Kaynak: TBMM S. Sayısı 204 · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Bu kanunda tasarı metni belgede okunamadığı için numaraların yürürlükteki metinle örtüştüğü doğrulanamadı; yanlış maddeye bağlamamak için gerekçeler tasarıdaki sırasıyla, bağlanmadan verilmiştir.
Uhdesine mevdu vezaifi kendi gtelir kaynaklarından elde edeceği varidat ile ifa etmek mevkiinde bulunan Vakıflar Umum Müdürlüğünün faaliyetleri esas itibariyle iki grupta toplanabilir1 : Birin cisi başta âbide ve camilterin tamirleri olmak üzere çeşitli hayır işlerinin ifası, ikincisi de bu hizmet lerin yapılması için muktazi gelirin teminidir.
Birinci gruptaki faaliyetlerin hacmi daima, ikinci gruptaki faaliyetlerin neticelerine bağlı kalaca ğı cihetle idare, çalışmalarında hter şeyden evvel varidatını tezyit çarelerini aramış ve bu vadide giriştiği teşebbüslerin müspet neticelerini de almaya başlamıştır. Filhakika bunu bütçe rakamlariyle ifade edersek Umum Müdürlüğün kendi gelir kaynaklarından elde ettiği varidat 1950 senesinde 5 343 300 lira iken 1955 senesinde 11 135 300 liraya yükselmiştir ki, 1950 senesine nazaran yüzde yüzün fevkinde bir artış husule gelmiştir.
Varidatta hâsıl olan bu tezayütten faydalanılarak ifası lâzımgelen hayır hizmetleri daha geniş ölçülerde ele alınmaya başlanmış olup bunu da yine aynı seneler bütçe kanunlarından müşahede ve tesbit etmek mümkündür. Gelirin artmasiyle şimdiye kadar maddî imkânsızlıklardan dolayı ifa edile memiş bulunan birtakım hizmetlerin ele alınmasının ve ufak çapta yapılagelmekte olanların da daha geniş ölçüde yerine getirilmelerinin artık imkân dâhiline girdiği düşünülürse de bunun aynı zaman da bir kadro ve teşkilât işi olduğunu da göz önünde tutmak lâzımdır.
İdarenin bugünkü teşkilât kanunu ise 1938 tarihli olup, o günkü varidat ve yine o tarihte yapı labilen hizmîetler nazara alınarak tedvin kılınmış ve ufak tefek tadillerle bugüne kadar da meriyette kalmıştır.
Halbuki bu tarihten sonra hemen hemen bütün Devlet dairelerinin teşkilât kanunlarında esaslı değişiklikler yapılmış ve kadrolar hizmetin icap ve zaruretlerine göre zaman zaman yeni den tanzim kılınmış olduğu halde Vakıflar Umum Müdürlüğü Teşkilât Kanununda esaslı hiçbir değişiklik yapılmamış ve kadroları emsal dairelere nazaran gayet düşük seviyelerde kalmış ve binnetice idare, ehliyet sahibi eleman bulamaz bir hale geldiği gibi, hizmetlerinin de lâyıkiyle ifa sı son derece güçleşmiştir, Bu itibarla ilişik teşkilât kanunu lâyihası, idare hizmetlerinin ifasında aranılan imkânları sağlıyacağı kanaatiyle hazırlanmış bulunmaktadır.
Maddelerin mucip sebepleri Birinci madde: Başvekâlete bağlı mülhak bütçeli bir idare olan Vakıflar Umum Müdürlüğü bilcümle ihtilâflardan dolayı, kaza mercilerinde doğrudan doğruya dâva ikamesi ve husumet eh liyetine ve 2762 sayılı Vakıflar Kanununa göre mazbut vakıfları temsil ve idare salâhiyetine malik bulunması hasebiyle, fiilen mevcudolan hükmi şahsiyetin maddede sarahaten ifadesi uygun görülmüştür.
İkinci madde: Bu madde ile Umum Müdürlüğün merkez teşkilâtı tesbit edilmiş olup, 3461 sa yılı Kanuna nazaran yapılmış olan değişikliklerin mucip sebepleri aşağıda izah edilmiştir.
a) Âbide ve Yapı İşleri Dairesi :
Halen inşaat Müdürlüğü denilmekte olan bu daireye ait vazifeler esas itibariyle iki kısımda toplanmış olup biri âbidelerin tamiri ve diğeri de gittikçe artan yeni inşaat işleridir.
Âbidelerimizin rölöve ve tescillerinin yapılması ve icabında bunların restorasyonu gibi husu si bir ihtisasa ihtiyaç gösteren ve enemmiyeti derkâr bulunan işleri de ifa eden bu daire unva nının gördüğü vazifelere uygun olarak (Âbide ve Yapı İşleri Dairesi) şeklinde tesbiti muvafık görülmüştür.
b) Hayır İşleri, Muamelât ve Mülhak Vakıflar Müdürlüğü :
Halen (Mülhak Vakıflar ve Muamelât Müdürlüğü) denilmekte olan bu müdürlüğün vazifeleri arasında son zamanlarda üzerinde büyük bir ehemmiyetle durulmakta olan ve bu sebeple de büt çelerimizde hususi bir fasıl tahsis edilmiş bulunan hayır işlerinin ve bilhassa hayrat bina ve âbi delerin bakım ve idarelerinin mühim bir mevki işgal etmekte olduğu gözönünde tutularak dai re adının bu şekilde tesbiti uygun görülmüştür.
c) Emlâk müdürlüğü :
6092 sayılı Kanunun tatbikatına geçilerek mühim bir kısım zirai gayrimenkullerin tasfiyele ri takarrür etmiş ve bu mevzudaki çalışmalar da bir hayli ilerlemiş bulunduğundan halen emlâk ve arazi müdürlüğü denilmekte olan bu daire unvanı sadece (Emlâk Müdürlüğü) olarak tesbit olunmuş ve bir müdüriyet olarak ipkasında fayda kalmamış olan ziraat fen müdürlüğüne ait va zifelerin de iştigal mevzuu itibariyle bu müdüriyet tarafından tedviri münasip görülmüş ve bu suretle mezkûr ziraat fen müdiriyeti müstakil bir müdüriyet olmaktan çıkarılmıştır.
d) Vakıf arşivi ve neşriyat müdürlüğü :
İçtimai yardım ve Türk hayırseverliğinin en beliğ ve katî delilleri olup sayıları on binleri aşan vakfiyelerle bu neviden bulunan sair vesaikin muhafaza ve tasnifleri gibi bilcümle muame lelerini ifa eden bu müdürlüğün hayır yapma - vakıf - fikrini ve eski eserleri tanıtarak sevip sayma duygusunu canlandırıp yaşatmak ve Türk hayırseverliğini medeniyet âlemine tanıtmak maksadiyle türlü neşriyat yapmak da yine vazifeleri arasında bulunacağından halen vakıf ka yıtlar ismini taşıyan bu müdürlüğün unvanı (Vakıf Arşivi ve Neşriyat Müdürlüğü) olarak tesbit edilmiştir.
e) Zatişleri Evrak ve Levazım Müdürlüğü :
Diğer daireler teşkilât kanunlarında levazım işleri ekseriya zatişleri ve evrak müdürlüğü ile beraber mütalâa edilmiş olmakla umum müdürlüğün levazım işlerinin de bu umumileşmiş esasa uygun olarak Zatişleri Müdüriyetince ifası münasip görülmüş ve daire unvanı da bu şekilde teklif edilmiştir.
f) 1953 senesinde Ankara Vakıflar Müdüriyeti kurularak işlerinin mühim bir kısmı bu müdü riyet tarafından ifa edilmekte bulunmuş olan Varidat ve Tahsilat Müdüriyetinin bundan böyle müs - takil bir müdüriyet halinde ipkasında fayda kalmamış olmakla halen mevcut hizmetlerinin muha sebe müdürlüğü tarafından ifası muvafıkı mütalâa edilmiş ve kadrolar bu esasa uygun olarak tanzim kılınmıştır, Üçüncü madde : Bu madde, aşağıda verilen umumi izahata uygun olarak tesbit edilmiş bulu-.
( S. Saymı : 204 ) nan idare kadrolarını göstermektedir. Maddenin ikinci fıkrasında zikredilen ve hemen hemen bü tün idareler teşkilât kanunlarında yer almış bulunan Umum Müdürlüğün lüzum gördüğü ahvalde her hangi bir memurunu dilediği yerde çalıştırabileceği hakkındaki hüküm ise, mahiyet ve nevi leri itibariyle her zaman için değişiklikler arz eden idare hizmetlerinin icapları ve bu kanunla ka bul edilen mıntaka teşkilâtı esasının zaruri bir neticesi olarak sevk edilmiştir.
Dördüncü madde : istanbul gerek hayrat ve gerek akarat bakımından vakıf varlığının yarı sından fazlasını sinesinde toplamış bulunması itibariyle, diğer mahallerle kıyaslanamıyacak kadar geniş bir iş haenıma sahiptir.
Bu hususiyeti nazara alınarak İstanbul Vakıflar İdaresinin halen olduğu gibi bundan sonra da bir Başmüdürün idaresine tevdii muvafıkı mütalâa kılınmış ve hizmetin mutlak olarak icabettirdiği bâzı kadrolar ilişik cetvelde (İstanbul) ibaresiyle tesbit ve tefrik olunmuştur.
İstanbul 'un istisnai durumu dışında vakfın diğer vilâyet ve kazalardaki alâka derecesi ve binnetice iş hacmi müsavi durumda değildir. Bu itibarla' Vakıflar Umum Müdürlüğü her vilâyet veya ka zada teşkilât kurmak ihtiyaç ve zaruretinde bulunmadığı gibi teşkilât kurulmasını icabettiren ma hallerde aynı iş haemma malik olmadıklarından tipik bir teşkilât sistemi yerine maddede gösteri len şekilde mmtakavi bir esas kabul olunmuştur. Bu esasa göre idare bâzı yerlerde tek memur is tihdam edebilecek, bâzı yerlerde ise daha geniş bir teşkilât kuracaktır. Tek memur istihdam ettiği mahallerde bunların kontrol ve nezareti bağlı olacağı mıntaka müdürleri tarafından temin olunacak ve bu suretle işlerin az bir kadro ile sürat ve emniyet altında cereyanı sağlanacaktır.
Beşinci madde : 2762 sayılı Vakıflar Kanununun 4 ncü maddesine müsteniden tanzim kılınmış olan Vakıflar Nizamnamesinin 7 nci maddesinin (E) fıkrasında mevcudolan bu hüküm esas itiba riyle Teşkilât Kanununda yer alması gereken bir hususu ihtiva etmekte bulunduğundan madde bu maksatla sevk edilmiştir.
Altıncı madde : Umum Müdürlük mensuplarının sureti tâyinleri ile alâkalı bu maddede 3461 sa yılı Kanundaki esaslar muhafaza edilmiş olmakla beraber, idarenin gördüğü vazife ve haiz olduğu bünyevi hususiyetler nazara alınarak maddede vilâyetler kadrosuna dâhil diğer bilûmum memurla rın umum müdür tarafından tâyin edilecekleri tasrih edilmiş ve bununla hizmetin icaplarına uygun olarak yapılmak istenilen nakil, terfi ve saire gibi hususlarda karşılaşılan güçlüklerin bertaraf edil mesi istihdaf olunmuştur.
Yedinci madde : Umum Müdürlük İnzibat Komisyonunun sureti terekkübü ile alâkalı işbu madde de yer alan hüküm 4136 sayılı Kanunda da mevcut bulunmakta ise de, bunun Teşkilât Kanununda yer alması lâzımgeleceği düşünülerek işbu madde sevk edilmiştir.
Sekizinci madde : Esas itibariyle 3461 sayılı Kanunda da mevcudolan bu hüküm bugünkü kıymet ölçülerine göre tesbit edilen hadler üzerinden yeniden tanzim kılınmış ve taşra müdür ve memurla rına bin liraya kadar olan inşa ve tamir işlerinde merkeze sormadan hareket imkânı verilerek küçük inşa ve tamir işlerinin daha büyük bir süratle ifası imkânları sağlanmış bulunmaktadır.
Dokuzuncu madde : Bu kanunla umum müdürlük kuvvetli bir teknisiyen kadrosuna sahibolacaksa da gerek iş hacminin genişliği ve gerek birtakım inşaat işlerinin arz ettiği ehemmiyet ve hususi yetler nazara alınarak bugün olduğu gibi bundan sonra da lüzumu halinde bu gibi işlerden bâzılarını teşkilâta dâhil fen elmanlarmdan gayrısma da yaptırmak mecburiyetinde kalınacağı düşünülmüş ve bu sebeple 3461 sayılı Kanunda mevcudolan bu baptaki hüküm işbu madde ile yeniden tanzim edil miştir.
Onuncu madde : Alman tedbirlerle varidatı günden güne tezayüdetmekte bulunan Umum Mü dürlüğün nakit muamelâtı bir hayli fazla olan İstanbul, Ankara ve İzmir'deki veznedarlarla vezne dar muavinlerine aylık tutarlarının % 5 inden % 20 sine kadar kasa tazminatı itası bu bapta umumi yetle kabul edilen esasa uygun düşecek ve bu suretle adı geçen vazifelerde çalışanların muhtemel mağ duriyetleri de önlenmiş olacaktır.
On birinci madde : Bugün mer'i kanuna göre tahsildarlara verilmekte olan aidatın, bundan böy le tahsildar bulunmıyan mahaller teşkilatındaki alâkalı memurlara da teşmili uygun görülerek madde buna göre kaleme alınmış ve bu suretle tahsildar kadrolarından âzami tasarruf imkânları da temin edilmek istenilmiştir.
On ikinci madde : Her ne kadar Umum Müdürlük bu kanunla kuvvetli bir hukukşinaslar heye tine malik olacaksa da teşkilâtın dağınıklığı ve hizmetin icapları bakımından idare bâzı yerlerde mah dut mikyasta da olsa maktu ücreti mahkeme harçları tertibinden verilen daimî avukatlar istihdamı na yine mecbur kalacaktır. Zira, idarenin teşkilâtı bulunan bilûmum mahallerde maaşlı birer avu kat istihdamı büyük masrafları mucibolaeağı gibi esasen ekseri vilâyetlerdeki ihtilaflı mevzularda bir avukatı başlıbaşma meşgul edecek kadar çok olmadığından buna katî bir lüzum da yoktur. Keza merkez ve istanbul'da eski vakıf ahkâmına vâkıf ve fakat durumları itibariyle maaşlı memuriyete tâyin imkânı olmıyan mevcut bâzı avukatların bu şekilde istihdamlarına devamda da hizmetin daha selâmetle yürütülmesi bakımından kati bir zaruret hissedilmektedir. Keza, bâzı dâva ve icra takiple rinin de hususi ehemmiyetlerine binaen, hariçten tutulacak serbest avukatlar marifetiyle takibinde vakıf menfaatlerinin daha iyi bir şekilde korunması bakımından büyük faydalar mülâhaza edilmek te olduğu cihetle madde bütün bu hususiyetler nazara alınarak tanzim kılınmıştır.
On üçüncü madde : 5233 sayılı Kanunda da mevcut bulunmuş olup esas itibariyle teşkilât ka nununda yer alması gereken ve 1389 sayılı Kanuna muvazi olarak, kazanılan dâvalardan dolayı hükmolunan ücreti vekâletin teşvik maksadiyle bu işlerle uğraşanlara terkini tazammun eden bu hii küm daha geniş bir şekilde yeniden kaleme alınmıştır.
On dördüncü madde : Mülhak bütçeli daireler ve bu meyanda Vakıflar Umum Müdürlüğü, in şaata mütaallik mukavelelerin tadilinde ve mukavelelerden doğan ihtilâfların hallinde, leh ve aleyh te ikame olunan dâvalardan takibinde menfaat görülmiyenlerin takibinden vazgeçilmesinde 1050 sa yılı Muhasebei Umumiye Kanununun 135, 136 V<Î 137 nci maddelerine istinaden muamele yapmakta idiler.
Maliye Vekâleti Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Umum Müdürlüğü vazifeleri hakkında olan 4363 sayılı Kanunla bu maddelerin kaldırılması üzerine mülhak bütçeli dairelerin bu kabil işlerinde husule gelen boşluğun doldurulması için her idare bu hususta ayrı hükümler sevk etmek yoluna gittiği cihetle. Vakıflar Umum Müdürlüğü için de bu hükümlere mütenazır olarak işbu mad de teklif olunmuştur.
On beşinci madde : Bu madde ile kanunun sureti tatbiki ve memurların vazife ve salâhiyetleri ayrı bir nizamname mevzuu yapılmış ve bu suretle mezkûr hususatm daha mufassal bir şekilde tesbiti imkânları sağlanmıştır.
On altıncı madde : Bu madde, kaldırılan mevzuatı irae etmektedir.
Muvakkat madde 1 : Takdim edilen işbu lâyiha kanunlaştığı takdirde, umum müdürlüğün mevcut bilcümle memurları kadro harici kalacak ve bu kanunla ihdas edilen kadrolara yeniden tâyinler icra kılınacaktır. Bu tâyinler esnasında pek tabiî olarak eski idare personeli ve bu meyanda hukuk mü şaviri ile muavini, muhakemat şefi ve avukatlardan münasip görülecekler de yeniden vazifeye alı nacaklardır. Ancak, istisna mevkilerinden olan mezkûr memuriyetlerde hâlen çalışanlar bu memuri yetlere yeniden tâyin edildikleri takdirde, mevcut Teadül Kanunu hükümlerine göre, maaş bakı mından mağdur olacakları cihetle, bu haklarlkıın mahfuz tutulması (hakkaniyet icaplarına uy gun düşeceği mütalâa edilerek işbu madde sevk edilmiştir.
Muvakkat madde 2 : tdareye intisapları yeniden sapılacak tayinlerle devam edecek olan umum müdürlük personelinden muvakkat vazife; mazeret ve izin gibi sebeplerle bu kanunun meriyeti tarihinde vaizfesi başında bulunmıyanların işe başlama kaydından vareste tutulma ları alâkalıların mağduriyetten vikayelerini temin edeceği gibi, hizmet bakımından da faydalı:
telâkki edildiğinden işbu madde kaleme alınmıştır.
( », Seyisi : 304 ) Muvakkat madde 3 : İşbu madde, Teadül Kanunu hükümlerine göre alabilecekleri maaş larla teminleri mümkün olmıyan ve fakat hizmet bakımından da vücutlarına katı zaruret bulunan fen elemanlarını en kısa bir zamanda maaş bakımından tatmin edip idare kadroları na almak ve bu suretle kendilerini müesseseye1 bağlamak ve aynı zamanda teşkilâtı da bir an evvel harekete geçirmek maksadiyle tanzim Ve sevk edilmiştir.
On yedinci ve on sekizinci maddeler : Bu maddeler mûtat hükümleri ihtiva «tmökte olup iza hı mucip görülmemiştir.
Maliye Encümeni mazbata* T. B. M. M.
Maliye Encümeni 2Ü . XII . 1955 Esas No. 1/321 Karar No. 13 Yüksek Reisliğe Vkıflar Umum Müdürlüğü vazife ve teşki tini taşımıyan Vakıflar Umum Müdürlüğünde lâtı hakkında kanun lâyihası, ilgili vekâlet mü böyle bir meclisin mevcudiyetine yer verilme messillerinin iştirakiyle encümenimizde tetkik mesi esbap ve imkânlarının hazırlanması husu ve müzkere olundu. sunda temenniyatta bulunulması yerinde görül Kanun lâyihası esbabı mucibesinde ileri sü müştür.
rülen hususlar encümenimizce de yerinde görül Lâyihanın, 1, 2, 4, 5, 6, 7, 9, 15, 16, 17 ve 18 dü. Ancak : nci maddeleriyle muvakkat 1 nci, 2 nci ve 3 ncü Lâyihanın umumi olarak müzakeresi sırasın maddelerden 2 nci madde mevcudun ekseriye da, 2 nci maddenin son fıkrasında mevzuubahis tiyle ve diğer maddeler ittifakla ve aynen ka edilen idare meclisi üzerinde ehemmiyetle du bul edilmiştir.
rulmuştur. 3 ncü maddenin son fıkrasına, Hazineyi fu Vakıflar Umum Müdürlüğü, iktisadi Devlet zuli masraflardan korumak maksadiyle «kad Teşekkülü hüviyetini haiz bulunmadığına göre rosu» kelimesinden sonra «çalıştırıldığı yere böyle bir idare meclisine neden ihtiyaç duyul nakledilmek şartiyle» ibaresi ilâve edilmiştir.
duğu araştırılmış ve yapılan tetkikat ve soruş 8 nci maddede müteferrik tamirat için ko turma neticesinde, bu teşekkülün Vakıflar Ka nan âzami hadler, fuzuli muhaberata ve gecik nununda ve vakıfla ilgili diğer birçok kanun melere meydan vermemek maksadiyle birer ve nizamnamelerde yer almış olduğu ve muhte miktar yükseltilmiş ve 100 liralık âzami hâd 250 lif maddelerinde kendisine vazife tahmil edil liraya ve 1 000 liralık âzami hâd 2 000 liraya miş bulunduğu ve mezkûr idare meclisinin tari ve hassaten İstanbul Başmüdürlüğü için 5 000 hî zaruretlerden doğmuş olarak bugüne kadar liraya çıkarılmış ve bu maksadı ifade etmek devam edegelmiş olduğu anlaşılmıştır. Yukar üzere maddenin son fıkrasına «ancak bu had da arz ve izah olunan esbap ve ahval muvacehe İstanbul Başmüdürlüğü için 5 000 liradır» sinde mezkûr idare meclisinin hemen ilgası cihe cümlesi ilâve edilmiştir.
tine gitmek, bahis mevzuu kanunlarda, teşkilât 10 ncu maddeye, Umum Müdürlüğünün tâ kademelerinde ve vazifelerin ifasında bâzı ak yin salâhiyetine, iş icaplarına göre genişlik saklıklar husule getireceği muhakkak görüldü vermek maksadiyle, " umum müdürlük merke ğünden, esaslı tadile tâbi tutulacağı, mezkûr ziyle ibaresinden sonra «Umum Müdürlükçe umumi müdürlükçe beyan edilen Vakıflar Ka tesbit edilecek mahallerde tavzif edilen vezne nununa yeni şekli verilirken idare meclisinin dar ve muavinlerine» tâbiri ilâve edilmiş ve hukuki durumunun bilhassa göz önünde bulun Maliye Vekâleti Teşkilât kanunlariyle hemâ- durulması ve İktisadi Devlet Teşekkülü hüviye henk olmak üzere asgari % 5 kasa tazminatı