(1) Poliester tekstüre ipliklerin dünyadaki üretim kapasitesi ve önleme konu ülkelerdeki durumu değerlendirilmiştir. Poliester tekstüre ipliklerin iki ön aşaması olan poliester filaman iplik üretiminin toplam sentetik iplik hammaddesinin üretiminin %49’unu oluşturduğu, filaman iplik üretiminin dünyada 2005-2013 yılları arasında %93 artış gösterdiği, incelenen 2010-2013 döneminde ise bu artışın %28 mertebesinde olduğu tespit edilmiştir. 2013 yılı itibariyle dünyanın en büyük 10 filaman iplik üreticilerinden 7’sinin ÇHC’de, birinin Endonezya’da ve birinin Malezya’da bulunduğu belirlenmiştir. İncelenen 2010-2013 yılları arasında ise ÇHC’de yerleşik firmaların üretimleri iki katına yakın artış gösterirken Avrupa ve Amerika kıtalarında poliester filaman iplik üretimi son 10 yılda durağan seyretmiştir (European Man-Made Fibers Association, 2013).
(2) İleriye dönük olarak ise, poliester filaman iplik üretiminin önümüzdeki 10 yıllık dönemde yıllık ortalama %7,7 seviyesinde büyümesi beklendiği belirtilmektedir. 2020 itibariyle poliester filaman iplik ile poliesterden kesik elyaf ipliği toplam üretiminin %92’sinin Asya bölgesinde gerçekleşeceği öngörülmekte olup, ÇHC’nin bu bölgede en büyük kapasiteye sahip olmasının yanında söz konusu ülkede 2010 yılında ilave 1,5 milyon ton/yıl kapasite artırımının yapıldığı (Man Made Fiber Year Book, 2010); 2013 yılı itibariyle ise planlanan kapasite artışının 2,3 milyon ton/yıl olduğu ve son artırımlarla söz konusu ülkedeki toplam kapasitenin 5 milyon ton/yıl seviyesine ulaştığı belirlenmiştir (European Man-Made Fibers Association, 2013). Buna karşılık iç talebin daha düşük seviyelerde büyümesi nedeniyle üretimin büyük ölçüde ihracata yönelmeye devam edeceği öngörülmektedir. Bu bilgiler ışığında, söz konusu kapasite seviyelerinin yurtiçi üretim ve tüketim seviyeleri ile karşılaştırılamayacak büyüklükte olduğu değerlendirilmiştir.
(3) PT Polyfin Canggih, firması nihai bildirim raporuna verdiği görüşlerde, Endonezya’daki iç pazarın büyümesi nedeniyle ihraç piyasalarına daha az yöneldiklerini ve dolayısıyla önlemlerin kalkması durumunda Türkiye pazarına daha fazla yönelme durumlarının olmayacağını belirtmiştir. Öte yandan, Endonezya’nın esas soruşturmada belirlenen en düşük önleme tabi olması ve Türkiye’ye ihracatın gittikçe düşüyor olması önlemlerin yürürlükten kalkması durumunda ihracatlarında bir artış olmayacağını gösterdiğini belirtmiştir. Ancak, gözden geçirme döneminde Türkiye’nin Endonezya’nın en büyük ihracat pazarı konumunda olması Endonezyalı ihracatçıların Türkiye’ye ihracat kabiliyetine sahip oldukları ve önlemlerin kalması durumunda Türkiye pazarına daha fazla yönelmelerinin muhtemel olduğu değerlendirilmiştir.
(4) Sulindafin firması ise, önleme konu ülkelerdeki üretim kapasitesi incelemesinde poliester tekstüre ipliğin hammaddesi olan filaman ipliğin üretim kapasitesinin incelendiğini, bunun soruşturmaya konu ürün için yapılan değerlendirme için gerçeği yansıtmadığını, ayrıca kapasite artışının yalnız ÇHC için olduğunu belirtmiştir. Ancak, hammadde kapasitesinin önemli seviyede olması ve büyük yatırımların devam ediyor olması tekstüre iplik üretiminde de paralel bir artışın olacağına işaret ettiğinden poliester filaman iplik üretim kapasitesinin poliester tekstüre iplik üretimi için önemli gösterge niteliği taşıdığı değerlendirilmiştir. Öte yandan en büyük kapasite ÇHC’de olmasına rağmen dünyanın en büyük üreticilerinin önleme konu ülkelerde yer aldıkları belirlenmiştir.
(5) Benzer şekilde İHKİB de, önleme konu ülkelerde kapasite artırımına gidilmesinin dampingli ithalatın ve zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali için bir gösterge niteliğinde olmadığını belirtmiştir. Ancak yapılan incelemede önleme konu ülkelerdeki yüksek kapasite ve kapasite artışı söz konusu ülkelerin Türkiye piyasasına giriş kabiliyetleri ve büyüyen Türkiye pazarı ile birlikte değerlendirildiğinde, mevcut yüksek kurulu kapasite ve kapasite artırımına ilişkin yatırımların dampingli ithalatın Türkiye piyasasına yöneleceğine ve bunun YÜD üzerindeki zararın devamına veya yeniden meydana gelmesine neden olacağına ilişkin önemli bir gösterge niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.
(6) Benzer şekilde 2010-2013 dönemi için UTM’den elde edilen veriler ve Eurostat verileri çerçevesinde önleme konu ülkelerin poliester tekstüre iplik ihracat kapasiteleri değerlendirilmiştir.
a) ÇHC
1) UTM’den elde edilen verilere göre ÇHC 2010 yılında 355.280 ton ile dünya toplam ihracatının %26’sını, 2011 yılında 414.451 ton ile %29’unu, 2012 yılında 475.090 ton ile %31’ini, 2013 yılında ise 567.220 ton ile %34’ünü gerçekleştirerek artan toplam ihracat içerisindeki payı ile dünyanın en büyük poliester tekstüre iplik ihracatçısı konumundadır. ÇHC’den yapılan ihracatın ortalama birim fiyatları ise 2010 yılında 1,89 ABD Doları/Kg, 2011 yılında 2,33 ABD Doları/Kg, 2012 yılında 2,01 ABD Doları/Kg, 2013 yılında ise 2,00 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşerek dünya ortalama birim ihraç fiyatlarının önemli ölçüde altında kaldığı ve incelenen dönem boyunca da sürekli düşüş gösterdiği tespit edilmiştir. 2009-2013 yılları arasında miktar bazındaki ihracatında %18 artış gösteren ÇHC’nin, 2013 yılı itibariyle en büyük ihraç pazarlarını sırasıyla %19 ile Pakistan, %11 ile Vietnam, %10 ile Güney Kore ve yine %10 ile Türkiye oluşturmaktadır.
2) AB’nin Türkiye’ye coğrafi yakınlığı ile pazar özellikleri bakımından Türkiye’ye benzemesi nedeniyle önleme konu ülkelerin AB ülkelerine ihracatı ve ortalama ihraç fiyatları Türkiye’ye yönelik değerlendirmelerde önem taşımaktadır. Buna göre, Eurostat verilerine göre 2010-2013 döneminde ÇHC, AB’nin önleme konu üründe en çok ithalat yaptığı ülke olmuştur. ÇHC, AB’nin yaptığı ithalatın 2010 yılında 57.291 ton ile %32’sini oluştururken, takip eden yıllarda sırasıyla 59.649 ton ile %33,7’sini, 63.770 ton ile %36,6’sını, 2013 yılında ise 78.887 ton ile %41,2’sini oluşturmuştur. Birim fiyatlar ise aynı dönemde sırasıyla 2,02 ABD Doları/Kg, 2,55 ABD Doları/Kg, 2,22 ABD Doları/Kg ve 2,16 ABD Doları/Kg seviyelerinde oluşarak AB’nin ortalama birim ithal fiyatlarının altında seyretmiştir. Bu durum Avrupa’da yaşanan ekonomik krize rağmen ÇHC’nin AB pazarına girebildiğini göstermektedir.
b) Endonezya
1) UTM’den elde edilen verilere göre Endonezya miktar bazında 2010 yılında 135.716 ton ile dünya toplam ihracatının %10’unu, 2011 yılında 122.893 ton ile %9’unu, 2012 yılında 98.607 ton ile %6’sını, 2013 yılında ise 95.509 ton ile yine %6’sını gerçekleştirerek söz konusu ürünün ihracatında dünyada dördüncü sırada yer almıştır. Birim ihraç fiyatları ise ortalama ihraç fiyatların altında gerçekleşerek 2010-2013 döneminde sırasıyla 1,92 ABD Doları/Kg, 2,41 ABD Doları/Kg, 2,18 ABD Doları/Kg ve 2,10 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir. 2009-2013 yılları arasında miktar bazındaki ihracatında %11 azalma yaşanan Endonezya’nın 2013 yılı itibariyle en büyük ihraç pazarlarını sırasıyla %34 ile Türkiye, %13 ile Brezilya, %6 ile İtalya ve %5 ile Japonya oluşturmuştur.
2) 2010-2013 döneminde AB’nin toplam ithalatında Endonezya payına bakıldığında ise 2010 yılında 32.975 ton ile toplam ithalatın %18,5’ini, 2011 yılında 29.500 ton ile %16,7’sini, 2012 yılında 23,082 ton ile %13,3’ünü, 2013 yılında ise 20.976 ton ile %11’ini oluşturduğu görülmektedir. Endonezya’nın birim fiyatları ise incelenen yıllarda sırasıyla 2,03 ABD Doları/Kg, 2,55 ABD Doları/Kg, 2,33 ABD Doları/Kg ve 2,26 ABD Doları/Kg seviyelerinde oluşarak AB’nin ortalama birim ithal fiyatlarının altında seyretmiştir.
3) Sulindafin firmasının nihai bildirime verdiği görüşlerde, Endonezya’nın ihracatında Türkiye’nin önlemlerin yürürlükte olmasına rağmen en önemli pazar konumunda olması nedeniyle zaten Türkiye piyasasına nüfuz edebildiği ve önlemlerin kaldırılması ile bu durumda bir değişiklik olmayacağından, Endonezya menşeli ithalatta damping devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimalinin bulunmadığı iddia edilmiştir. Ancak, halihazırda Türkiye piyasasının Endonezya için en önemli ihracat pazarı konumunda olması bu yönde bir sonuca varılmasına neden olmadığı değerlendirilmiştir.
4) Öte yandan aynı firma, incelenen dönemde önleme konu üründe dünya piyasasında genel bir genişleme olduğunu ve Türkiye’ye yapılan ihracatın da buna paralel izlediğini, bunun önlemlerin yürürlükten kalkması durumunda dampingin ve zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimaline bir gösterge olmadığını; ayrıca, Türkiye’ye ihracatın düştüğünü ve ihraç fiyatlarında bir artış olduğunu belirtmiştir. Ancak, yapılan incelemede, Endonezya’dan yapılan ithalatta bir düşüş yaşanmadığı ve fiyatlarında artış olmadığı belirlenmiştir. Türkiye’nin Endonezya için en önemli ihraç pazarı olması önemlerin yürürlükten kalkması durumunda dampingin ve buna bağlı olarak zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali yönündeki göstergelerden bazısı olduğu değerlendirilmiştir.
c) Malezya
1) UTM’den elde edilen verilere göre Malezya miktar bazında 2010 yılında 91.929 ton ile dünya toplam ihracatının %7’sini, 2011 yılında 96.472 ton ile yine %7’sini, 2012 yılında 90.030 ton ile %6’sını, 2013 yılında ise 56.397 ton ile %3’ünü gerçekleştirmiştir. Birim ihraç fiyatları ise ortalama ihraç fiyatların altında gerçekleşerek 2010-2013 arası döneminde sırasıyla 1,80 ABD Doları/Kg, 2,22 ABD Doları/Kg, 1,96 ABD Doları/Kg ve 2,51 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir. 2009-2013 yılları arasında miktar bazındaki ihracatında %9 düşüş gösteren Malezya’nın 2013 yılı itibariyle en büyük ihraç pazarları sırasıyla %18 ile Türkiye, %15 ile Vietnam, %9 ile Pakistan, %8 ile Almanya olmuştur.
2) AB’nin toplam ithalatında Malezya’nın payına bakıldığında ise 2010 yılında 14.279 ton ile %8’ini, takip eden yıllarda ise sırasıyla 12.704 ton ile %7,2’sini, 12.772 ton ile %7,3’ünü ve 12.754 ton ile %6,7’sini oluşturduğu görülmektedir. Birim fiyatlar ise aynı dönemde sırasıyla 1,96 ABD Doları/Kg, 2,45 ABD Doları/Kg, 2,20 ABD Doları/Kg ve 2,13 ABD Doları/Kg seviyelerinde oluşarak AB’nin ortalama birim ithal fiyatlarının altında seyretmiştir.