(1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi çerçevesinde önlemin yürürlükten kalkması halinde dampingin devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı incelenmiştir.
a) Güney Kore
i) Önleme tabi ülkede sektörün durumu
(1) Önleme tabi ülkedeki sektörün durumu ile ilgili olarak, işbirliğinde bulunan firmaların soru formuna verdikleri yanıtlar, yanıtlarına ek olarak sundukları sektör raporları, Kore’deki meslek kuruluşları tarafından hazırlanmış olan çalışmalar ve uluslararası kaynaklardan yararlanılmıştır.
(2) KTTA tarafından hazırlanan sektör raporuna göre 2005 yılında Güney Kore’nin sentetik mensucat üretiminin %94,7’si ihraç edilmiştir. Nitekim firmalar da soru formlarına verdikleri yanıtlarda Güney Kore’de yurt içi talebin hayli sınırlı olduğunu vurgulamışlar ve üretimlerinin büyük kısmını ihraç ettiklerini ifade etmişlerdir. Soru formlarına verilen yanıtlardan yurt içi piyasada giderek daha fazla ithal ürün baskısının hissedildiği, Güney Kore’li üreticilerin özellikle ÇHC’den artan ithalat nedeniyle yurt içi piyasada rekabet sorunu yaşadıkları anlaşılmaktadır.
(3) Kore Kimyasal Elyafçılar Birliği (Korea Chemical Fibers Association- KCFA)’nin internet adresinde yer alan bilgilere ve burada yayımlanan "Kimyasal İplik El Kitabı 2006" raporuna göre tekstil üretimi son dönemde sürekli olarak azalmış ve üretim kaybı 2005 yılında 2000 yılına göre % 35’e ulaşmıştır. Alt dal olan filamentten dokuma üretimindeki kaybın ise 2000–2004 arasında % 45 olduğu görülmektedir.
(4) Kore Tekstil Endüstrileri Federasyonu’nun (Korea Federation of Textile Industries-KOFOTI) internet sitesinden edinilen bir sektör raporunda da yukarıdaki tespitlere paralel bulgulara yer verilmiştir. Raporda dokuma sanayinde üretim miktarının yüksek petrol fiyatları, ABD dolarının değer kaybı ve yurt içi piyasada tüketimin azalması ile ihracat performansındaki gerileme sonucunda sektör karlılığının da bozulmasıyla birlikte %11,2 oranında düştüğü ifade edilmektedir. Güney Kore ekonomisindeki durgunluk emarelerinin sonucu olarak iç tüketimde de durağan bir seyrin yaşandığı, ayrıca kullanıcı sektörlerin de ithal mallara olan talebinin arttığı ifade edilmektedir.
(5) Textile Outlook International dergisinin Eylül-Ekim 2007 sayısında yer alan ve derginin Uluslararası Tekstil Üreticileri Federasyonu (International Textile Manufacturers Federation-ITMF)’ndan derlediği dünya tekstil makineleri sevkiyatına ilişkin veriler incelendiğinde, Güney Kore’de soruşturmaya konu ürünleri üreten sektörün içinde bulunduğu durgunluk gözlenmektedir. Nitekim 2006 yılında Güney Kore’nin mekiksiz dokuma tezgâhı alımları bir önceki yıla göre %9,5 oranında gerilemiştir. Buna karşılık Güney Kore az da olsa yapılan yatırımlarla dünya sıralamasında on ikinci sırada yer almıştır.
(6) Adı geçen dergide, 1997–2006 yılları arasında gerçekleştirilen mekiksiz dokuma tezgâhlarındaki toplam sevkiyat verilerine de yer verilmiştir. Buna göre Güney Kore 1997–2006 döneminde ithal ettiği 12.927 adet mekiksiz dokuma tezgâhı ile tüm dünyada altıncı sırada yer almıştır.
(7) KTTA tarafından, nihai bildirime ilişkin olarak gönderilen yanıtta, yukarıdaki bulguları destekler nitelikte değerlendirmelere yer verilmiştir. Gözden geçirme döneminde soruşturma konusu ürünün üretiminin ve ihracatının düştüğü, birçok üreticinin de soruşturma konusu ürünün üretimine son verdiği ifade edilmiştir. KTTA, gönderdiği yanıtta bu durumun, önlemin kalkması halinde Türkiye’ye ihracatın artamayacağı şeklinde yorumlanması gerektiğini öne sürmüştür.
(8) Buna karşılık, yukarıdaki tespitler ışığında, Güney Kore’li üretici/ihracatçılar için yurt içi talebin yetersiz olduğu ve ekonomik açıdan uygun ölçekte üretim yapılabilmesi için ihracat yapmalarının zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Bununla beraber, yurt dışı pazarlarda artan rekabet koşullarının ihracat olanaklarını da sınırladığı, bu durumun sektörde daralmaya ve atıl kapasite sorununun doğmasına neden olduğu düşünülmektedir. Hali hazırda Türkiye’ye yönelik olarak dampinge karşı önleme tabi olan üretici/ihracatçı firmaların önlemin yürürlükten kalkması sonrasında Türkiye’ye daha rahat koşullarda ihracat yapabilecekleri açıktır. Bu nedenle KTTA tarafından öne sürülen, önlem kalksa dahi ihracatın artamayacağı iddiası müspet bir temele dayanmamaktadır.
ii) Önleme tabi ülkenin diğer ülke pazarlarındaki durumu
(1) Yurt içinde ithal ürünlerle yaşanan rekabetin yurt dışı piyasalarda da yoğun bir şekilde hissedildiği, bu durumun da Güney Kore’li firmaların yurt dışında pazar kaybına uğramalarına neden olduğu anlaşılmaktadır. Firmalar soru formlarına verdikleri yanıtlarda ABD, AB ve ÇHC’nin başlıca pazarları olduğunu ifade etmiş ancak özellikle ÇHC’nin kurulu kapasitesini arttırması ve yurt dışı pazarlarda daha agresif bir politika benimsemesiyle ihracatlarının gerilediğini vurgulamışlardır.
(2) Nitekim "Kore Ticaret Bilgi Servisi" (Korean Trade Information Services-KITA)’dan elde edilen Güney Kore menşeli sentetik filamentten mensucatın ihracat istatistikleri incelendiğinde de önlemin yürürlüğe girdiği 2002 yılında 387.899 ton olan ihracatın izleyen dönemde ciddi bir şekilde düşerek 2006 sonu itibariyle 199.778 tona gerilediği görülmektedir. Her ne kadar bahse konu istatistikler önleme konu tarife pozisyonlarını da içeren 5407 gümrük tarife pozisyonunun (GTP) tamamına ilişkin olsa da söz konusu istatistikler önemli bir gösterge niteliği taşıdığından değerlendirmede göz önüne alınmıştır.
(3) İhracatta yaşanan bu olumsuzluğa www.emergingtextiles.com’da yer alan 7 Şubat 2008 tarihli ve "Kore’nin Polyester Filament Mensucat İhracatı: 2004-2007" başlıklı raporda da yer verilmiştir. Bahse konu rapor önleme konu ürün grubu içerisindeki 5407.52 gümrük tarife pozisyonu altında yer alan mensucatı içeriyor olsa da Güney Kore’nin ilgili ürün ihracatına ilişkin olarak gösterge niteliği taşıdığı dikkate alınarak incelenmiştir. Raporda Güney Kore’nin polyester filament mensucat ihracatının gerilemeye devam ettiği ve 2007 yılı itibariyle son on altı yılın en düşük seviyesine indiği ifade edilmektedir. Rapora göre hemen hemen tüm ülkelere yapılan ihracatta düşüş yaşanmış buna mukabil birim fiyatlardaki artış nedeniyle değer bazında aşırı bir gerileme söz konusu olmamıştır. İhracatın düşüş nedenleri arasında ise ÇHC’de artan kapasite ile Güney Kore para birimi wonun değerindeki artış gösterilmiştir. Rapora göre polyester filamentten mensucat ihracatının 2002-2006 yılları arasında %55 oranında gerilediği anlaşılmaktadır. Söz konusu raporun Türkiye’ye yapılan satışlara ilişkin verileri incelendiğinde ise 2004 yılında 100 birim olan ihracatın 2007 itibariyle 18 birime gerilediği görülmektedir. Raporda ihracattaki bu gerilemenin nedeni olarak en önemli pazar konumundaki ÇHC’de artan kapasite ve bu kapasite artışı nedeniyle ithal girdiye olan talebin düşmesi gösterilmiştir. Güney Kore’nin tekstil ihracatındaki genel gerilemeye ilişkin benzer bir değerlendirmeye Textile Outlook International dergisinin Kasım-Aralık 2007 sayısında da yer verilmiştir.
(4) Güney Kore’nin sentetik filamentten mensucata ilişkin ihracat verileri fiyat açısından da değerlendirilmiştir. KITA’dan elde edilen Güney Koreli üretici-ihracatçıların Türkiye dışındaki herhangi bir önlemin söz konusu olmadığı ülkelere yapmış olduğu ihracatın birim fiyatları incelendiğinde, önlemin yürürlükten kalkması halinde mevcut fiyat düzeyinden daha düşük fiyatlarla Türkiye’ye ihracat yapma olanağının bulunduğu anlaşılmaktadır.
iii) Esas soruşturmada tespit edilen damping marjları
(1) Esas soruşturma esnasında tespit edilen damping marjları, firmaların önlemin yürürlükten kalkması halindeki muhtemel davranışlarını yansıtacak önemli bir gösterge niteliği taşıdığından dikkate alınmıştır. Buna göre, esas soruşturma sırasında Güney Koreli üretici-ihracatçı firmalar için tespit edilen damping marjlarına eşit olacak şekilde konulan vergi oranları %14,64 ila %40 arasında değişmekte olup önemli düzeydedir.
(2) Bununla beraber, Güney Kore’de yerleşik, düşük oranlı bireysel dampinge karşı vergiye tabi bazı üretici ihracatçı firmaların yürürlükteki önlemi etkisiz kıldığı yönünde tespitler yapılmıştır. Bu çerçevede, Güney Kore’de yerleşik With Textile Co., Ltd., Chang Woon Textile Inc. firmaları ile bu soruşturmada da işbirliğine gelen Seong An Co., Ltd. firması için 9/3/2006 tarih ve 26103 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2006/7 sayılı Tebliğ ile başlatılan önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma, 2/6/2006 tarih ve 26186 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2006/13 sayılı Tebliğ ile sonuçlandırılmış ve adı geçen firmaların 2002/2 sayılı Tebliğ’de belirtilen Güney Kore’de yerleşik "Diğerleri" kapsamındaki firmaların tabi olduğu CIF bedelin %40’ı oranındaki dampinge karşı vergiye tabi olmasına karar verilmiştir.
iv) Diğer ülkelerce uygulanmakta olan dampinge karşı önlemler
(1) Güney Kore’ye karşı Arjantin tarafından 5407.42.00, 5407.52.10, 5407.61.00 ve 5407.69.00 gümrük tarife pozisyonları altında yer alan sentetik filamentten mensucat için damping soruşturması açıldığı, soruşturma sonucunda aralarında bu soruşturmada da işbirliğine gelen firmalardan olan Seo Kwang Co., Ltd. ve UL HWA Corp., S.A. firmalarının da bulunduğu Güney Koreli firmaların fiyat taahhüdünün kabul edildiği tespit edilmiştir. Söz konusu uygulamanın 22/8/2008 tarihine kadar yürürlükte kalacağı belirlenmiştir. Bu tespitler, Güney Koreli üretici/ihracatçıların sadece ülkemize değil diğer ülkelere de dampingli ihracat yaptığını, önlemin yürürlükten kalkması durumunda benzer eğilimin devam etmesinin muhtemel olduğunu ortaya koymaktadır.
b) Çin Halk Cumhuriyeti
i) Önleme tabi ülkede sektörün durumu
(1) ÇHC’de yerleşik bulunan üretici/ihracatçı firmalar arasından kendilerine gönderilen soru formuna yanıt vererek işbirliğinde bulunan bir firma olmamıştır. Dolayısıyla önleme konu ülkedeki sentetik filamentten mensucatın üretim ve satış miktarı ile üretim kapasitesi hakkında birincil kaynaklardan veri elde edilememiştir.
(2) Uluslararası Ticaret Merkezi (International Trade Center- ITC) verilerine göre, ÇHC’nin soruşturma konusu üründeki ihracat miktarı 2002–2006 döneminde %31 oranında artış göstermiş 2006 yılında 599.338 tona ulaşmıştır. ÇHC bu ihracat miktarı ile soruşturma konusu üründe dünyanın en büyük ihracatçısı konumundadır ve soruşturma konusu üründe dünya ihracatının %28’ini tek başına gerçekleştirmektedir.
(3) Önleme tabi ülkedeki sektörün durumu ile ilgili olarak, Textile Outlook International dergisinin Eylül-Ekim 2007 sayısında dünya tekstil makineleri sevkıyatına ilişkin veriler de incelenmiştir. Buna göre, 2006 yılında ÇHC tüm dünyada mekiksiz dokuma tezgâhlarının en çok sevk edildiği ülke olmuştur. Derginin ITMF’den derlediği verilere göre ÇHC son 12 yıldır dokuma tezgâhlarına en büyük yatırım yapan ülke konumundadır. ÇHC’de yerleşik tekstil üreticilerinin makine yatırımları 2006 yılında bir önceki yıla göre %29 oranında artış göstermiş, bu çerçevede, 2006 yılında 66.633 adet olan toplam dünya mekiksiz dokuma tezgâhı sevkıyatının 42.152 adedini ÇHC’ye yapılan sevkıyat oluşturmuştur. 2006 yılı verilerine göre, ÇHC’nin tüm dünyadaki mekiksiz dokuma tezgâhı sevkıyatı içerisindeki payı %63 olarak gerçekleşmiştir. Bahse konu derginin aynı sayısında belli başlı ülkelerin ITMF’ten derlenen mekiksiz dokuma tezgâhında kurulu kapasite verilerine de yer verilmiştir. Buna göre, ÇHC 2005 yılında 230.870 adet olan kapasitesini 2006 yılında %28,6 oranında arttırarak 296.870 adete çıkarmıştır. Bu verilere göre, ÇHC’nin mekiksiz dokuma tezgâhında dünya kurulu kapasitesinin %32,7’sini elinde bulundurduğu görülmektedir.
(4) Adı geçen dergide, 1997–2006 yılları arasında gerçekleştirilen mekikli ve mekiksiz dokuma tezgâhlarındaki toplam sevkiyat verilerine de yer verilmiştir. Buna göre ÇHC’ye 1997–2006 döneminde 311.235 adet mekiksiz dokuma tezgâhı, 88.236 adet de mekikli dokuma tezgâhı sevk edilmiştir. Bu dönemde mekiksiz ve mekikli dokuma tezgâhlarının dünya sevkiyatı içerisinde ÇHC’nin payı sırasıyla %57,2 ve %84,7 seviyesindedir.
ii) Önleme tabi ülkenin diğer ülke pazarlarındaki durumu
(1) ÇHC’nin en çok ihracat yaptığı ülkelerin başında, Birleşik Arap Emirlikleri, Hong Kong, Pakistan, İran, Brezilya ve Almanya gelmektedir. ÇHC’nin bu ülkelere yaptığı ihracatın genel ihracat rakamlarına paralel olarak önemli oranlarda arttığı görülmektedir. ÇHC’nin gerçekleştirdiği yatırımlarla kurulu kapasitesini önemli oranda artırdığı, artan kapasitesi doğrultusunda ihracat miktarını da önemli oranlarda yükseltmiş olduğu değerlendirilmektedir. Nitekim ITC verilerine göre ÇHC’nin 5407 GTP altında yer alan mensucat ihracatı 2002-2006 yılları arasında miktar bazında % 31 oranında artış göstermiştir.
iii) Esas soruşturmada tespit edilen damping marjları
(1) Esas soruşturma esnasında tespit edilen damping marjı, firmaların önlemin yürürlükten kalkması halindeki muhtemel davranışlarını yansıtacak önemli bir gösterge niteliği taşıdığından dikkate alınmıştır. Buna göre, esas soruşturma sırasında ÇHC’de yerleşik üretici-ihracatçı firmalar için tespit edilen damping marjı %70,44 ile önemli düzeydedir.
iv) Diğer ülkelerce uygulanmakta olan dampinge karşı önlemler
(1) 5407.52, 5407.54, 5407.61.30, 5407.61.90 ve 5407.69.90 GTP’leri için ÇHC’ye karşı AB tarafından 16/9/2005 tarihinden itibaren %14,1 ila %56,2 arasında değişen oranlarda dampinge karşı vergi uygulanmaktadır. Bu önlemler ÇHC’nin sadece ülkemize değil diğer ülkelere de dampingli ihracat yaptığını ortaya koymaktadır.
v) İşbirliğinin olmaması
(1) Soruşturma sırasında gönderilen soru formlarına cevap alınamamış olması, ÇHC’de yerleşik üretici/ihracatçı firmaların Türkiye’ye ihracat ilgisinin devam ettiği dikkate alındığında, önlemin yürürlükten kalkması halinde dampingli ihracatın devam etmesinin muhtemel olduğuna işaret etmektedir.
c) Tayland
i) Önleme tabi ülkede sektörün durumu
(1) Önleme tabi ülkedeki sektörün durumu ile ilgili olarak yapılan değerlendirmelerde, Tayland’dan işbirliğine gelen tek firma olan Thai Taffeta firmasının soru formuna verdiği yanıtlar ile uluslararası kaynaklardan elde edilen verilerden yararlanılmıştır.
(2) Thai Taffeta firmasının soru formuna verdiği yanıtlara göre Tayland bahse konu ürünlerde net ihracatçı konumundadır. Buna karşılık, yükselen hammadde fiyatları ile enerji maliyetlerine ek olarak, özellikle ÇHC başta olmak üzere, Vietnam ve Endonezya gibi ülkelerden kaynaklanan rekabetin artmasıyla ülkenin üretim miktarı düşmektedir. Firma verdiği yanıtta ham nitelikteki ürünlerde ÇHC ile rekabet etmenin mümkün olmadığını ifade etmektedir.
(3) Firma verileri incelendiğinde de gerek üretim kapasitesinin gerekse kapasite kullanım oranlarının 2004–2006 yılları arasında düştüğü gözlenmektedir. Firmanın stokları 2004–2005 arasında 28 kat artış göstermiş, 2006 yılında ise bir önceki yıla göre %45 oranında gerilemiştir. Buna karşılık 2006 yılındaki stok miktarı halen 2004 yılındaki seviyenin üzerinde seyretmektedir. Firmanın yatırımları üretim kapasitesindeki düşüşe rağmen sürmekte olup ayrıca firma yanıtında 2007 yılında yatırımların sürdürülmesinin planlandığını da ifade etmiştir.
(4) Textile Outlook International dergisinin Eylül-Ekim 2007 sayısında yer alan ve derginin ITMF’den derlediği dünya tekstil makineleri sevkıyatına ilişkin veriler incelendiğinde ise Tayland’ın mekiksiz dokuma tezgâhı sevkıyatında 2006 yılında dünyada onuncu sırada yer aldığı görülmektedir. Tayland bu dönemde yatırımlarını bir önceki yıla göre %80,7 oranında arttırmıştır. Yine aynı dergide yer alan mekiksiz dokuma tezgâhında kurulu kapasite verilerine bakıldığında ise Tayland’ın 2005 yılında 54.900 adet olan kurulu kapasitesini 2006 yılında %21,7 oranında arttırarak 66.800 adete çıkardığı ve dünyada kayıtlı kurulu kapasitenin %7,4’ünü elinde tuttuğu anlaşılmaktadır. Bu verilere göre Tayland’ın kurulu kapasitesi ile dünyada üçüncü sırada yer aldığı görülmektedir.
ii) Önleme tabi ülkenin diğer ülke pazarlarındaki durumu
(1) ITC verilerine göre Tayland’ın en çok ihracat yaptığı ülkelerin başında, ÇHC, ABD, Hong Kong, Vietnam ve Birleşik Arap Emirlikleri gelmektedir. Bahse konu ülkenin ikinci büyük pazarı olan ABD’ye yaptığı ihracatın 2002–2006 yılları arasında miktar bazında %6 gerilediği buna karşılık en büyük pazar konumundaki ÇHC’ye yapılan satışların %35 oranında arttığı görülmektedir. ÇHC’nin artan yatırımlarıyla giderek kendine yeterli hale gelmesi ve yurt dışında agresif bir ihracat politikası izlemesi göz önüne alındığında önümüzdeki dönemde Tayland’ın ihracat olanaklarının olumsuz etkilenmesinin kuvvetle muhtemel olduğu değerlendirilmektedir. Nitekim Tayland’ın toplam ihracatının 2002–2006 yılları arasında miktar bazında %3 oranında düştüğü görülmektedir. Soruşturma konusu ülkenin kurulu kapasitesinin büyüklüğü göz önüne alındığında yurt içinde artan rekabet ve ihracattaki az da olsa gerilemenin kapasite kullanım oranını düşürdüğü ve önlemin yürürlükten kalkması halinde Türkiye’ye yönlendirilebilecek bir atıl ihracat kapasitesinin bulunduğu düşünülmektedir.
iii) Esas soruşturmada tespit edilen damping marjları
(1) Esas soruşturma esnasında tespit edilen damping marjları, firmaların önlemin yürürlükten kalkması halindeki muhtemel davranışlarını en iyi biçimde yansıtacak önemli bir gösterge niteliği taşıdığından dikkate alınmıştır. Buna göre, esas soruşturma sırasında Taylandlı üretici-ihracatçı firmalar için tespit edilen damping marjları konulan vergi oranlarına eşit olacak şekilde %8,67 ila %30,93 arasında değişen önemli düzeylerdedir.
ç) Çin Tayvanı
i) Önleme tabi ülkede sektörün durumu
(1) Çin Tayvanı’nda yerleşik bulunan üretici-ihracatçı firmalar arasından kendilerine gönderilen soru formuna yanıt vererek işbirliğinde bulunan bir firma olmamıştır. Dolayısıyla önleme konu ülkedeki sentetik veya suni devamsız liflerden dokunmuş mensucatın üretim ve satış miktarı ile üretim kapasitesi hakkında birincil kaynaklardan veri elde edilememiştir.
(2) ITC verilerine göre, Çin Tayvanı’nın soruşturma konusu üründeki ihracat miktarı 2006 yılında 321.350 ton olarak gerçekleşmiştir. Çin Tayvanı’nın bahse konu ürün ihracatı 2002–2006 döneminde %8 oranında gerilemiş olsa da soruşturmaya konu ülke 2006 yılında gerçekleştirdiği ihracatla dünya sentetik filamentten mensucat ticaretinden %9,95 pay almış ve ilgili üründe dünyanın ÇHC’den sonra gelen en büyük tedarikçisi olmuştur. Tüm bu veriler Çin Tayvanı’nın çok büyük bir üretim kapasitesine sahip olduğuna ve ihracatında 2002–2006 yılları arasında görülen %8 oranındaki gerilemeyle beraber Türkiye’ye yönlendirebileceği fazla kapasitesinin bulunduğuna işaret etmektedir.
(3) Bahse konu ülkedeki üretim kapasitesine ilişkin değerlendirme yapabilmek amacıyla Textile Outlook International dergisinin Eylül-Ekim 2007 sayısında yer alan dünya tekstil makineleri sevkıyatına ilişkin veriler de incelenmiştir. Buna göre, 2006 yılında Çin Tayvanı tüm dünyada mekiksiz dokuma tezgâhlarının en çok sevk edildiği onüçüncü ülke konumundadır. Buna karşılık, 1997–2006 yılları arasındaki yatırımlara bakıldığında Çin Tayvanı’nın mekiksiz dokuma tezgâhlarında ÇHC’den sonra en büyük yatırımcı olduğu anlaşılmaktadır.
(4) Derginin ITMF’den derlediği verilere göre Çin Tayvanı’nın mekiksiz dokuma tezgâhında kurulu kapasitesi 2006 yılında 2005 yılına göre %4,8 oranında gerilemiş olsa da soruşturmaya konu ülke 2006 yılında dünyadaki en büyük beşinci üretim kapasitesini elinde tutmaya devam etmiştir. ITMF verilerine göre Çin Tayvanı, 30.020 adetlik mekiksiz dokuma tezgâhı sayısıyla dünya kurulu kapasitesinin %3,3’ünü elinde tutmaktadır.
ii) Önleme tabi ülkenin diğer ülke pazarlarındaki durumu
(1) Daha önce de ifade edildiği üzere Çin Tayvanı sentetik filamentten mensucatta 2006 yılında gerçekleştirdiği 321.350 tonluk ihracatı ile dünyanın en büyük ikinci tedarikçi ülkesi konumundadır. ITC verilerine göre Çin Tayvanı’nın ihracat yaptığı başlıca ülkeler ise sırasıyla Hong Kong, ÇHC, Vietnam, ABD ve Endonezya’dır.
(2) Çin Tayvanı’nın sentetik filamentten mensucat ihracatı miktar bazında 2002-2006 yılları arasında %8 oranında gerilemiştir. Her ne kadar başlıca pazarlara olan ihracatında artış yaşanmış olsa da genel ihracattaki gerileme ve özellikle ÇHC’nin ilgili üründeki yatırımları ve artan üretim kapasitesi göz önüne alındığında Çin Tayvanı’nda yerleşik üretici/ihracatçıların yurt dışında bir rekabet sorunu yaşadıkları düşünülmektedir.
iii) Esas soruşturmada tespit edilen damping marjları
(1) Esas soruşturma esnasında tespit edilen damping marjları, firmaların önlemin yürürlükten kalkması halindeki muhtemel davranışlarını yansıtacak önemli bir gösterge niteliği taşıdığından dikkate alınmıştır. Buna göre, esas soruşturma sırasında Çin Tayvanı’nda yerleşik üretici-ihracatçı firmalar için tespit edilen damping marjları %13,91 ila %30,84 arasında değişen önemli düzeylerdedir.
iv) İşbirliğinin olmaması
(1) Soruşturma sırasında gönderilen soru formlarına cevap alınamamış olması, Çin Tayvanı’nda yerleşik üretici/ihracatçı firmaların Türkiye’ye ihracat ilgisinin devam ettiği dikkate alındığında, önlemin yürürlükten kalkması halinde dampingli ihracatın devam etmesinin muhtemel olduğuna işaret etmektedir.
d) Malezya
i) Önleme tabi ülkede sektörün durumu
(1) Önleme tabi ülkedeki sektörün durumu ile ilgili olarak yapılan değerlendirmelerde, Malezya’dan işbirliğine gelen tek firma olan Hualon firmasının soru formuna verdiği yanıtlar ile uluslararası kaynaklardan elde edilen verilerden yararlanılmıştır.
(2) Hualon firmasının soru formuna verdiği yanıtlar incelendiğinde, firmanın Malezya’da ilgili ürünü üreten sektörün genel durumuna ilişkin bilgi vermediği görülmektedir. Buna karşılık firma mevcut durumun önümüzdeki dönemde de devam edeceğini, dış piyasada ise ÇHC’ye yapılan satışların artacağının öngörüldüğünü ifade etmiştir. Buna gerekçe olarak da ÇHC’de hazır giyim sektöründe artan yatırımlar gösterilmiştir.
(3) Firmanın soru formunda yaptığı bu değerlendirmelerin müspet bir temele dayanmadığı düşünülmektedir. Zira ÇHC’de soruşturma konusu ürün üretiminde de çok ciddi bir yatırım söz konusudur ve bu yatırımlara paralel olarak ÇHC’nin ilgili üründeki ithalat artış hızı da düşmektedir. Nitekim ÇHC bahse konu üründe net ihracatçı konumundadır ve 2002–2006 arasında ihracat artış hızı %31 iken ithalat artış hızı ise %6 olarak gerçekleşmiştir. Dolayısıyla ÇHC’nin önümüzdeki dönemde diğer tedarikçi ülkeler için ciddi bir rekabet sorunu yaratabileceği düşünülmektedir.
(4) Hualon firması nihai bildirime verdiği yanıtta, kendisinin incelemeye konu üründe Malezya’daki tek ihracatçı ve tek büyük ölçekli üretici olması nedeniyle bahse konu ülkedeki diğer üreticiler hakkında söz etmeye gerek olmadığını ifade etmiştir. Buna karşılık nihai bildirimde yer alan Malezya’daki sektörün durumuna ilişkin değerlendirmelerle ilgili olarak herhangi bir itirazda bulunmamıştır.
(5) Firmanın soru formuna yanıtlarında soruşturma konusu ürünün satışına ilişkin olarak sunduğu veriler incelendiğinde de 2006 yılında Türkiye’ye yapılan satışların soruşturma konusu ürünün toplam cirosu içerisinde önemli bir yer tuttuğu (%30), Türkiye’nin miktar bazında da en önemli pazar konumunda olduğu anlaşılmaktadır (%29,4). İlgili firmanın 2006 yılında yurt içi satışlarının toplam satışlarına oranı ise sadece %9,7’dir.
(6) Bahse konu ülkedeki üretim kapasitesine ilişkin değerlendirme yapabilmek amacıyla Textile Outlook International dergisinin Eylül-Ekim 2007 sayısında yer alan çeşitli ülkelere ait kurulu mekiksiz dokuma tezgâhı kapasitesi verileri incelenmiştir. Buna göre Malezya’nın kurulu kapasitesi 2006 yılında bir önceki yıla göre değişmemiş ve 4000 adet olarak gerçekleşmiştir. Bununla beraber, 2004–2006 yılları arasında Malezya’nın sentetik filamentten mensucat ihracatının %3 oranında gerilediği, ithalatının ise %26 oranında arttığı göz önüne alındığında, atıl kapasitenin arttığı düşünülmektedir. Nitekim Hualon firması da yanıtında 2004 yılında %80 olan kapasite kullanım oranının 2006 yılında %71’e gerilediğini ifade etmiştir.
ii) Önleme tabi ülkenin diğer ülke pazarlarındaki durumu
(1) ITC verilerine göre Malezya’nın ihracat yaptığı başlıca ülkeler sırasıyla Türkiye, Hong Kong, Singapur, Filipinler ve İtalya’dır. Toplam ihracat verileri incelendiğinde 2004–2006 yılları arasında ihracatın %3 oranında gerilediği görülmektedir. Bu durum, sektörün kapasite kullanım oranının da düştüğüne işaret etmektedir.
iii) Esas soruşturmada tespit edilen damping marjları
(1) Esas soruşturma esnasında tespit edilen damping marjları, firmaların önlemin yürürlükten kalkması halindeki muhtemel davranışlarını yansıtacak önemli bir gösterge niteliği taşıdığından dikkate alınmıştır. Buna göre, esas soruşturma sırasında tespit edilen damping marjları Hualon firması için %3,23, Malezyalı diğer üretici-ihracatçı firmalar için ise %15,93’tür.
(2) Hualon firması nihai bildirime ilişkin yanıtında, soruşturmanın açılmasını müteakip kendisine gönderilen soru formuna işbirliğinde bulunarak gerektiği gibi yanıt verdiğini, buna karşılık kendisi için bireysel damping marjı hesaplanmadığını, halen Türkiye’ye gerçekleştirdiği ihracatta damping yapmadığını öne sürerek bu tutumun adil olmadığını ifade etmiştir.
(3) Bununla beraber, yürütülen soruşturma bir nihai gözden geçirme soruşturması olduğundan önlemin kalkması durumunda dampingin devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı hususu değerlendirilmektedir. Yönetmeliğin 41 inci maddesi kapsamında bu soruşturmada damping marjı hesaplanmasına gerek görülmemiştir.