(1) EQUATE firmasının 22.01.2010 tarihli nihai bildirime ilişkin görüşünde, CHEMSYSTEMS tarafından hazırlanan veriler yerine yine aynı alanda faaliyet gösteren JACOBS veya CMAI firmaları tarafından hazırlanan veriler esas alınarak damping marjlarının hesaplanması istenmiş, kendileri tarafından bu firmaların verileri ile CHEMSYSTEMS verileri karşılaştırılarak damping marjı hesaplamalarının yanlış olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır; ancak, otorite tarafından yapılan hesaplamalarda CHEMSYSTEMS’e ait Etilen Glikol içindeki Etilen maliyetleri kullanılarak damping marjı hesaplanırken, iddia makamı tarafından JACOBs ve CMAI‘ye ait Etilen Glikol maliyetleri (Etilen maliyeti olması gerekirken) kullanılarak hesaplama yapılmış, dolayısı ile iddia makamı tarafından yapılan hesaplamaların verdiği sonuç ile otorite tarafından yapılan hesaplamaların sonucu karşılaştırılabilir olmamıştır. İddia makamı, Etilen Glikol maliyeti hesaplarken ham madde maliyeti olarak Etilen Glikol maliyeti alarak yanlış maliyet hesaplamalarında bulunmuştur. Ayrıca, Etilen ve Etilen Glikol fiyat ve maliyetleri birbirleriyle paralellik arz etmeyip (JACOBS Raporu, Ocak 2010, sf 18, 19 ve 27), Etilen Glikol maliyeti hesabında ham madde maliyeti olarak Etilen Glikolun kullanılmasının toplam maliyeti arttırabileceği gibi düşürebileceği de belirlenmiştir. Dolayısı ile bu minvalde yapılabilecek, maliyetlerde Etilen Glikol kullanılarak hesaplanan normal değerin Etilen kullanılarak hesaplanacak normal değerden her halükarda yüksek çıkacağı ve etilen glikol kullanıldığı halde normal değerin ihracat fiyatının altında kaldığı çıkarımı yanlış olacaktır.
(2) EQUATE firması, hesaplamalarda neden CHEMSYSTEMS verilerinin alındığını anlayamadığını ve CHEMSYSTEMS tarafından hazırlanan verilerin doğruları yansıtmayıp sorgulanması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, yapılan incelemelerde bahse konu firmanın hammadde alımı için Petrochemical Industries Company (PIC) ile yaptığı anlaşmada da hammade maliyetinin belirlenmesi için CHEMSYSTEMS verilerine başvurulduğu tespit edilmiştir. Dolayısı ile firmanın kendi hammadde fiyatlarının hesaplanmasında verilerini doğru kabul ettiği bir firmayı, bu aşamada verileri yanlış bir firma olarak belirtmeye çalışması makul görülmemiştir. Ayrıca, firma tarafından alternatif veri kaynaklarından biri olarak gösterilen CMAI firmasının verileri (Issue No.267, Sf.A1) esas alındığında da Etilen Glikol Maliyeti hesabına girecek Etilen maliyetinin 1.049,1 ABD Doları (1.102*0,647*1,47134) olduğu ve CHEMSYSTEMS tarafından verilen 1.049,8 ABD Dolarlık maliyetle hemen hemen eşit düzeyde bulunduğu; dolayısı ile bu sektörde verilerine en çok başvurulan iki firmanın verileri arasında bir tutarlılığın mevcut olduğu görülmüştür.
(3) EQUATE firması, Türkiye’ye gerçekleşen ihracat satışlarının MEGlobal adındaki dağıtıcı firma yoluyla gerçekleştiğini ve bu hizmeti karşılığında firmaya ücret ödendiğini; dolayısı ile, ihracat fiyatında gerekli düzeltmelerin yapılmasını talep etmiştir. Ancak, otorite hesaplamalarda bu ücreti göz önünde bulundurmayarak firma lehine bir uygulamaya gitmiştir. Aksi takdirde, ihracat fiyatlarından bu dağıtım ücretleri düşülmek suretiyle firma için daha düşük bir fabrika çıkış ihracat fiyatı hesaplanacak, dolayısı ile normal değer ile ihracat fiyatı arasındaki makas açılacaktır. Bu hesaplamanın firma için eskisinden daha yüksek bir damping marjı ile sonuçlanacağı aşikardır.
(4) Bazı firmalar tarafından, hesaplamalarda neden etilen için CHEMSYSTEMS, CMAI veya JACOBS’un soruşturma konusu firmaların bulunduğu Orta Doğu Bölgesine ait verilerinin kullanılmadığı sorulmuştur. Daha öncede belirtildiği gibi, Etilen’in temel hammaddesi olan Etan’ın soruşturma konusu ülkelerdeki maliyetinin piyasa şartlarında oluşmadığı ve yukarıdaki firmalar tarafından bu bölge için yapılan belirlemelerde de bu fiyatların kullanıldığı görülmüştür. Örneğin, CMAI tarafından S. Arabistan baz alınarak Orta Doğu Bölgesi için yapılan çeyrek dönemler itibariyle Etilen maliyeti hesaplarında hammadde maliyeti sıfır alınmaktadır (CMAI Ref: SL-003560, sf. 17-20). Aynı raporun, tüm 2008 yılı için yaptığı Etilen maliyeti belirlemelerinde ise Etan fiyatı her ne kadar 37$/Ton alınsa da, bu bile CMAI tarafından hazırlanan bir başka raporda (Issue No.267, sf.A3) Batı Avrupa için verilen 460,5 €/Ton (678 US$/Ton) Etan fiyatı yanında ihmal edilebilir bir rakamdır. (EQUATE firması tarafından Kuveyt için verilen Etan fiyatı 159,44 $/Ton olup, bu fiyatta Batı Avrupa için verilen fiyatla mukayese edilemeyecek derecede düşüktür.) Ayrıca, bir başka etan üreticisi olan Kanada’ya ilişkin hesaplanan Etan fiyatı ortalama 7,49 $/MMBTU (www.energy.alberta.ca/xdata/gas/refprice) iken S. Arabistan için verilen 0,75 $/MMBTU fiyat yine Kanada fiyatı yanında ihmal edilebilecek bir rakamdır. Ayrıca, S.Arabistan’ın Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) katılım protokolünün (WT/ACC/SAU/61) “Fiyatlama Politikaları” başlıklı 26. maddesinde Ek-A’da yer alan malların fiyatlarının devlet tarafından düzenlendiği belirtilmektedir. Ek-A’da yer alan “Fiyat Düzenlenmesine Tabi Mallar” (Goods Subject to Price Regulation) arasında ise 7. ve 9. sıralarda MEG üretiminde kullanılan hammaddeler sayılmaktadır. Netice itibariyle Katılım Protokolü, MEG üretiminde kullanılan hammaddelerin fiyatlarının arz-talep dengesi veya pazar koşulları tarafından değil devlet tarafından gözetilen başka çıkarlar çerçevesinde devlet tarafından şekillendirildiğini göstermektedir. Kuveyt’te yerleşik hiçbir üretici MEG’e ilişkin hammaddelerin ihracat ve ithalatını Kuveyt’teki bu hammaddelerin tek üreticisi olan devlet şirketi Kuwait Petroleum Corporation’dan izin almadan gerçekleştirememektedir; dolayısı ile, Kuveyt’te bu hammaddelerin fiyatının piyasadaki arz-talep koşulları tarafından belirlendiğini söylemek mümkün değildir. Bu veriler ışığında, soruşturma konusu ürünün temel hammaddesi olan etanın S.Arabistan ve Kuveyt’te gözlemlenen fiyatlarının arz-talep koşullarını yansıtmayan düzenlenmiş fiyatlar olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
(5) SABIC firması, ihraç fiyatı ile normal değer arasında adil bir karşılaştırma yapılmadığını, adil bir karşılaştırma yapılmasını teminen iç satışlara ilişkin kredi ve ülke içi transfer maliyetleri düşülmüş normal değerin ihracat fiyatları ile karşılaştırılması gerektiğini belirtmiştir. Otorite adil bir karşılaştırma yapılması için ihraç fiyatı ve normal değeri aynı ticari aşamada almış, bu aşamada her iki kalemde yukarıda düşülmesi talep edilen unsurları içermiştir. Dolayısı ile, yapılan karşılaştırma adil olup firma tarafından talep edilen düzeltme yerinde görülmemiştir. Firma, ithalat sonrası maliyetler için kullanılan %3’lük ilave maliyetin yetersiz olduğunu belirtmiştir; ancak, bu ilave maliyet herhangi bir ithalatçının değil toplam ve soruşturma konusu ülkelerden ithalat itibariyle en fazla ithalatı gerçekleştiren ADVANSA firmadan alınan veriler doğrultusunda belirlenmiştir. Dolayısı ile bu maliyetin doğruluğu konusunda SABIC firmasından gelen talepler uygun görülmemiştir. Ayrıca, DOMSUM dosyasında üretim maliyetinin %0,4’ü oranında hesaplanan ayarlama ancak kar marjı olarak yine aynı dosyada hesaplanan üretim maliyetinin %22,2’si olan oran esas alındığı takdirde yapılacak ayarlamadır; ancak, marj hesaplamalarında firma lehine olarak bu %22,2’lik yüksek kar marjı yerine %2,8’lik çok daha düşük bir kar marjı oranı kullanılmış, dolayısı ile %22,2’lik kar marjında yapılacak %0,4’lük ayarlamaya gerek kalmamıştır.
(6) İşbirliğinde bulunan iki üretici/ihracatçı firma tarafından da, yerli üretim dalı iç satışlarındaki düşüşün ve pazar kaybının önemli bir sebebinin, yerli üretim dalının satışlarını ihracata yönlendirmesinden kaynaklandığı iddia edilmektedir. Ancak, yapılan incelemede her ne kadar yerli üretim dalı için hesaplanan yurtdışı satış endeksindeki rakamlar büyük oranlı bir artışa (100’den 971’e) işaret etse de aslında miktarsal olarak satışlar yalnızca ihmal edilebilir bir seviyeden daha makul bir seviyeye çıkmıştır. Ayrıca, yurtdışı satışlarındaki bu artış firmanın gönüllü bir şekilde dış pazara yönelmesinden değil, iç pazarda dampingli ithalat dolayısı ile karşılaştığı pazar daralmasını yurtdışı satışlarla bir nebze de olsa telafi etme çabasından kaynaklanmıştır.
(7) İlgili taraflarca dile getirilen bir başka husus, Anti-Damping Anlaşması Madde 2.2.1.1 gereğince, damping hesaplamalarında ilgili Maddedeki şartlar sağlandığı sürece firmaların sadece kendi verilerinin kullanılması gerekliliğidir. Madde 2.2.1.1’de aranan şartlardan biri firmanın tuttuğu kayıtların, soruşturma konusu ürünün üretimine ilişkin maliyetleri makul bir şekilde yansıtmasıdır. Anlaşmada kullanılan ifade “gerçek” (actual) değil “makul” (reasonable) ifadesidir, dolayısı ile her ne kadar üretici/ihracatçı firma gerçek maliyetlerini kayıtlarında yansıtmış olsa da bu yansıtılan maliyetlerden hammaddeye ilişkin olanı “makul” (reasonable) bulunmadığından dolayı, hammadde maliyetleri için firma kayıtlarındakinden farklı rakamlar kullanılmıştır.
(8) Nihai olarak, bazı ilgili taraflarca yerli üretim dalında zararın oluşmadığı; bir zarar varsa bile bu zararın dampingli ithalattan kaynaklanmadığı iddia edilmiştir. Zararın oluşmadığına ilişkin, endekslenmiş zarar göstergelerindeki direkt işçi sayısı ve ihracattaki artış örnek verilmiştir. Bilindiği üzere yapılan zarar değerlendirmesinde sadece bu iki faktör değil 4 üncü kısımda geçen birçok faktör değerlendirilmiştir. Varılan zarar yargısı ise bu zarar faktörlerinin hepsinin birden göz önünde bulundurulması sonucu ortaya çıkmıştır. Zarar göstergelerine ilişkin kısımda da görüldüğü üzere, incelenen zarar dönemi boyunca, yerli üretim dalının üretimi, yurt içi satışları, pazar payı, kapasite kullanım oranı ve karlılığı ile 3. ülkelerden gerçekleşen ithalat düşüş gösterirken, dampingli ithalatta ciddi artışlar gözlemlenmiş ve bu ithalat, fiyatları itibariyle, yerli üretim dalı fiyatlarını baskılamıştır. Yerli üretim dalının göstergeleri zararın varlığını ortaya koyarken ve bu göstergelerin gelişimi ile dampingli ithalatın gelişimi arasındaki paralellik illiyet bağı tesisini gerçekleştirmiştir.