Eşsiz kültürel ve doğal güzellikleri bir arada barındıran, tarihi süreç içerisinde insanlığın gelişimine tanıklık eden Türkiye; arkeoloji çalışmalarında ve kültürel mirasa ev sahipliği yapma anlamında önemli bir merkezdir. Bu çerçevede Türkiye’de, arkeoloji ve kültürel mirasa yönelik bilimsel araştırmaların himaye edilmesi ve geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Arkeolojik keşifler sadece yer altında kalmış insanlığa ait birikimin gün yüzüne çıkarılması değil insanlık tarihinin yeniden yorumlanması anlamına da gelmektedir.
Türk arkeolojisinin dünyaya açılabilmesi, kültürel ve tarihi bağlarının olduğu coğrafyalarla yakınlaşabilmesi, dünya arkeoloji çalışmalarına da katkı ve yön verebilmesi ile edilgen değil etken bir arkeoloji ve kültürel miras aktörüne dönüşmesi milli menfaatler bakımından da önemlidir.
Anayasanın 63 üncü maddesine göre Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlamakla yükümlüdür. Bu çerçevede, Kültür ve Turizm Bakanlığı ülkemizde kültür varlıklarının arkeolojik araştırma ve kazılarla açığa çıkarılmasını sağlamakla ve kültürel mirasın korunması ile görevlidir. Bu görevlerin yerine getirilmesinde “vakıf” statüsünün sahip olduğu iletişim ve hareket kabiliyeti gibi avantajlarla destek sağlanması, arkeoloji ve kültürel miras alanlarının ülke sınırlarını aşan niteliğini karşılar biçimde gerçekleştirilebilmesi için Kanun Teklifimizle Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Vakfı kurulmaktadır.