Madde ile, Kanunun uygulanmasına ilişkin ortak hükümler düzenlenmektedir.
Maddenin birinci fikrasında başvuru ve ödeme süresine ilişkin hükümler yer almaktadır.
Başvuruda bulunan mükelleflerin borçlarını genel olarak ikişer aylık devreler hâlinde onsekiz eşit taksitte ödemeleri öngörülmüş, ancak daha kısa sürede ödeme seçenekleri de düzenlenmiştir.
Borçların, ilk taksit ödeme süresi içerisinde peşin ödenmesi hâlinde ilgili maddelere göre yapılandırılmış olan borçlara herhangi bir ek mali müeyyide uygulanmayacağı, peşin ödemeyi teşvik etmek amacıyla yapılandırılmış borçların ilk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ödenmesi şartına bağlı olarak fer'i alacaklar yerine hesaplanmış Yİ-ÜFE tutarından ayrıca 9650 indirim yapılacağı düzenlenmektedir. Ancak yapılandırılan borçların taksitler hâlinde ödenmek istenmesi durumunda, söz konusu borçların maddede belirtilen katsayılara göre arttırılmış şekliyle ödenmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.
İlgili maddelerde yer alan azami süreler aşılmamak kaydıyla Kanuna göre yapılandırılan borçlar altı, dokuz, oniki veya onsekiz eşit taksitte ödenebilecektir. Borçluların ödeme seçeneklerinden birini başvuru esnasında tercih etmeleri gerekmektedir. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılması mümkün olmadığı halde daha kısa sürede ödeme yapılması mümkündür. Bu takdirde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilecektir.
Ayrıca il özel idareleri, belediyeler ve spor kulüplerine yönelik farklı taksit seçenekleri düzenlenmiştir.
Maddenin dördüncü fıkrasında, Maliye Bakanlığına ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerinin Kanun kapsamında ödenecek olan alacaklarının 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi durumunda, var olan hükümlerden farklı olarak ödemeye aracılık yapan bankaların kredi kartına taksit uygulamasını borç ödeme sistemine dâhil etmeye yönelik hükümler eklenmektedir. Yapılan düzenlemede bankaların, mükelleflerin kredi kartı ile ödedikleri taksit tutarlarını idareye taksit aylarında tahsilat kabul edilmek suretiyle aktarması ve borçlu hesaplarına ise taksit ayında yansıtması öngörülmektedir. Bu şekilde kart kullanıcısı tarafından yapılan ödeme üzerine kart kullanıldığı gün alacaklar tahsil edilmiş olarak kayıtlara işlenecek ve borçlu ile tahsil dairesi ilişkisi ödenen tutar için sona erecektir. Ödeme tutarlarının Hazine veya Sosyal Güvenlik Kurumu hesaplarına aktarılması ise banka ile idare arasında 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesi hükümlerine göre düzenlenecektir. Böylece bankaların kredili müşterilerine sunduğu hizmetten borçlu ve idare yararlanmış olacaktır.
Diğer taraftan, maddenin beşinci fıkrasında Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine ödenmesi gereken amme alacaklarına uygulanmak üzere özel bir hüküm getirilmektedir. Bu hükümle vergi dairesinden vergi mevzuatı gereği iade alacağı bulunan mükellefler, bu alacaklarının Kanuna göre vergi dairesine ödenmesi gereken taksitlerine mahsubunu talep edebileceklerdir. Mahsup talepleri sadece kendi borçlarıyla sınırlı olacaktır. Mahsup yoluyla ödeme taleplerinin yerine getirilebilmesi için başvuru ve/veya taksit süresi içinde ilgili mevzuatın öngördüğü bilgi ve belgelerin tam ve eksiksiz olarak ibraz edilmesi şarttır. Bu takdirde, ilgili mevzuatın borçlunun mahsup talebine esas aldığı tarih itibarıyla Kanuna göre ödenecek tutara mahsup işlemleri yapılacaktır. Ancak, mahsup talebine konu tutardan daha az tutarda mahsubun yapılması hâlinde, mahsuben ödeme suretiyle tahsil edilemeyen tutar için borçluya bildirimde bulunularak eksik ödenen bu tutarın bir ay içerisinde ödenmesi istenilecektir. Bu süre içerisinde eksik ödenen tutarın, ödenmesi gerektiği tarihten ödendiği tarihe kadar geçen her ay ve kesri için ayrı ayrı 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi hâlinde eksik ödenen tutar için Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacaktır.
Maddenin altıncı fıkrasında Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında en fazla iki defa ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen bu tutarların son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar her ay ve kesri için ayrı ayrı 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi hâlinde, Kanun hükümlerinden yararlanmanın devamı sağlanmaktadır. Bu düzenleme ile ödeme güçlüğüne düşen borçlulara yeni bir imkân verilmesi amaçlanmaktadır.
Kanun çerçevesinde Maliye Bakanlığına olan borçları yapılandırılan borçluların Kanunda öngörülen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra yıllık gelir veya kurumlar vergilerini, gelir (stopaj) vergisini, kurumlar (stopaj) vergisini, katma değer vergisini ve özel tüketim vergisini ödeme zamanlarında ödemeleri beklenmektedir. Maddenin yedinci fıkrasında bu husus düzenlenmekte ve Kanun hükümlerinden yararlanan borçluların belirtilen bu vergi türlerini çok zor durum olmaksızın bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri veya eksik ödemeleri hâlinde Kanun hükümlerinden yararlanamayacakları belirtilmektedir.
Maddenin sekizinci fıkrasıyla, Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlarını yapılandıran borçluların taksit ödeme süresince tahakkuk eden sigorta primlerini çok zor durum olmaksızın bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri veya eksik ödemeleri hâlinde, Kanun hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybedecekleri düzenlenmiştir.
Taksitlere yönelik küçük tutarlı eksik ödemelerin ihlal sayılmayacağı belirtilerek taksitlendirmenin devamı sağlanmaktadır.
Kanunun bazı özel hükümleri saklı tutulmak suretiyle borçluların ödedikleri tutar kadar Kanundan yararlanmalarına imkân verilmektedir.
Maddenin onbirinci fıkrasında, Kanun kapsamında yapılandırılmayacak alacaklar düzenlenmiştir.
Maddenin onikinci fıkrasında, 6183 sayılı Kanun ve ilgili kanunlar uyarınca tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olan amme alacaklarının Kanun hükümlerinden ne şekilde yararlanacağı açıklanmaktadır.
Maddenin onüçüncü fıkrasında, Kanuna göre ödenecek tutarlara Kanunun yayımı tarihinden sonraki süreler için herhangi bir zam veya faiz hesaplanmayacağı düzenlenmektedir.
Maddenin ondördüncü fıkrasında, Kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak, tatbik edilen hacizlerin yapılan ödemeler nispetinde kaldırılacağı ve buna isabet eden teminatların iade edileceği, Kanuna göre ödenecek alacaklar nedeniyle tatbik edilen hacizlere konu malların, borçlunun talebi hâlinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre alacaklı tahsil dairesince satılabileceği yönünde düzenleme yapılmaktadır. Bu hükmün, hacizli malın satış talebine karşın satışın gerçekleşmemesi durumunda, borçlunun taksit ödemelerine engel teşkil etmeyeceği hususu açıklanarak, taksit ödemelerinin devam etmesi gerektiği belirtilmiştir.
Maddenin onbeşinci, onaltıncı ve onyedinci fıkralarında, Kanunun genel olarak yararlanma şartı olarak öngördüğü davadan vazgeçme işlemlerinin ne şekilde yapılacağı düzenlenmiştir.
Maddenin onsekizinci fıkrasında, il özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar hakkında vergi ve prim yükümlülükleri açısından cari dönem borçlarına ilişkin ödeme şartı aranılmayacağı hususu düzenlenmiştir.
Maddenin ondokuzuncu fıkrasında, Kanunun yayımı tarihinden önce yapılan ödemeler ile Kanun kapsamındaki alacaklara karşılık yapılan ödemelerin, sonradan iadesini önlemek amacıyla red ve iade yapılmayacağı düzenlenmiştir. Ancak, Kanun hükümlerinin uygulanmasında; şahısta veya oranda hata gibi hallerde ve mükerrer tahsilatlarda iade yapılabileceği tabiidir. Ayrıca, 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin Kanun hükümlerine dayanılarak red ve iadesinin de yapılmayacağı açıklanmıştır.
Maddenin yirminci ve yirmibirinci fıkralarında, 213 sayılı Kanuna göre mücbir sebep hâli ilan edilen durumlarda, taksit ödeme sürelerinin belirlenmesine yönelik hükümler düzenlenmiştir. Ödemeye yönelik getirilen özel hükümler dikkate alınarak bu maddenin yirminci ve yirmibirinci fıkra hükümlerine göre ödeme süresi uzatılan taksitler için altıncı fıkrada yer alan taksitlerden ilk ikisinin süresinde ödenmesi şartının aranılmayacağı hükmü öngörülmüştür.
Maddenin yirmiüçüncü fikrası ile bu Kanun kapsamındaki alacaklar ilgili olarak mevzuatlarında yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla zamanaşımı sürelerinin, taksit ödeme süresince işlememesini sağlayarak amme alacağının tahsil güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Maddenin yirmidördüncü fıkrasında, Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ilgisine göre Maliye Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı veya Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili kılınmış ve il özel idarelerine ve belediyelere ait amme alacaklarına ilişkin hükümlerin uygulamasına ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca belirleneceği düzenlenmiştir.