(1) Önleme konu ülkelerin PVC-S için ihracat ile fiyatlandırma politikalarının değerlendirilmesi amacıyla söz konusu ülkelerin dünya ticaretindeki yerleri, en büyük ihraç pazarlarının gelişimi ve toplam ihracatlarının içinde Türkiye’nin payı ile ilgili ihraç fiyatları 2004-2007 yılları için incelenmiştir. Söz konusu inceleme PVC geneli için yapılmış olup PVC-S için gösterge niteliği taşıdığı değerlendirilmiştir.
a) Önleme tabi ülkelerin dünya ihracatı içerisindeki payı
(1) Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC- International Trade Center) verilerine göre söz konusu dönem için dünya PVC ihracatı miktar bazında %18 artış göstermiştir. Önleme konu ülkelere bakıldığında ise, ABD’nin, 2004 yılında 665,4 bin ton ile toplam dünya PVC ihracatının %8’ini, 2005 yılında 645,2 bin ton ile yine %8’ini, 2006 yılında 816,9 bin ton ile %9’unu, 2007 yılında ise 1,02 milyon ton ile %11’ini gerçekleştirdiği ve toplam dünya PVC ihracatında birinci sırada yer aldığı görülmüştür. Almanya ise 2004 yılında 957,3 bin ton ile toplam dünya ihracatının %12’sini, 2005’te 949,9 bin ton ile %11’ini, 2006’da kısmen azalarak 826,9 bin ton ile %9’unu, 2007’de ise 843,1 bin ton ile yine %9’unu gerçekleştirmiş ve dördüncü sırada yer almıştır. Romanya 2004 yılında 191 bin ton ile toplam ihracatın %2’sini yaparken incelenen diğer dönemlerde ihracatı aynı seviyeyi koruyarak genel ihracat artışı oranında artış göstermiştir. Son olarak İtalya, 2004 yılında 89 bin ton ile toplam ihracatın %1’ini gerçekleştirmişken benzer şekilde genel ihracat artışı ile birlikte %1 seviyesini korumuştur.
(2) Diğer taraftan, 2004 yılında ortalama PVC FOB ihraç fiyatı 0,893 ABD Doları/Kg iken bu fiyat sürekli artarak 2007 yılında 1,065 seviyesine ulaşmıştır. ABD’nin ortalama fiyatları ise 2004 yılında 0,958 ABD Doları/Kg iken benzer şekilde artarak 2007 yılında 1,088 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir. Almanya’dan yapılan ihracatın fiyatları 2004’te 0,957 ABD Doları/Kg iken yine sürekli artarak 2007’de 1,274 ABD Doları/Kg; Romanya’nın ihraç fiyatları ise 2004’te 0,816 iken 2005 yılında bir düşüş yaşansa da 2007 yılına kadar artış göstererek 1,071 ABD Doları/Kg; son olarak İtalya’nın ihraç fiyatları 2004 yılında 0,968 ABD Doları/Kg iken benzer seviyede artarak 2007 yılında 1,218 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir.
b) Önleme tabi ülkelerin belirli ülke pazarlarındaki durumu ve ortalama ihraç fiyatları
(1) Soruşturmaya konu ülkelerin ihracat eğilimlerini ülke bazında incelemek amacıyla söz konusu ülkelerin en büyük ihraç pazarlarında meydana gelen gelişmeler 2004-2007 yıllarını kapsayan dönem için değerlendirilmiştir.
(2) Buna göre, ABD menşeli PVC’nin en büyük ihraç pazarını 2007 yılında %36’lık pay ile Kanada oluşturmaktadır. Daha sonra ise %6 ile Mısır, %5 ile Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) gelmektedir. 2004 yılında ABD’nin toplam ihracatı içerisinde Kanada’nın payı %41 iken 2005’te %46’ya çıkmış, 2006’da %42’ye, 2007’de ise %36’ya gerilemiştir. ABD’nin Mısır’a olan ihracatının payı ise 2004 yılında %3 iken 2006 yılında %5, 2007 yılında ise %6 olarak gerçekleşmiştir. ABD’nin ÇHC’ye yaptığı ihracat ise 2004 yılında toplam ihracatının %16’sını oluştururken aynı dönemde azalarak sırasıyla %14, %11 ve %5 olarak gerçekleşmiştir.
(3) Söz konusu ülke pazarlarında gerçekleşen fiyatlara bakıldığında ise 2004 yılında Kanada’ya yapılan ihracatın FOB değeri 0,894 ABD Doları/Kg iken petrol fiyatlarında meydana gelen artış nedeniyle sürekli artarak 2006 yılına kadar sırasıyla 1,068 ABD Doları/Kg, 1,124 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiş, 2007 yılında ise düşerek 1,038 ABD Doları/Kg olmuştur. ÇHC’ye yapılan ihracatın fiyatları ise 2004 yılında 0,898 ABD Doları/Kg iken 2005’te 0,831 ABD Doları/Kg, 2006’da 0,837 ABD Doları/Kg, 2007’de ise 1,069 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir.
(4) Almanya’nın en büyük ihraç pazarlarını yine Avrupa ülkeleri oluşturmaktadır. Söz konusu ülkeler İtalya, Polonya ve Fransa olarak tespit edilmiştir. Almanya’nın toplam PVC ihracatı içerisinde İtalya’nın payı 2004 yılında %16 iken 2005’te de aynı seviyede kalmış ancak 2006 ve 2007 yılında %13’e gerilemiştir. Polonya pazarının payı ise 2004 yılında %9 iken, 2005’te de aynı seviyede kalmış, 2006’da ise %14’e çıkmış, 2007’de %13 olarak gerçekleşmiştir. Fransa’nın payı da benzer şekilde 2004’te %8 iken sürekli artarak 2007’de %12 olarak gerçekleşmiştir.
(5) Söz konusu ülke piyasalarına yapılan ihracatın FOB fiyatlarına bakıldığında ise Almanya’dan İtalya’ya yapılan ihracatın fiyatının 2004’te 0,976 ABD Doları/Kg iken 2007’de 1,343 ABD Doları/Kg’ye çıktığı görülmüştür. Polonya’ya yapılan ihracatın ortalama birim fiyatları benzer şekilde artış göstererek 2004 yılında 0,930 ABD Doları/Kg iken 2007 yılında 1,217 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir. Benzer şekilde Fransa’ya yapılan ihracatın ortalama birim fiyatları 2004’te 1,074 ABD Doları/Kg iken artarak 2007 yılında 1,317 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir.
(6) Diğer taraftan, İtalya’da yerleşik PVC üretici/ihracatçı firmaların en büyük ihraç pazarlarını birinci sırada yer alan Türkiye ile Fransa ve ABD oluşturmaktadır. Söz konusu ülkenin Türkiye’ye ihracatı daha sonra değerlendirilecek olup Fransa’ya olan ihracatı 2004 yılında %4 iken, 2006 yılına kadar aynı seviyeyi korumuş ancak 2007 yılında artarak %16 olarak gerçekleşmiştir. ABD’ye yapılan ihracat ise 2004 yılında toplam ihracatın %2’sini oluştururken 2007 yılında artarak %6’sını oluşturmuştur.
(7) İtalya’nın söz konusu ülkelere yaptığı ihracatın ortalama fiyatlarına bakıldığında ise 2004 yılında Fransa için 1,163 ABD Doları/Kg iken 2007 yılında 1,198 ABD Doları/Kg olarak gerçekleştiği görülmüştür. ABD’ye yapılan ihracatın ortalama fiyatları ise 2004 yılında 1,426 iken 2007’de 1,438 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir.
(8) Son olarak Romanya’nın en büyük ihraç pazarını yine Türkiye oluşturmakta olup, Türkiye’ye ilişkin veriler daha sonra incelenecektir. Türkiye’den sonra ise ihraç pazarlarını Bulgaristan ve İtalya oluşturmaktadır. 2004 yılında Bulgaristan’ın payı %4 iken 2005’te %26’ya çıkmış, 2006’da %9, 2007’de ise %14 olmuştur. İtalya’ya yapılan ihracatın payı ise 2004 yılında %11 iken 2005 ve 2006 yılında düşmüş, 2007’de ise %22 olarak gerçekleşmiştir.
(9) Romanya’nın söz konusu pazarlara ihracatında oluşan fiyatlar ise Bulgaristan için 2004 yılında 0,920 ABD Doları/Kg iken artarak 2007 yılında 1,023 ABD Doları/Kg, İtalya’ya yapılan ihracatın ortalama birim fiyatları ise 2004 yılında 0,825 ABD Doları/Kg iken 2007 yılında 1,062 olarak gerçekleşmiştir.
(10) Sonuç olarak, ABD’nin en büyük ihraç pazarlarını yine Kuzey Amerika’nın oluşturduğu, Avrupa ülkelerinin de benzer şekilde en büyük ihraç pazarlarını yine Avrupa ülkelerinin oluşturduğu, bu nedenle önleme konu ülkelerin kendi iç piyasalarının yanında ihraç pazarlarının da yaşanan küresel finans krizi nedeniyle 2008’in ikinci yarısından sonra önemli ölçüde daraldığı ve bu daralmanın 2009 yılında devam edeceği, söz konusu talep daralması nedeniyle önleme konu ülkelerde yerleşik ihracatçıların biriken stoklarını azaltmak amacıyla hem geleneksel olarak ihracat yaptıkları piyasalarda hem de üçüncü ülke piyasalarında dampingli fiyatlarla rekabet eğilimine girmelerinin muhtemel olduğu değerlendirilmiştir.
c) Önleme tabi ülkelerin Türkiye pazarındaki durumu ve ortalama ihraç fiyatları
(1) Söz konusu ülkelerin 2004-2007 dönemi itibariyle gerçekleştirdikleri toplam ihracat içerisinde Türkiye’nin payına bakıldığında; 2004 ve 2005 yıllarında Türkiye’nin ABD’nin toplam ihracatı içerisindeki payı %1-2 seviyesindeyken 2006 ve 2007 yılında %5’e çıkarak dördüncü sırada yer aldığı görülmüştür. Aynı dönemde Almanya’nın toplam ihracatı içerisinde 2004-2007 yıllarını kapsayan dönemdeki payı %3-5 seviyesinde değişerek yedinci sırada yer aldığı belirlenmiştir. İtalya’nın ise toplam ihracatı içerisinde en büyük paya sahip olduğu, 2004 ve 2005’te payı %27 iken 2006’da %14’e gerilediği ancak 2007’de %24’e çıktığı belirlenmiştir. Son olarak Romanya’nın toplam ihracatında yine en büyük paya sahip olarak 2004’te %55, 2005’te %57, 2006’da %52 olarak gerçekleştiği, 2007’de ise %27’ye gerilediği ancak yine en büyük pazar olmaya devam ettiği belirlenmiştir.
(2) ABD’nin Türkiye’ye ihracatında oluşan ortalama birim fiyatlara bakıldığında, 2004 yılında 0,94 ABD Doları/Kg, 2005’te 0,80 ABD Doları/Kg, 2006’da 0,73 ve 2007’de 1,041 ABD Doları/Kg olarak gerçekleştiği görülmüş olup söz konusu ülkenin Türkiye’ye gerçekleştirdiği ihracatın birim fiyatlarının ortalama birim fiyatlarından daha düşük olduğu görülmektedir.
(3) Almanya’nın Türkiye’ye ihracatının ortalama fiyatlarının ise sırasıyla 0,90 ABD Doları/Kg, 0,86 ABD Doları/Kg, 0,94 ABD Doları/Kg ve 1,046 ABD Doları/Kg olarak gerçekleştiği görülmüştür. Benzer şekilde Almanya’nın Türkiye’ye ihracatının ortalama fiyatlarının ortalama ihraç fiyatlarından önemli ölçüde düşük olduğu anlaşılmaktadır.
(4) İtalya’nın Türkiye’ye ihracatının fiyatlarının ise 0,85 ABD Doları/Kg, 0,81 ABD Doları/Kg ve 0,95 ABD Doları/Kg ve 1,048 ABD Doları/Kg seviyesinde gerçekleştiği ve benzer şekilde söz konusu ülkenin Türkiye’ye gerçekleştirdiği ihracatın ortalama birim fiyatlarının toplam ihracatının ortalama birim fiyatlarının tüm yıllar için altında kaldığı görülmektedir.
(5) Son olarak, Romanya’nın Türkiye’ye ihracatının ortalama fiyatları sırasıyla 0,81 ABD Doları/Kg, 0,76 ABD Doları/Kg, 0,83 ABD Doları/Kg ve 1,02 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiş ve ortalama ihraç fiyatları toplam ihracatının ortalama fiyatlarının altında kalmıştır.
ç) Önleme konu ülkelerde kapasite fazlası ve fiyatlara etkisi
(1) Önleme tabi ülkelerde sektörün durumu, dampingli ihracat üzerine muhtemel etkilerinin değerlendirilmesi amacıyla incelenmiştir. Bununla birlikte şikayete konu ülkelerdeki mevcut PVC-S üretim kapasiteleri incelenmiştir. Söz konusu incelemede ABD’de faaliyet gösterdiği bilinen 10 firma ile mevcut kapasite toplamlarının 7,26 milyon ton olduğu ve ilerleyen yıllarda bazı firmaların toplamda 680 bin ton kapasite artırımına gitmeyi planladığı belirlenmiştir. Almanya’nın ise bilinen 4 firma ile mevcut kapasitesinin 2,1 milyon ton olduğu ve iki firmanın kapasite artırımına gitmeyi planladığı ve en büyük kapasiteye sahip firmanın %90 kapasite kullanım oranına sahip olduğu belirlenmiştir. Diğer taraftan, İtalya’da faaliyet gösterdiği bilinen bir firmanın mevcut kapasitesinin 415 bin ton olduğu ve ortalama %80 kapasite ile çalıştığı tespit edilmiştir. Romanya’da ise PVC üretimi gerçekleştirdiği bilinen bir firmanın üretim kapasitesinin 300 bin ton olduğu belirlenmiştir. Söz konusu veriler ABD, Almanya ve İtalya’nın mevcut kapasitelerinin Türkiye ile karşılaştırılamayacak düzeyde olduğunu, Romanya’nın kapasitesinin ise diğer ülkelere göre daha düşük olmasına karşın Türkiye üretim kapasitesinin iki katını oluşturduğu belirlenmiştir. Bu durum ise küresel finans krizi nedeniyle talep daralması gerçekleşen söz konusu piyasalarda kapasite fazlasının oluştuğuna işaret etmekte olup, söz konusu fazlanın Türkiye ile birlikte üçüncü ülke piyasalarına dampingli ihracat olarak artan bir şekilde yönelmesinin muhtemel olduğu değerlendirilmiştir.
d) Talebin fiyatlar üzerine etkisi
(1) PVC sektöründe tüketim önemli ölçüde inşaat sektörünün büyüme oranına bağlı olup, inşaat sektöründeki büyümenin ise ülkelerin gayrı safi yurtiçi hasılası büyüme oranına benzer eğilim gösterdiği tespit edilmiştir. 2008 yılının ilk yarısında ABD ve Avrupa piyasalarında yaşanan durgunluk özellikle Uzak Doğu ve Orta Doğu ülkelerindeki canlı talep ile dengelenirken 2008 yılının ikinci yarısından sonra krizin uluslararası likidite sıkıntısı yaratması sebebiyle talep durgunluğu tüm dünyada yaşanmaya başlamıştır. IMF’nin revize edilmiş son raporuna göre 2008 için büyüme oranları ABD için %0,9, Almanya için %1,3, İtalya için (-)%1, Romanya için ise %7,1 seviyesinde olarak açıklanmıştır. 2009 için yapılan son tahminler ise ABD için (-)%2,8, Almanya için (-)%5,6, İtalya için (-) 4,4, Romanya için (-)%4,1 seviyesinde olup 2014 yılında söz konusu ülkeler için büyüme oranlarının sırasıyla %2,4, %2,2, %1,9 ve %4,1 olacağı tahmin edilmektedir.
(2) Öte yandan Chemsystems (2008) tarafından yayımlanan bir raporda, Kuzey Amerika PVC iç piyasa talebinin 2005 yılında 7,1 milyon ton olarak gerçekleştiği, yapılan tahminlere göre 2009 yılına kadar söz konusu piyasada %11’lik daralma oluşacağı; Batı Avrupa piyasasının 2005 yılında 5,9 milyon ton olan tüketimin 2009 yılına kadar %1 büyüyeceği, Doğu Avrupa’da ise 2005 yılında 706 bin ton olan iç piyasa talebinin 2009 yılına kadar %78 büyüyeceği belirtilmektedir.
(3) Soruşturmaya konu ABD ve Batı Avrupa piyasalarında talep daralması yoğun olarak hissedilmekle birlikte yukarıda da belirtildiği üzere söz konusu ülkelerin en büyük ihraç pazarlarını yine Kuzey Amerika ve Avrupa piyasaları oluşturması nedeniyle bu ülkelerde yerleşik üretici/ihracatçı firmaların kendi pazarlarındaki azalan talebi ikame amacıyla üçüncü ülke piyasalarına düşük fiyatlı satış politikası izleyerek ihracat gerçekleştirmelerinin muhtemel olduğu değerlendirilmektedir.