edilmesi, -Yeterlik kararı verilen araştırma altyapılarının nitelikli personel istihdam edebilmesi, - Yeterlik kararı verilen araştırma altyapılarının bütün kullanıcılara açık olması ve kesintisiz hizmet vermesi, - Yeterlik kararı verilen araştırma altyapılarında üniversite, özel sektör ve kamu işbirliğinin kurumsal bir temele oturtulması, - Araştırma altyapılarının yükseköğretim kurumlarıyla özel sektör ve/veya sivil toplum kuruluşu ortaklığında kurulabilmesi ve yeterlik değerlendirmesine tabi olması, - Araştırma altyapılarının ticarileştirme için şirket kurabilmesi veya kurulanlara ortak olabilmesi, - Araştırma altyapılarının profesyonel ve kurumsal yönetime sahip olabilmeleri amacıyla yönetimlerinin özel sektöre ve sivil toplum kuruluşlarına devredilebilmesi, - Araştırma altyapıları arasındaki ilişkilerin ve işbirliklerin geliştirilmesi amacıyla araştırma altyapıları platformlarının oluşturulabilmesi ve bu yapıların desteklenebilmesi, öngörülmektedir.