Madde ile, bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında depremden etkilenen illerde yapılacak geçici ve kesin iskân alanlarının ivedi bir şekilde tamamlanabilmesi için belirlenecek yerleşim alanları ve bu alanlara ilişkin plan hazırlama ve onay süreci, ihale süreci, kurumlar arası kaynak aktarımı hususlarında bazı düzenlemeler yapılmaktadır.
Birinci fıkra ile, geçici veya kesin iskân alanlarında ivedilikle uygulamaya geçilebilmesini sağlamak amacıyla bu alanların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca resen belirlenerek ilgili kurumlara bildirilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır. Yerleşim alanları belirlenirken gereklilik bulunması halinde, 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu ile 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun ek 16 ncı maddesinde belirtilen alanların da kullanılabilmesi düzenlenmektedir.
İkinci fıkra ile, geçici ve kesin iskân alanı olarak belirlenen yerleşim yerlerinin sınırları içerisinde kalan 4342 sayılı Kanun ile 6831 sayılı Kanunun ek 16 ncı maddesinde belirtilen alanların, barınma ihtiyacının aciliyeti gözönünde bulundurularak en hızlı şekilde Hazine mülkiyetine geçirilmesi amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, vasıf değişikliği yapılan 6831 sayılı Kanunun ek 16 ncı maddesi kapsamında kalan alanın iki katının Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilmesine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
Üçüncü fıkra ile, genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, yeni yerleşim yerlerine uygun olan mülga tapulama ve kadastro kanunlarına göre tespit dışı bırakılmış alanların zaman kaybetmeksizin tapuya tescili için 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22 nci maddesi kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının talebine istinaden ilgili kurumların görüşleri alınmaksızın Hazine adına idari yoldan tescilinin yapılması amaçlanmaktadır.
Dördüncü fıkra ile, afet nedeniyle ortaya çıkan yıkımlar ve bölgede yaşayanların temel ihtiyaçlarının karşılanabilmesi amacıyla bölgede afete dayanıklı yapıların inşa edilebilmesi için alanlar belirlenerek planlama, arazi ve arsa düzenlemesi süreçlerinin kısaltılması amaçlanmaktadır. Zira imar planı, arsa ve arazi düzenlemesi bütün aşamalarıyla birlikte en az dört ila altı ay arasında sonuçlanmaktadır. Bu çerçevede kamu kurum ve kuruluşlarınca geliştirilen projelerin (konut, okul, sosyal tesis, cami ve benzeri) ivedi olarak hayata geçirilmesi, ruhsat alabilmeleri için bu alanlarda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca daha sonra onaylanacak plan ve imar uygulamaları beklenmeksizin jeolojik-jeoteknik etüt raporu ve zemin etüt raporu dikkate alınarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanacak vaziyet planına göre yapı ruhsatı alınarak uygulama yapılabilmesi, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun plan ve parselasyon ile ilgili işlemlerindeki görüş, askı, ilan ve itirazlara dair hükümlerinin uygulanmaması amaçlanmaktadır.
Beşinci fıkra ile, geçici ve kesin iskân alanları içinde kalan mesire, turizm ve benzeri alanlara ilişkin üçüncü kişilerle yapılan ve bu kişiler lehine hak tesis eden sözleşmelerin, yapılaşma ve yerleşme faaliyetlerinin ivedilikle başlayabilmesi için sona erdirilmesi hususu düzenlenmektedir.
Altıncı fıkra ile, belirlenen iskân alanlarının maden işletme sahaları ile çakışması durumu gözönünde bulundurularak buna ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
Yedinci fıkra ile, geçici ve kesin iskân alanları içerisinde kalan kamu ya da özel mülkiyete tabi olan taşınmazlara ilişkin devir ve kamulaştırma sürecinin düzenlenmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, bahse konu alan içinde yer alan taşınmazların uygulamaya en kısa sürede dâhil edilebilmesi için acele kamulaştırma usulüne tabi tutulması yolunda düzenleme yapılmaktadır. Bu aşamadan sonra yine durumun ivediliği karşısında tescil ve terkine ilişkin usul hızlandırılmakta, tescilden sonra inşai faaliyetlere başlanabilmesi hüküm altına alınmakta ve taşınmazların kıymet takdiri, mahkemelerin iş yoğunluğu nazara alınarak 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca yetkilendirilmiş lisanslı gayrimenkul değerleme kuruluşlarına bırakılmaktadır. Bununla birlikte hak sahipleri nezdinde mağduriyete sebebiyet verilmemesi bakımından taşınmazdan doğan hakların taşınmaz bedeli üzerinde korunmasının devamına ilişkin hüküm ihdas edilmektedir.
Sekizinci fıkra ile, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının geçici ve kesin iskân alanlarında yapabileceği iş ve işlemler belirtilerek bu iş ve işlemlere ilişkin yetkinin devredilebilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.
Dokuzuncu fıkra ile, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına ve Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluşları ve bunların iştiraklerine, konut, işyeri ve altyapı tesisleri ile bunlar için gerekli mühendislik hizmetlerinin yaptırılabilmesi ve tamamlanmış konut ya da işyerlerini satın alabilmesi amaçlanmaktadır. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının bu kapsamda kaynak aktarımı yapabilmesi de hüküm altına alınmaktadır.
Onuncu fıkra ile, yerleşim yerlerinin belirlenmesi sonrasında yapım aşamasına geçebilmek için ihtiyaç duyulan düzenlemeler hüküm altına alınmaktadır. 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun mevcut hükümleri çerçevesinde yeni yapılacak binalara ilişkin uygulama projelerinin tamamlanması üç ila altı ay arasında mümkün olmaktadır. Bu sürenin kısaltılabilmesi için avan proje ile ihale edilmesinin sürece hız kazandıracağı değerlendirilmektedir. Avan proje ile ihaleye çıkılması durumunda zaman kaybı yaşanmadan inşai faaliyetler yürütülebilecektir. 4734 sayılı Kanunun yaklaşık maliyetin tespitine ilişkin usul ve esaslara ilişkin hükümlerinin uygulanmaması sürece hız kazandıracaktır. Deprem bölgesinde yapılacak inşaatların 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınan katılım bedellerinden muaf tutulması ve inşaat ruhsatı sürecinin kısaltılması amaçlanmaktadır.
Onbirinci fıkra ile, deprem bölgesindeki konut ve işyeri ihtiyacını karşılamak ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına hibe edilmek üzere gerçek ve tüzel kişilerin konut ve işyeri yapabileceği ve mükerrer hak sahipliğine sebebiyet verilmemesi bakımından bunların dağıtımının Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından yapılacağı hükme bağlanmaktadır.
Onikinci fıkra ile, her türlü altyapı yatırımlarının, üst yapı imalatları tamamlanıncaya kadar ilgili kurum, kuruluş ve dağıtım şirketlerince öncelikle tamamlanacağı yönünde düzenleme yapılarak enerji, doğalgaz, telekomünikasyon şirketlerinin kendi yatırım programlarını deprem bölgesinde inşa edilecek yapılara göre revize etmesi amaçlanmaktadır.
Onüçüncü fıkra ile, afet alanlarından çıkan yıkıntı atıklarının geçici olarak döküleceği yerler, bu atıkların geri dönüştürülmesi ve muafiyetlere ilişkin düzenlemeler yapılmaktadır.
Ondördüncü fıkra ile, deprem bölgesinde yapılacak iş ve işlemlerin ivedilikle yürütülebilmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının, Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların iştirakleriyle döner sermaye işletmeleri arasında kaynak aktarımı yapabilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.