Tasarı/teklif madde 1
→ yürürlükteki madde 1Amaç maddesidir.
Kaynak: TBMM 27. Dönem Sıra Sayısı 5 (Esas No: 2/773) · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebildiğinden her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.
Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. (TKB), 11/11/1975 tarihli ve 13 sayılı Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası Kuruluşuna Dair Kanun Hükmünde Kararname ile “Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası (DESİYAB) Anonim Şirketi” adı altında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ilgili kuruluşu olarak kurulmuş, kuruluş işlem ve faaliyetleri 4/11/1983 tarihli ve 165 sayılı Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası A.Ş.’nin Kuruluşu Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile yeniden düzenlenmiş, 22/6/1988 tarihli ve 329 sayılı Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası A.Ş.’nin Kuruluşu Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Hükmünde Kararname ile unvanı Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. olarak değiştirilmiş ve Bankanın sanayi sektörü yanında diğer sektörlere de finansman desteği sağlaması imkânı getirilmiştir.
Bu bağlamda Yüksek Planlama Kurulunun 20/1/1989 tarihli ve 89-T-2 sayılı Kararı ile T.C. Turizm Bankası A.Ş. tüm aktif ve pasifleriyle Bankaya devredilmiş ve hizmet verilen alanlara turizm sektörü de ilave edilmiştir.
Bankanın kuruluşuna ilişkin kanun hükmünde kararnameler 14/10/1999 tarihli ve 4456 sayılı Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketinin Kuruluşu Hakkında Kanunla yeniden düzenlenmiş ve mezkûr Kanun 17/10/1999 tarihli ve 23849 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
4456 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bugüne, ülkemiz ve dünyadaki bankacılık sisteminde ve anlayışında meydana gelen gelişmeler ile Bankanın stratejik hedeflerindeki değişiklikler doğrultusunda mevcut Kanunun ihtiyaca tam olarak cevap veremediği göz önüne alınarak, Bankanın gelişmiş ülkelerin önde gelen kalkınma ve yatırım bankaları ile muadil etkinlikte hizmet sunabilmesi için bu yasal düzenlemenin yapılması gerekliliği doğmuştur.
Bankanın, gelişmiş ülkelerdeki kamu sermayeli etkin kalkınma ve yatırım bankalarının işlevleri örnek alınmak suretiyle; altyapı, çevre, enerji, konut, araştırma ve geliştirme yatırımları, sektörel verimlilik ve rekabeti artıracak yatırımlar, küçük ve orta boy işletmelere ilişkin finansman uygulamaları, bölgesel gelişmişlik farklılıklarının giderilmesine katkı sağlayacak yatırımlar, kalkınma programlarında belirtilen öncelikli sektörlerde yapılacak yatırımlar, döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin yatırımlar ile benzer alanlarda doğrudan veya diğer bankalar aracılığı ile kredi sağlayarak, fonlar kurarak, garanti ve risk paylaşım programları geliştirerek veya diğer kalkınma ve yatırım bankacılığı araçlarını kullanarak finansman sağlayabilecek bir yapıya kavuşturulması, çağdaş kalkınma ve yatırım bankacılığının bir gereği olarak ortaya çıkmaktadır.
Ülkemizin ekonomisinde uzun vadeli yol haritasını belirleyen Kalkınma Planında; yatırımlara uzun vadeli finansman sağlayan kalkınma bankacılığının geliştirilmesine yer verilerek bu durum ülke ekonomisinde önem arz eden bir politikaya dönüştürülmüştür. Bu kapsamda, Kalkınma Planında belirlenen alanlar başta olmak üzere, üretimde nitelikli kapasite oluşturulması, rekabet gücünün artırılması, ölçek ekonomilerine ulaşılması, sermayenin tabana yayılması amacıyla yatırım projelerine uzun vadeli finansman, sermaye ve teknik yardım sağlayabilen, gerekli finansal araçlarla güçlendirilmiş, başarılı ulusal kalkınma bankaları düzeyinde bir kamu kalkınma bankası olabilmesini teminen yeniden yapılandırılması amacıyla yasal düzenleme hazırlanmıştır.
2002-2010 döneminde yüksek büyüme hızları ile birlikte 10.000 Amerikan Dolarının üzerine çıkan kişi başına GSYH, son beş yıllık süre bu düzeyde gerçekleşmiştir. GSYH’nın artırılabilmesi için imalat sanayinde üretim artışını hızlandırmak ve ürün çeşitlemesini sağlamak temel faktörlerden biridir. Başta tasarruf oranının yükseltilmesi olmak üzere yurt içi kaynakların artırılması, kaynakların daha üretken alanlara yönlendirilmesi ve özel sektör imalat sanayii yatırımlarının artırılması, imalat sanayiinin GSYH içindeki payının yükseltilmesi ve işgücü verimliliğinin artırılması büyümenin sürdürülebilirliği ve ekonominin küresel rekabetteki konumunun güçlendirilmesi açısından önem arz etmektedir.
Başta imalat sanayi olmak üzere turizm, yenilenebilir enerji ve diğer sektörlerin gelişmesinde başarılı faaliyetler yürüten Türkiye Kalkınma Bankası’nın, imalat sanayinde yapısal dönüşümün gerçekleştirilmesinde, bankacılık faaliyetleri kapsamında önemli bir kamu ajanı olarak görev alabilmesi hedeflenmektedir.
Ülkemizin kalkınma hedefleri doğrultusunda, çağdaş kalkınma ve yatırım bankacılığı araçlarını kullanarak, rekabetçi ve dinamik bir sektörde etkin ve verimli bankacılık faaliyeti yapılabilmesi, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile uyum sağlanması ve mevduat kabul eden kamu bankalarındaki iyileştirmelerin Bankada da sağlanması ve uluslararası bankacılığın gereklerine göre çalışılabilmesi için gerekli yasal altyapının oluşturulmasını teminen, Kanunun amacı genel çerçeveyi belirlemek olduğundan, ayrıntılı hususların ana sözleşme ile düzenlenmesi ve Bankanın teşkilat yapısı, çalışma usul ve esasları, personel politikası ve istihdam şekli ile tabi olunan istisna ve muafiyetlerinin belirlenerek yeniden yapılandırılması amaçlanmıştır.
Amaç maddesidir.
Bankanın özerk bir yapıya kavuşturulması ve etkin bankacılık için gerekli altyapıyı hazırlamak amacıyla; kamu sermayeli T.C. Ziraat Bankası ve Türkiye Halk Bankasının yeniden yapılandırılmasına ilişkin 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanunun ek ve değişiklikleri ile getirilen hükümlere paralel olarak, Bankanın merkezi, amacı, kaynakları, sermaye yapısı, organları, hesapları ve faaliyet konuları ile kârın dağıtımına ilişkin hususların esas sözleşmede yer alacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu Kanunun yürürlüğe girmesiyle, herhangi bir boşluk oluşmaması amacıyla, hiçbir işleme gerek kalmaksızın faaliyetlerine devam edebileceği hükmü ilave edilmiştir.
Bankanın, kaynağı tahsis edilmek suretiyle kanunla ya da Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilebileceği, buna ilişkin usul ve esaslar ile kaynağın Cumhurbaşkanınca belirleneceği hükmü eklenmiştir.
Bankanın özerk bir yapıya kavuşturulması ve etkin bankacılık için gerekli altyapıyı hazırlamak amacıyla; kamu sermayeli T.C. Ziraat Bankası ve Türkiye Halk Bankasının yeniden yapılandırılmasına ilişkin 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanunun ek ve değişiklikleri ile getirilen hükümlere paralel olarak, Banka personelinin İş Kanunu hükümlerine göre istihdam edileceği ve personel istihdamına ilişkin hususlarda Yönetim Kuruluna yetki veren düzenleme yapılmıştır.
Personelin aylık ücret ve diğer mali haklarının belirlenmesine ilişkin yetkiyi Banka Genel Kuruluna veren ve çalışanlarla Banka arasında çıkacak ihtilaflarda yetkili mahkemenin belirlenmesine ilişkin hükümler eklenmiştir.
Ülkemizde özel sermaye yatırımlarının artırılması ve orta-uzun vadede ülke kalkınmasına olumlu katkılar sağlayacak yüksek teknoloji yatırımları için alternatif finansman imkânları sağlanması gerekliliği değerlendirilerek, Bankanın bünyesinde, tüzel kişiliği haiz Türkiye Kalkınma Fonu kurulmasına ilişkin hüküm eklenmiştir.
Türkiye Kalkınma Fonunun ve bünyesindeki alt fonların çalışma usul ve esasları, organları, işleyiş kuralları, raporlama esasları, fonun denetimi ve uygulamaya ilişkin diğer hususların Türkiye Kalkınma Fonu iç tüzüğü ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Türkiye Kalkınma Fonu ve bünyesindeki alt fonlar aracılığıyla sağlanan finansmanın yönetiminden Türkiye Kalkınma Bankası sorumlu tutulmuştur.
Ayrıca, Türkiye Kalkınma Bankasının fona ilişkin yapacağı masraflar Banka masraflarından ayrıştırılarak, bu masraflarının fon kaynaklarından karşılanacağı ilgili madde ile düzenlenmektedir.
Türkiye Kalkınma Fonunun istisna olduğu ve muaf tutulacağı konulara ilişkin hükümler eklenmiştir.
Bu kapsamda, Türkiye Kalkınma Fonunun ulusal ve uluslararası piyasalarda faaliyet göstermesi ve dinamik, teknoloji odaklı, katma değeri yüksek işletmeleri destekleyen Türkiye’de öncü bir fon olması hedeflenmektedir. Türkiye Kalkınma Fonunun esnek bir yapısının olması ve piyasalardaki değişikliklere hızlı bir şekilde uyum sağlayabilmesi gerekmektedir. Ayrıca, fon kaynaklarının sadece ulusal değil uluslararası kurumlar tarafından da sağlanması planlanmaktadır bu amaçla kurulacak fonun uluslararası mecralarca kabul görmüş bir yapıya sahip olması gereklilik arz etmektedir. Bu nedenle, Türkiye Kalkınma Fonu ve fona bağlı alt fonların yapısı ve işleyişi ile Bankanın fonun yönetimiyle ilgili faaliyetleri 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve bu Kanun uyarınca yürürlüğe konulan ikincil mevzuatlar kapsamından çıkarılmıştır. Bu kapsamda SPK’ya ödenecek Kurul ücretleri ilave bir maliyet artışına yol açacak olup kârın düşüşüne; dolayısıyla kamu gelirlerinin azalmasına yol açacaktır. Zira fonun gelirleri genel bütçeye gelir olarak kaydedilecektir. Bu itibarla, Türkiye Kalkınma Fonu’nun 6362 sayılı Kanun çerçevesinde Kurul ücreti ödemeyeceği hususu düzenlenmiştir.
Türkiye Kalkınma Fonunun ve bünyesindeki alt fonların, kuruluş ve tescil işlemleri ile esas sözleşmesinin tescil ve ilan işlemleri de dâhil olmak üzere faaliyetleri kapsamında gerçekleştirdikleri işlemlerle ilgili düzenlenen tüm kâğıtlar damga vergisi, tüm iş ve işlemleri her türlü harç, her ne nam adı altında olursa olsun nakden veya hesaben banka ve sigorta muameleleri vergisi mükelleflerine ödedikleri tutarlar ile her ne nam adı altında olursa olsun nakden veya hesaben lehe aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri vergisi, her türlü kredi kullanımları işlemleri kaynak kullanımını destekleme fonu da benzer şekilde maliyeti arttırıcı etki göstereceği için, bu maliyetlerden de istisna sağlanmasına ilişkin düzenleme yapılmıştır.
Ayrıca, mezkûr fonun yatırımcılar tarafından cazip bulunmasını ve fonun bir ortağı olarak kamunun da gelirlerinin artmasını teminen gelir vergisi ve kurumlar vergisinden de istisna sağlanması hüküm altına alınmıştır.
Fonun tüzel kişiliği bulunduğu ve varlıklarını kendi temsilcileri ile yöneteceği-takip edeceği için Bankanın, Türkiye Kalkınma Fonunda sahip olduğu paylar nedeniyle 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve ilgili mevzuatta yer alan Konsolide Denetim ve Konsolide Finansal Raporlama ile ilgili hükümlere tabi olması ikilik ve karmaşa doğurabilecektir. Bu nedenle bahsedilen mevzuata istisna getirilmesine yönelik düzenleme yapılmıştır.
Türkiye Kalkınma Fonu tarafından iştirak edilen şirketler ve fonların, kamu iktisadi teşebbüsleri de dâhil, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan veya özel kanunla kurulan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuat, uygulama ve kısıtlamalara tabi tutulması fonun diğer ortakları açısından fona katılmada negatif etki yaratabileceğinden fonun kaynaklarında azalışa sebep olabilir. Dolayısıyla, fonun piyasa şartlarına göre rekabetçi olarak faaliyet gösterebilmesini teminen anılan hususlarda istisna getirilmesine yönelik düzenleme yapılmıştır.
Bankanın kalkınma amaçları doğrultusunda uygun şartlarla temin ettiği kaynakları, kâr maksimizasyonu hedefi gözetmeden uygun koşullarda yatırımcıya aktarması hedeflendiğinden, 4456 sayılı Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketinin Kuruluşu Hakkında Kanunun istisna, hak ve muafiyetleri düzenleyen maddesi, zaman içerisinde değişen veya mevcut Kanundan sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri, uygulamada karşılaşılan problemler, mevduat kabul eden kamu sermayeli bankaların hali hazırdaki istisna ve muafiyetleri ile Bankanın halen yürütmekte olduğu ve yeniden yapılandırma sonrasında Bankanın üstlenmesi öngörülen kamusal nitelikteki yeni görevleri de dikkate alınarak yeniden düzenlenmiş, bu itibarla tabi olmayacağı kanun, kanun hükmünde kararname ve benzeri mevzuat belirtilmiştir.
Madde ile, 4456 sayılı Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketinin Kuruluşu Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmaktadır. Diğer mevzuatlarla 4456 sayılı kanuna atfen yapılan düzenlemelerin bu kanuna yapılmış sayılacağına dair bir hüküm de eklenmiştir.
Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip mevcut yönetim kurulu ile Banka personelinin durumuna ilişkin uygulamaları belirlemek üzere bu geçici madde eklenmiştir.
Bu madde ile; Bankanın genişleyen faaliyetleri ve hizmet alanlarının gerektirdiği nitelikte ve sayıda insan gücünün bulunmasına imkân veren ve nitelikli personelin de Bankada çalışmaya devam etmelerini özendiren bir yapının oluşturulması, bu bağlamda ülkemizde geçmiş dönemlerde gerçekleştirilen uygulamalar da dikkate alınarak, personel yapısına ilişkin uygulamaların yeniden düzenlenmesi hedeflenmiştir.
Bankada belli bir tarihten sonra 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabi olmayan personel çalışmaması, mevcut personelden dileyenlerin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca bir kamu kurumuna atanması ve bu atama işlemi gerçekleşinceye kadar Bankanın ihtiyaç duyduğu uygun işlerde görevlendirilmesi hüküm altına alınmıştır.
Bankada çalışmayı kabul eden emekli sandığı kanununa tabi personelin, talep etmeleri halinde anılan Kanuna tabiyetlerine devam etme imkânı tanınmıştır.
Bankanın yeniden yapılandırılması amacıyla gerekli olan geçiş sürecinde hizmetin devamının aksamaması için, mevcut Yönetim Kurulu Başkan ve üyelerinin görevlerinin Genel Kurulca yenileri seçilinceye kadar devam etmesi hüküm altına alınmıştır.
Banka personelinden emeklilik hakkını kazanmış olanların emekliliğini teşvik etmeye yönelik ilave emekli ikramiyesi verilmesi hüküm altına alınmıştır.
Yürürlük maddesidir.
Yürütme maddesidir.