Kaynak: TBMM S. Sayısı 290 · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Bu kanunda tasarı metni belgede okunamadığı için numaraların yürürlükteki metinle örtüştüğü doğrulanamadı; yanlış maddeye bağlamamak için gerekçeler tasarıdaki sırasıyla, bağlanmadan verilmiştir.
Tababet ve Şuabatın|ın Tarzı İcrasına dair olan 14 Nisan 1928 tarih ve 1219 sayılı Kanunun 14 ncü maddesine istinaden ve tıp mesleklerinin, hastaya büyük bir feragatle bağlanmak, kendini halk hizmetine vermek gibi ananevi göreneklerini genişletip denetliyeeek bir telâkki ve şuurun kökleşip genişlemesini sağlamak, meslek vicdanını kanuni murakabelere yardımcı kılmak gibi gayretlerle, bir taraftan mensuplarının haysiyet ve menfaatlerine taallûk eden bilûmum meseleleri tedvire ve diğer taraftan haysiyet divanları teşkiline salahiyetli olarak etibba odaları kurulmuştu.
Bir müdet sonra tedavi ilminin bir şubesi olan eczacılık da, 1686 sayılı ve 12. V I. 1930 tarihli bir ek kanunla 1219 sayılı Kanunun 14 ncü maddesi tatil edilerek etibba odalarına alınmış ve sa natlarını icra eden eczacılar, tabipler gibi etibba odaları vecibeleriyle mükellef tutulmuşlardır'.
Gayeleri ve prensipleri bakımından tamamen birbirinin benzeri ve iş sahasında birbirinin tamam layıcısı olan tababet ve eczacılığın, zamanla ve ilmin terakki ve inkişafı karşısında tek hedefli iki ayrı ihtisas haline gelmekle ihtiyaç ve bünyelerinde de derin değişikliklere mâruz kalmaları, hâdise lerin tabiî bir neticesi haline gelmiş ve bu hal bizde de bilhassa yerli tıbbi ve ispençiyari müstahzar istihsalâtmm artması ile aynen tekev/ün etmiş bulunmaktadır.
Bu sebeplerle başka yerlerde olduğu gibi memlektimizde de yardımcı tıp mesleklerinin ayrı ayrı ve müstakil birer teşekküle bağlanmalariyle sağlık hizmetlerinin yapılmasında daha büyük kolaylık lar sağlanacağı kanaatine varılmıştır.
Nitekim Vekâletimizce yeniden hazırlanan tabip odaları birliği kanunu tasarısın, Danışma kurulumuzla birlikte tetkik etmek üzere davet edilen Etibba Odaları, Eczacılar ve Diş Tabibi ce miyetleri temsilcilerinden müteşekkil kornişonunu verdiği ve uzun bir mesainin mahsulü olan 1 . II .
1942 tarihli raporda da tıp meslekleri kollarının, bünyeleri icabı gösterdikleri çeşitli ihtiyaç ve zaruretleri karşılıyabilmeleri ana gaye olan halk sağlığını ve kamu hizmetlerini gereğince tahak kuk ettirmeleri için tabip, eczacı, hemşire ve ebe meslek odaları halinde müstakillen çalışmaları nı kabul ve tavsiye ettiğinden Bakanlığımız da eczacılar için ayrı bir odanın kurulmanı ve bir eczacı odaları birliği kanunu lâyihasının hazırlanmas1 kararlaştırılmış, bundan ötürü de eczacıların etibba odalarına girmeleri hükmü, yeni etibba odaları birliği kanunu lâyihasının tamamen çı karılmıştı*. Bü kararlar üzterine muhtelif memleketlerin. t>eiıze;n tevekküllerine ait k^nun ve nizamları incelenmiş ve yürürlükte olan 964 sayılı Eczacılar ve Eczaneler, 984 sayılı Ecza ticarerthaneleri, 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar kanunlariyle bunlara ait tadil ve talimat nameler göz önünde tutulup eczacılığımızın bünyesi müstahzarat imalâtının süratle artışı ve mem leketin eczane ihtiyacı da düşünülerek Tabip Odaları Birliği Kanununun esasları dâhilinde ve buna mütenazır olarak eczacı odaları bitiği kanunu lâyihası hazırlığı Yüksek Sağlık Şûrasının tasvibi ne arzolunmuştur.
Şûraca kabul edilen bu tasarının ana hatları, her şeyden evvel mevcut Eczacılık Kanun ve ni zamlarına meslekî gelenek, âdap ve vicdanında hâkimiyet, murakabe ve yardımını katmaktadır.
ihtisasın bu suretle, kanuni ve idari mekanizmanın nüfuz edemediği meslek hususiyetlerini de esaslı bir kontrole tâbi tutmakla halk sağlığı hizmet ve vazifeleri bir kat daha kuvvetlendirilmiş olmaktadır.
Diğer taraftan yürürlükte olan Eczacılık kanunları yalnız müessese sahibi eczacılarla ilgilenir ve fakat memlekette türlü şekillerle sanatlarını yapan ve yapmaya salahiyetli bulunan eczacıları çerçeveleri dışında bırakmıştır. Takdim ettivimiz lâyiha, meslekin bütün mensuplarını (Madde 1.) muayyen gayelere yönelterek bir yerde topladığı gibi Haysiyet Divanlarına karşı sorumlu tut makla umumi ve ahenkli bir çalışmaya ve bir meslek vicdanı teessüsüne yol açmış bulunmaktadır.
Kezalik, meslekin ve meslekdaşm hak ve menfaatlerini temin etmenin yanı başında memlekete, halka ve mesleke sadakatle hizmetin esas olduğu (Madde 5.) ve birtakım mesuliyetlerin kabulü ile bir kısım vecibelerin yerine getirilmesi şartına bağlı bulunduğu teüikin edilmektedir.
Bilhassa yerli tıbbi müstahzarat imalâtımızda görülen şayanı takdir inkişafla müterafik olarak sık sık raslanan ve ekseriya memleketimizi hariç piyasalara karşı müşkül bir duruma sokan ec nebi ve yerli marka, ambalaj şekil ve isim kopya ve iltibasları (Madde 5-c) önlenmekle hem temiz ve dürüst vatandaşların hakkı korunacak ve hem de halk sağlığını istismara ve tıp mesleklerinin asil gayelerini ihlâle yeltenen hareketler tamame'n önlenmiş olacaktır.
Diğer taraftan, kanunların boşluklarından faydalanarak tesis edilen eczacının şeref ve kudsiyeti ile bağdaşmaları imkânsız birçok muvazaa ye gayrimeşru menfaat teminine matuf halk sağlığı aleyhine anlaşma ve rekabetlere set çekilmiş bulunacaktır.
Bu hususların yanıbaşında mesleke mensup olanlarla bu işlerde çalışanların mevzu kanunlar la ahenkli olarak hayat şartlarını yükseltmek için karşılıklı yardımlaşma esaslarının kurulmasına imkân verilmiş olacaktır.
Bilhassa meslekdaşlar arasında meslek ahlâk ve adabının kökleşmesini ve memleket sağlığın da önemli hizmet ve mevkii bulunan eczacılığın daha disiplinli ve daha faydalı çalışmasını temin ve meslekte içten ve bilgıİi bir murakabeyi sağlamak maksatlariyle ilişik kanun tasarısı hazırlan mıştır.
., .(.S.^a^ısı.:4904',: