Tasarı/teklif madde 1
→ yürürlükteki madde 1Madde ile; Kanunun amacı ve kapsamı belirlenmiştir.
Kaynak: TBMM 28. Dönem S. Sayısı 35 (Esas No: 2/1669) · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebildiğinden her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.
Ülkemiz; dünyanın en eski medeniyetlerine ev sahipliği yapan, zengin tarihi, kültürü, kültür varlıkları ve eşsiz doğal güzelliklerini barındıran, turizm sektöründe yüksek tesis ve hizmet kalitesine sahip olan, sağlık, kongre, gastronomi, kış, golf, spor turizmi ve diğer turizm türlerinde sahip olduğu potansiyel ve servis kalitesi ile dünyadaki diğer rakip ülkelerin önünde yer alan, önemli bir turizm destinasyonudur.
Turizmde Türkiye’nin rekabetçiliği; ulusal ve uluslararası ziyaretçiler için çekiciliğini artırma yeteneğine, kaliteli, yenilikçi ve cazip turizm ürün ve hizmetleri sunabilmesine, uluslararası pazardan ve iç turizmden aldığı payı artırabilmesine, bunları yaparken turizmi besleyen kaynakların etkin ve sürdürülebilir kullanımını sağlamasına bağlıdır.
Turizm sektörü; sürekli istihdam yaratan ve teknolojinin istihdam üzerindeki olumsuz etkisinin en az olduğu sektördür. Bu açıdan Orta Vadeli Planda (OVP) da turizm gelirlerinin cari açığın azaltılmasındaki önemi özellikle vurgulanmıştır. Görüldüğü üzere turizm, ekonomimizin en önemli lokomotiflerinden biri olup ekonomimize ürettiği katma değer oldukça dikkate değerdir.
Son yıllarda Dünyada ve ülkemizde, turizmdeki alternatif konaklama arayışları sonucunda ikincil konutlar kısa süreli kiralamalar yapılmak suretiyle turistik konuta yönelmeye başlamış ve turizm sektöründe yeni bir alt kol haline gelmiştir.
Bu açıdan ülkemizin turizm sektöründe gösterdiği büyük ilerlemenin, turistik konutların da dahil olduğu bir sistemle artarak devam etmesi için, turizm politikasının belirleyici ve uygulayıcısı olan Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, konutların gerçek ve tüzel kişilere turizm amaçlı kiralanmasına ilişkin esasların belirlenmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır.
Bu kapsamda Kanun Teklifiyle, Kültür ve Turizm Bakanlığının kontrol ve denetimi dışında turizm kullanımları oluşmasının önlenmesi, turizm sektörünün tek elden ve kapsayıcı stratejiyle geliştirilmesi yönündeki öncelikli hedefi ile uyumlu olarak;
- Turizm amaçlı kiralanan konutların belgelendirilmesi ve kiralama ile elde edilen gelirlerin kayıt altına alınması ve bu suretle kayıt dışı kazancın engellenmesi, - Turizm amaçlı kiralanan konutlarda konaklayacak kişilerin 26/6/1973 tarihli ve 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca düzenli olarak kolluk kuvvetlerine bildirilerek, suç işlenmesinin önüne geçilmesi, belge sahiplerine gerekli durumlarda idari para cezaları uygulanması gibi kamu yararı yönünde yapılacak düzenlemelerle kamu düzeninin sağlanması, - Eşit rekabet ortamı sağlanarak, turizm sektöründe hizmet veren tüm paydaşlara güvenilir yatırım ortamı oluşturulması, amaçlanmaktadır.
Özellikle yurtdışında da konutların turizm amaçlı kullanımlarına ilişkin mevzuat düzenlemeleri olduğu görülmektedir. İspanya, İtalya, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri örnekleri incelendiğinde;
genel olarak bu ülkelerde turistik amaçlı kiralanan konutların ve turistlerin bilgilerinin kamu düzenini koruma amacıyla kayıt altına alındığı, vergi potansiyelini artırmaya yönelik düzenlemelerin olduğu, yükümlülüklere uyulmadığında yaptırımların öngörüldüğü görülmektedir. Ülkemizde de resmi verilere göre yaklaşık 30 bin civarında turizm amaçlı kiralanan konut olduğu göz önüne alındığında yapılacak düzenlemeler ile mevzuattaki eksikliğin giderilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca bu düzenleme ile ülkemizin turizm sektöründeki değişmekte olan turizm trendlerine uyum sağlaması hedeflenmektedir.
Diğer taraftan, 19/6/1979 tarihli ve 2252 sayılı Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanununda yapılan değişiklikle; müstakil bir kanunu ve tüzel kişiliği bulunan Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğünün sermaye miktarı ve artırım limiti güncellenerek Kültür ve Turizm Bakanlığı döner sermayesinin iktisadî işlevselliğinin artırılması öngörülmekte; döner sermayenin kullanım alanları gözetilerek; Kültür ve Turizm Bakanlığının ekonomik ve malî ihtiyaçlarının finansmanı ve karşılanmasına yönelik daha sürdürülebilir ve etkin bir mali yapının oluşturulması amaçlanmaktadır. Ayrıca, Bakanlık döner sermayesinin 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamındaki atık su arıtma tesisi, katı atık bertaraf tesisi gibi altyapı tesislerinin yapılması veya yaptırılması doğrultusunda kullanılabilmesine olanak sağlanması ve bu doğrultuda Kültür ve Turizm Bakanlığı görev ve sorumluluklarının yerine getirilmesinde gelir kalemi olarak değerlendirilebilecek kart, belge, kokart, işletme belgesi, plaket ve benzeri gelirler ile atık su arıtma tesisi, katı atık bertaraf tesisi gibi altyapı tesisleri ile döner sermaye faaliyetleri kapsamında Bakanlığın görev alanına giren tesislerin Bakanlık döner sermayesine fınansal kaynak olarak kullanımının sağlanması öngörülmektedir.
Ayrıca, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununda yapılan değişikliklerle;
- Tahsisli kamu taşınmazları üzerinde yer alan tesislerin yanı sıra Bakanlıktan turizm yatırım ya da işletmesi belgeli diğer konaklama tesislerinde de görev yapmakta olan personelin nitelikli konaklama ihtiyacının sağlanması amaçlanmıştır.
- Yetkili idare tarafından işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenen konaklama tesislerinin faaliyette bulunabilmesi için Bakanlıktan turizm işletmesi belgesi alınmasına ilişkin sürecin kısaltılması öngörülmüştür.
Kapadokya Alanı Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve Kapadokya Alan Başkanlığı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 4, 5, 9 ve 10 uncu maddelerinin bazı fıkralarının iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 13/12/2022 tarihli ve E.: 2019/88, K.: 2022/159 sayılı ve E.: 2019/87, K.: 2022/158 sayılı kararları doğrultusunda; İdareye aktarılacak gelirlere, cezai fiiller ve idari para cezaları ile ilgili diğer hususlara ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.
Bununla birlikte, 11/7/2019 tarihli ve 7183 sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanunun bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüklerinin durdurulması istemiyle açılan davada Anayasa Mahkemesinin 4/5/2023 tarihli ve E.: 2019/93, K.: 2023/87 sayılı kararı ile Kanunun bazı hükümlerinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş olup, bahse konu kararda yer verilen iptal gerekçeleri çerçevesinde Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının organizasyon yapısı, mal ve hizmet alımları ile Sayıştay denetimi ve personel istihdamına ilişkin hususlar düzenlenmiştir.
Madde ile; Kanunun amacı ve kapsamı belirlenmiştir.
Madde ile; Kanunda yer alan tanımlar düzenlenmiştir.
Bu kapsamda;
Kiraya verenin konutunu gerçek veya tüzel kişilere en fazla yüz gün süreyle kiralamasına izin verilmesi amacıyla düzenlenen belge “izin belgesi” olarak tanımlanmıştır.
Konuya ilişkin olarak yurtdışı uygulama örneklerinin incelenmesi sonucunda farklı sürelerin baz alındığı görülmüştür. Ülkemizde belli sektörlerde çalışanların genelde üç aydan fazla süre ile görev yaptıkları yerlerde ikamet ettikleri dikkate alınarak, bu tarz turizm dışı kullanımların kapsam dışı kalmasını ve yurtdışı örneklere benzer düzenleme yapılmasını teminen izin belgesi tanımında tek seferde en fazla yüz gün süreyle kiralama koşulu getirilmiştir.
Konutun mülkiyetine sahip olanlar ile mülkiyet hakkı sahibinin intifa hakkı ya da üst hakkı tesis edilerek konut üzerindeki tasarruf haklarının bir kısmının devri durumunda, konutun öncelikli olarak kullanım hakkına sahip sınırlı ayni hak lehtarları da kiraya veren kapsamında değerlendirilmiştir.
Ayrıca Bakan, Bakanlık, Valilik ve konut gibi Kanunun uygulanması esnasında ihtiyaç duyulacak diğer tanımlamalar yapılmıştır.
Madde ile;
Turizm amaçlı kiralanan konutların belgelendirilerek kayıt altına alınabilmesini teminen turizm amaçlı kiralama sözleşmesi yapılmadan önce izin belgesi alınması ve bu konutların Bakanlıktan belgeli olduğunun bilinebilirliğini sağlamak adına Bakanlıkça hazırlanacak plaketin konutun girişine asılması zorunluluğu düzenlenmiştir.
Yerleşik konut alanlarında, binadaki diğer kat maliklerinin huzur ve düzenini korumak ve kat malikleri arasında olası ihtilafları engellemek amacıyla belge sahibinin konutunu turizm faaliyetine dönüştürmeden önce muvafakat alınmasına yönelik düzenleme yapılmıştır. Ancak, aynı kişi adına kayıtlı bağımsız bölüm sayısının fazla olduğu binalarda, sahibi bulunduğu tüm konutları turizm kullanımına açarak, yasal olarak otel ve benzeri konaklama tesislerine dönüştürülemeyecek binaların izin belgesi alınarak fiilen otel fonksiyonuna dönüşmesinin engellenmesi ve böylece yerleşim alanının genel dokusunun bozulmaması amacıyla aynı kişi adına kayıtlı bağımsız bölümlerin izin belgesi almasına ilişkin kısıtlamalar getirilmiştir.
Kiraya veren gerçek kişi ise ölümü ve tüzel kişi ise tüzel kişiliğinin sona ermesi halinde oluşabilecek hukuki boşluğun önlenmesini teminen izin belgesinin akibeti ve kullanıcıların haklarına ilişkin düzenleme yapılmıştır.
Kontrol ve denetimin etkin bir şekilde yürütülebilmesini teminen üçüncü kişilere kiralama engellenmiştir.
Turizm amaçlı kiralanan konutlarda konaklayacak kişilerin 26/6/1973 tarihli ve 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca düzenli olarak kolluk kuvvetlerine bildirilerek, suç işlenmesinin önüne geçilmesi, belge sahiplerine gerekli durumlarda idari para cezaları uygulanması gibi kamu yararı yönünde yapılacak düzenlemelerle kamu düzeninin sağlanması amaçlanmıştır.
Madde ile; izinsiz kiralama nedeniyle oluşan kayıt dışı kazancın engellenmesi, Devletin gelir kaybının önlenmesi, suç işlenmesinin önüne geçilmesi ve böylece kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması amacıyla; doğrudan veya dolaylı olarak izinsiz kiralama yapılması halinde uygulanacak idari para cezaları ile izin belgesi sahiplerinin mevzuata aykırı işlemleri durumunda uygulanacak idari yaptırımlar düzenlenmiştir.
Madde ile; izin belgesi veren makamın iptal yetkisini hangi hususlarda kullanacağına dair düzenleme yapılmıştır. İzin belgesi sahibinin talebi ya da faaliyetine son verildiğinin tespiti gibi doğal gerekçelere ek olarak izin belgesi sahibinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi, verilen süreye rağmen aykırılıkların giderilmemesi gibi durumlarda izin belgesinin iptal edileceğine yönelik düzenlemeler yer almaktadır.
Madde ile; turizm amaçlı kiralamalarda Kültür ve Turizm Bakanlığının yetkili olduğu ve gerekli görmesi durumunda bu yetkiyi valilikler aracılığıyla kullanabileceği düzenlenerek, denetim yetkisinin ne şekilde kullanılacağına açıklık getirilmiştir. Ayrıca bu Kanunun uygulanması sırasında doğacak tereddütleri ve uygulamaya ilişkin aksaklıkları giderme yetkisinin Bakanlığa ait olduğu düzenlenerek, ikincil mevzuatın hangi kapsamda hazırlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Madde ile; 1/1/2024 tarihi itibariyle halihazırda turizm amaçlı kiralama faaliyetinde bulunanların bir ay içinde Bakanlığa başvurması ve başvuru tarihinden itibaren üç ay içerisinde Bakanlıkça işlemlerin sonuçlandırılmasına ilişkin geçiş düzenlemesi yapılmaktadır. Madde ile turizm amaçlı kiralanan mevcut konutların toplam dört ay içerisinde belgelendirme sürecinin tamamlanması hedeflenmektedir.
Madde ile; 14/9/1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanununun 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin üçüncü paragrafının (e) alt bendinde yer alan bazı ibareler yürürlükten kaldırılmıştır. Böylece Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Yönetim Kurulunda yer alan seyahat acentaları temsilcilerinin diğer sektör temsilcileri ile eş zamanlı ve aynı usulle seçilmesine yönelik olarak 7183 sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinde yapılan değişikliğe uyum sağlanması amaçlanmıştır.
Madde ile; 19/6/1979 tarihli ve 2252 sayılı Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanununun 1 inci maddesinde değişiklik yapılarak sermaye miktarı ve artırım limitinin güncellenerek Kültür ve Turizm Bakanlığı döner sermayesinin iktisadî işlevselliğinin artırılması öngörülmekte;
döner sermayenin kullanım alanları gözetilerek; Kültür ve Turizm Bakanlığının ekonomik ve malî ihtiyaçlarının finansmanı ve karşılanmasına yönelik daha sürdürülebilir ve etkin bir mali yapının oluşturulması amaçlanmaktadır.
Madde ile; 2252 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermayesinin atık su arıtma tesisi, katı atık bertaraf tesisi gibi altyapı tesislerinin yapılması veya yaptırılması için kullanılabilmesi amacıyla turizm faaliyetlerinin etkin şekilde sürdürülmesine katkı sağlanması öngörülmektedir. 2634 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde;
söz konusu tesislerden atık su arıtma tesisi ve katı atık bertaraf tesisi gibi altyapı tesislerinin Bakanlıkça yapılabileceği ve yaptırılabileceği gibi işletilebileceği ve işlettirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede 2252 sayılı Kanun’da gerekli düzenlemeler yapılmaktadır.
Madde ile; 2252 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında değişiklik yapılarak, Döner Sermaye İşletmesinin, kart, belge, plaket, kokart gelirleri ve benzeri gelirlerin, atık su arıtma tesisi, katı atık bertaraf tesisi gibi altyapı tesisleri ve döner sermaye faaliyetleri kapsamında Bakanlığın görev alanına giren turizm tesislerini işletmesi veya işlettirmesi neticesinde elde edilecek gelirlerin etkin ve ekonomik gelir kaynağı olarak Bakanlık döner sermayesine gelir kaydedilebilmesi amaçlanmıştır.
2634 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde; atık su arıtma tesisi ve katı atık bertaraf tesisi gibi altyapı tesislerinin Bakanlıkça yapılabileceği ve yaptırılabileceği gibi işletilebileceği veya işlettirilebileceği hükmü yer almaktadır. Bu çerçevede madde ile; 2252 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına cümle eklenerek, aynı Kanunun 3 üncü ve 5 inci maddesinde yapılan düzenlemelere paralel olarak Döner Sermaye İşletmesinin Bakanlıkça yapılan atık su arıtma tesisi, katı atık bertaraf tesisleri gibi altyapı tesislerini işletebilmesi ve işlettirebilmesi amaçlanarak turizm faaliyetlerinin etkin şekilde sürdürülmesine katkı sağlanması öngörülmektedir.
Madde ile; 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 3 üncü maddesinde yapılan değişiklikle, konaklama tesislerinin personellerinin barınma ve sosyal donatı ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin düzenleme yapılarak, tahsisli kamu taşınmazları üzerinde yer alan tesislerin yanı sıra Bakanlıktan turizm yatırım ya da işletmesi belgeli diğer konaklama tesislerinde de görev yapmakta olan personelin nitelikli konaklama ihtiyacının karşılanması amaçlanmıştır. Böylece, esasen tahsise konu toplam alan miktarında herhangi bir değişiklik olmamakla birlikte, Bakanlıkça açık arttırma usulüyle yapılacak personel lojman alanı tahsislerinde tüm konaklama tesislerine eşit hak tanınmaktadır.
Madde ile; 2634 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde değişiklik yapılarak yetkili idare tarafından işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenen konaklama tesislerinin faaliyette bulunabilmesi için Bakanlıktan turizm işletmesi belgesi alınmasına ilişkin sürecin kısaltılması öngörülmüştür.
Ayrıca konaklama tesislerinin Bakanlıktan belge alma zorunluluğu getirilmesine ilişkin 2634 sayılı Kanunda 2021 yılında yapılan değişiklik sonrasında bir yıl içinde belge almak için Bakanlığa başvurmayan ya da çeşitli sebeplerle belge alamayan tesislerin işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının iptal işlemleri yürütülmektedir. Ancak, Bakanlık tarafından yürütülen işlemler esnasında, ruhsat sahiplerince yenileme, güncelleme, unvan değişikliği vb. sebeplerle 3-4 gün gibi çok kısa sürelerde yeniden ruhsat alınarak, ilave süre kazanılmaya çalışıldığı tespit edilmiştir. Yeniden işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesinin Bakanlık uygun görüşüne bağlanmasına ilişkin yapılan düzenleme ile;
hem bu sorunun önüne geçilmesi hem de yapının turizm tesislerinin niteliklerini haiz olup olmadığına ilişkin ön denetim mekanizmasının getirilmesi amaçlanmıştır.
Madde ile; 2634 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde değişiklik yapılarak, turizm sektörünün tek elden bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesi ve konaklama tesislerinde standart birliğinin sağlanması için milli parklar ile tabiat parklarının konaklama içeren tesis gerçekleştirilmesi amacıyla tahsis yapma yetkisi münhasıran Kültür ve Turizm Bakanlığına verilmektedir. Bununla birlikte, bu yerlerin tahsis edilmesi sonucunda elde edilecek gelirler ise ilgili Bakanlığın döner sermayesine gelir kaydedilmeye devam edilerek, milli parkların ve tabiat parklarının sürdürülebilir şekilde yönetilmesi korunmaktadır. Ancak, bungalov içermeyen sadece çadır ve karavan ünitelerinden oluşan kamp alanlarını kiralama konusunda istisna getirilmiştir.
Ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından adına turizm işletmesi belgesi veya turizm yatırımı belgesi düzenlenen tesisler için personel lojman alanı tahsisinin yapılmasına ve sona ermesine ilişkin koşullar düzenlenmektedir.
Madde ile; turizm sektörünün tek elden bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesi ve konaklama tesislerinde standart birliğinin sağlanması amacıyla, 2634 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinde değişiklik yapılarak, orman sayılan alanlarda konaklama içeren tesis yapımı ve işletilmesi amacıyla tahsis yapma yetkisi münhasıran Kültür ve Turizm Bakanlığına verilmektedir. Bununla birlikte, bu yerlerin tahsis edilmesi sonucunda elde edilecek gelirlerin ise Orman Genel müdürlüğüne ait olacağına ilişkin düzenleme korunmakta ve ayrıca, bungalov içermeyen sadece çadır ve karavan ünitelerinden oluşan kamp alanlarını kiralama konusunda istisna getirilmektedir.
Madde ile, Tarım ve Orman Bakanlığınca konaklama ve kış turizm merkezlerindeki günübirlik ile mekanik tesis hattı amaçlı yapılan kiralama sözleşmeleri ile ön izin ve kesin izin verilen, bu izne bağlı olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen yatırımcı ve işletmecilerin sözleşmelerinin 2634 sayılı Kanunun 8 inci maddesine uyarlanması için verilen başvuru süresinin uzatılması böylece, süresi içerisinde başvuruda bulunamayan yatırımcıların yeniden başvuruda bulunması imkanı getirilmektedir.
Ayrıca, 8 inci maddenin (A) fıkrasının (4) numaralı bendi ile 2873 sayılı Kanun kapsamında kalan yerlerde Kültür ve Turizm Bakanlığına verilen konaklama tesisi tahsis yetkisi dikkate alınarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar Tarım ve Orman Bakanlığınca ilgili mevzuatı kapsamında yapılmış olan ihalelerin ve sözleşmelerin akıbeti konusunda hukuki boşluk oluşmasını önlemeye yönelik düzenleme yapılmaktadır.
6831 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından adına kesin izin verilen yerlerin 2634 sayılı Kanunun geçici 12 nci maddesi kapsamında sözleşmelerinin uyarlanması için Kültür ve Turizm Bakanlığına yapılan geçmiş başvuruların süreçleri devam etmektedir. Ancak, anılan madde kapsamında sözleşme devri uygun görülerek adlarına kesin tahsis yapılan yatırımcıların izin alanlarında; planda park, yol ve kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan kısımlar kesin tahsis kapsamı dışında bırakılarak, tahsis edilememiştir. Bu durumda, daha önce meri mezvuat kapsamında verilen kesin izin ve sözleşme kapsamında kazanılmış haklara dayanılarak kullanılan ve fiilen üzerinde turizm amaçlı yapı ve tesis bulunan bazı alanlar izinsiz kullanılır duruma düşmüştür. Bu durum ilgililer açısından, kesin izin verildiği tarihte geçerli olan mevzuat ile sözleşme devri sonucunda tabi olduğu yeni mevzuattan kaynaklanan uygulama farklılığı nedeniyle mağduriyete sebebiyet vermektedir. Konuya ilişkin tereddüdün ve olası ihtilafların giderilmesi ile yapılan tahsisler açısından uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.
Madde ile; 2634 sayılı Kanuna geçici madde eklenerek, daha önce işyeri açma ve çalışma ruhsatı almış olmakla birlikte henüz Bakanlıktan turizm işletmesi belgesi almamış olan tesisler için geçici nitelikte düzenlemeler yapılmaktadır.
Yapılan bu düzenlemeler ile; maddenin yürürlüğe girdiği tarihte henüz turizm işletme belgesi almamış ve geçerli işyeri açma çalışma ruhsatı ile faaliyette bulunan tesislerin üç ay içerisinde başvuruda bulunması koşuluyla altı ay içinde belgelendirilmesi sağlanarak sürecin hızlıca tamamlanması ve Kanunla belgelendirme için getirilen yeni düzenlemelere uyum sağlanması amaçlanmaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanunu ile birlikte 14/6/1989 tarihli ve 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin uygulama kabiliyeti kalmamıştır. Madde ile uygulama kabiliyeti kalmayan bu bentte değişiklik yapılarak bu maddeyi ihdas eden Kanun kapsamında iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alma yükümlülüğü getirilenler hariç olmak üzere turizm amaçlı kiralama izin belgesi verilen konutlarda işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmayacağı hüküm altına alınmaktadır.
Madde ile, 38 sayılı Kapadokya Alan Başkanlığı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Gelirler ve giderler” başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç), (d), (e), (f), (g), (ğ) bentlerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeni ile 7174 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde Anayasa Mahkemesinin kararına uygun olarak düzenleme yapılmaktadır.
Yapılan düzenleme ile; İdareye aktarılacak gelirler belirlenmektedir.
Madde ile 7174 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında sayılan gelir kalemlerinden (d), (e), (g), (ğ) bentleri hariç, anılan Kanunda ve ilgili mevzuatında sayılan görevleriyle ilgili faaliyetlerinden elde ettiği gelirleri dolayısıyla iktisadi işletme oluşmuş sayılmayacağı düzenlenmektedir.
Anayasa Mahkemesi’nin 13/12/2022 tarihli ve E.2019/88, K.2022/159 sayılı kararı ile, 7174 sayılı Kanunun “Cezalar” başlıklı 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasının, suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptal edilmesi nedeniyle, cezai fiiller ile idari para cezaları maddeyle yeniden düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin 13/12/2022 tarihli ve E:2019/87, K:2022/158 sayılı kararı ile 38 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f), (j) bentleri ve (n) bendindeki “tespiti ve” ibaresi ile “İdarenin Kapadokya Alanındaki korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile sit alanlarının tespitini ve ihtiyaç duyulması halinde Kapadokya Alanında kamulaştırma işlemlerini yapmakta yetkili olduğuna dair hükümlerin...” mülkiyet hakkına ilişkin düzenleme içermesi ve Anayasa’nın 104 üncü maddesinin 17 nci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenemeyecek yasak alan içerisinde kalması gerekçesiyle iptal edilmesi nedeniyle maddeyle yeniden düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesinin E:2019/93, K:2023/87 sayılı kararı ile 7183 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin altıncı fıkrası Ajansın kamu kaynağı kullanılmasını gerektiren görev ve yetkileri bağlamında alacağı kararların tabi olacağı temel ilkelerin belirlenmediği, Danışma Kurulunun doğal üyeleri dışındaki üyelerine ilişkin herhangi bir hükmün öngörülmediği, Ajansın organlarının görev ve yetkileri ile çalışma usulü, toplantı ve karar yeter sayılarına ilişkin temel ilkelerin kanunla belirlenmeksizin Bakanlığa yetki tanındığı, Ajans yöneticisinin atanmasına ilişkin temel ilkeleri ve çerçeveyi belirleyen herhangi bir hüküm bulunmadığı, yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesinin ihlal edildiği gerekçesi ile iptal edilmiştir. Bu kapsamda madde ile; ve 7183 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi değiştirilerek, Anayasa Mahkemesi kararına uygun olarak, Ajansın hizmet birimleri ile görevlerine, toplantı ve karar nisaplarına yer verilmiş, turizmde ülkemizde ve dünyada yaşanan gelişmelere bağlı olarak hizmet birimlerinde değişiklik yapmaya, kaldırmaya veya yeni hizmet birimi kurmaya ilişkin karar alma sürecinde Yönetim Kuruluna yetki verilmiştir. Ayrıca maddede, Ajansa atanacak Genel Müdürün niteliklerine yer verilerek atanmasına ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Hizmet birimlerinden Danışma Kurulunu düzenleyen fıkralarda yapılan değişikliklerle Danışma Kurulunun Başkanı olarak Bakan belirlenmiş; ayrıca dokuzuncu fıkrada yer alan doğal ibaresi kanun metninden çıkartılarak, Danışma Kurulu üyelerinin belirlenmesi Kanun koyucunun iradesiyle sınırlandırılmış, maddeye eklenen onuncu fıkra ile Danışma Kurulu Başkanı ve Danışma Kurulunun görev ve yetkileri ile toplantı ve karar alma nisaplarının ne şekilde olacağı, ihtiyaç duyulması halinde görüş ve önerilerine başvurulmak üzere bilgi, tecrübe ve uzmanlığından yararlanılabileceği düşünülen kişi, kurum veya kuruluşların temsilcilerinin Kurulun toplantısına çağrılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Yeni eklenen on ikinci fıkra ile de Yönetim Kurulu, İcra Kurulu ve Danışma Kurulu üyelerinin Kanunda tanımlanan görev ve yetkileri çerçevesinde alacakları kararlarda hangi temel ilkelere bağlı olacakları hususları düzenlenmiş, on üçüncü fıkra ile genel müdür yardımcılarının sayısı belirtilmiş, on dördüncü fıkra ile genel müdürün görevleri sayılmış, on beşinci fıkra ile de yönetim kurulu kararı ile genel müdür yardımcısı altında gerekli unvanlarda personel istihdam edilebileceği hususları düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesinin E:2019/93, K:2023/87 sayılı kararı ile 7183 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “ve kaynak” ibaresi Ajansın hangi ilkelere bağlı olarak kaynak sağlayacağına ilişkin nesnel, açık, uygulanabilir ve anlaşılabilir herhangi bir hükme yer verilmemesi sebebiyle hukuki belirlilik ilkelerine aykırılık teşkil etmesinden dolayı iptal edildiğinden madde ile; 7183 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası değiştirilmektedir.
Yapılan değişiklikle Ajansın; ülkemize yönelik tanıtım faaliyetleri kapsamında Türkiye algısının tüm dünyada güçlü bir şekilde yönetilmesi ve dünyadaki turizm arzının ve seyahat hareketlerinin ülkemize yönelmesini sağlamak amacıyla, işletmelerle eşitlik ve rekabet ilkeleri, taşıdığı turizm potansiyeli, ülke imajı ve tanıtımına sağlayacağı katkı dikkate alınarak ortak projeler geliştirmesi ve bu projelere destek sağlamasına imkan verilmektedir.
Madde ile; 7183 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde değişiklik yapılarak, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının kuruluş amaçlarının gerçekleştirilmesi ve faaliyetlerin finansmanında kullanılmak üzere turizm amaçlı kiralama yapılan konutlardan turizm payı alınacağı düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesinin E:2019/93, K:2023/87 sayılı kararı ile 7183 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “münhasıran kendisine sunulan bağımsız denetim raporlarını esas alarak” ibaresi, kamu kaynağını kullanan ve Sayıştay denetimine tabi olmayan idarenin, kurum ve kuruluşlar yönünden kamu hukuku ilke ve kuralları bağlamında mali denetim sistemi öngörülmemesinin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacak olması ve bağımsız denetimin faaliyetlerini genel olarak kamu hukuku ilke ve kurallarına göre yürütecek olan Ajans için kamu kaynaklarını kamu yararına uygun kullanmasını güvence altına alan bir yöntem olmaması nedeniyle iptal edilmiştir. Bu kapsamda madde ile; 7183 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, Anayasa Mahkemesinin söz konusu iptal kararı doğrultusunda Sayıştayın Ajans üzerindeki denetim yetkisinin kapsamı yeniden düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesinin E:2019/93, K:2023/87 sayılı kararı ile 7183 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi olunmayacağına ilişkin hüküm Ajansın 4734 sayılı Kanundan istisna tutulmasının mümkün olduğu, Anayasal açıdan bir engel bulunmadığı ancak buna ilişkin Ajansın mal ve hizmet alımlarında hangi usul ve esasların uygulanacağı, mal ve hizmet alımlarında hangi kanun hükümlerine bağlı olacağının ve öngörülen usullerin saydamlık, hesap verilebilirlik ve fırsat eşitliği ilkelerini temin edip etmediğinin belirli olmaması nedeniyle söz konusu düzenleme hukuki belirlilik ilkesine aykırılık teşkil ettiğinden iptal edilmiştir. Bu kapsamda madde ile; Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda 7183 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları değiştirilerek, Ajansın bu Kanunda belirlenen görevlerine ilişkin gerçekleştireceği mal ve hizmet alımlarına ilişkin olarak 4734 sayılı Kanundan muaf kılınacağı ve söz konusu mal ve hizmet alımlarını hangi temel ilkeler doğrultusunda yapılacağı hususları düzenlenmektedir.
Ayrıca, Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı ile 7183 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “kamu kurum ve kuruluşlarına personel alınmasına dair mevzuat hükümleri ajans tarafından istihdam edilecek personel hakkında uygulanmaz.” hükmü hukuki belirlilik ilkelerine aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edildiğinden madde ile; Ajans personelinin istihdamına ilişkin usul ve esaslara dair hukuki belirliliği sağlayacak düzenleme yapılmaktadır.
7183 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde Ajansın Yönetim Kurulunda görev alması amacıyla seyahat acentası işletme belgesi sahiplerinin temsilcisinin seçimine ilişkin usulde değişiklik yapıldığından, uygulamada hukuki boşluk oluşmasının önlenmesi amacıyla halihazırda seçilmiş üyenin görevinin yeni üye seçilinceye kadar devam edeceği hususuna açıklık getirilmektedir.
Yürürlük maddesidir.
Yürütme maddesidir.