(1) Bu programın yasal dayanağı Hindistan Hükümeti tarafından hazırlanan İİPB ile PEK belgesinin 7 inci bölümleri ile 2005 tarihli Özel Ekonomik Bölgeler Kanunu ve 2006 tarihli Özel Ekonomik Bölgelere İlişkin Kurallar’dır.
(2) Programdan, üretimlerinin tamamını veya büyük kısmını ihraç eden firmalar yararlanabilmektedirler. Bahse konu firmalar, yasaklı olmamak kaydıyla her türlü ürünün ihracatını gerçekleştirebilmekte ve program kapsamında sermaye malları dahil olmak üzere her türlü maddeyi gümrük vergilerinden muaf olarak ithal edebilmektedirler.
(3) ÖEB programı daha önce Hindistan Hükümeti tarafından uygulanan İhracat İşleme Bölgeleri programının devamı niteliğindedir. ÖEB’ler gümrük alanı dışında sayılan ve ticari işlemler, vergiler ve benzeri yükümlülükler bakımından muafiyet sağlanan bölgeler olarak tanımlanmaktadır. ÖEB işletmelerinin bu amaçla kurulmuş bulunan sınırları belirli özel bölgelerde kurulu olması gerekmektedir.
(4) ÖEB kapsamında bir işletme kurulmak istendiğinde gelecek beş yıla ilişkin olarak planlanan üretim miktarı, öngörülen ihracat tutarı ve ihtiyaç duyulan ithal ve yerli girdi miktarına ilişkin tahminleri içeren detaylı bir başvuru hazırlanmaktadır. Başvurunun kabul edilmesi halinde yetkili makamlarca kabulün şartları ve işletmenin yükümlülüklerini açıklayan bir bildirim yapılmaktadır. Kural olarak kabul belgeleri beş yıllık bir süre için verilmekte, bununla beraber bu sürenin sonunda süre uzatımı mümkün olmaktadır.
(5) 2006 tarihli Özel Ekonomik Bölgelere İlişkin Kurallar’ın 6 ncı Bölümünde yer alan 53 üncü madde hükmüne göre ÖEB’de kurulu bulunan bir işletmenin üretime başladıktan sonra beş yıl içerisinde net döviz kazancı elde etmesi gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, bu dönem içerisinde gerçekleştirilen toplam ihracat tutarının toplam ithalat tutarından daha fazla olması gerekmektedir. Bu yükümlülüğü yerine getiremeyen işletmeler için 1992 tarihli Dış Ticaret Kanunu çerçevesinde bir takım cezai müeyyideler öngörülmüştür.
(6) 2005 tarihli Özel Ekonomik Bölgeler Kanunu’nun 6 ncı Bölümünde yer alan 26 ncı madde hükmüne göre ÖEB’de kurulu işletmelerin yararlanabileceği muafiyetler ve avantajlar şu şekilde sayılmıştır:
a) Sermaye malları, hammaddeler ve sarf malzemeleri de dahil olmak üzere bir malın ithalinde veya bir hizmet tedariki sırasında 1962 tarihli Gümrük Kanunu ile 1975 tarihli Gümrük Tarifeleri Kanunu’ndan veya herhangi bir kanundan kaynaklanan tüm vergilerden muafiyet;
b) Bir malın, ÖEB’de kurulu bulunan bir işletmeden Hindistan dışındaki bir yere ihracında 1962 tarihli Gümrük Kanunu ile 1975 tarihli Gümrük Tarifeleri Kanunundan veya herhangi bir kanundan kaynaklanan tüm vergilerden muafiyet;
c) Gümrük bölgesi içerisinden tedarik edilen mal ve hizmetler için 1944 tarihli Merkezi Özel Tüketim Vergisi Kanunu ile 1985 tarihli Merkezi Özel Tüketim Vergisi Tarifeleri Kanunu ve diğer herhangi bir kanundan kaynaklanan özel tüketim vergilerinden muafiyet;
ç) 1994 tarihli Finans Kanunu’nun 5 inci Bölümü çerçevesinde vergilendirilebilir olduğu kabul edilen hizmetlerin tedarikinde hizmet vergisi muafiyeti;
d) Gümrük bölgesi içerisinden tedarik edilen mallarla ilgili olarak 1956 tarihli Merkezi Satış Vergileri Kanunu’ndan kaynaklanan vergilerden muafiyet;
e) ÖEB’de kurulu bulunan işletmelerin ihracattan kaynaklanan gelirleri ile ilgili olarak Gelir Vergisi Kanunu’nun 10AA Bölümü çerçevesinde faaliyete başladıkları ilk beş yıl için %100, ikinci beş yıl için ise %50 oranında gelir vergisi muafiyeti.
(7) ÖEB’de kurulu işletmeler gümrük bölgesine de satış yapabilmektedirler. Bununla beraber, bu aşamada satılan mal için geçerli olan tüm vergilerin de ödenmesi gerekmektedir. Ancak yapılan bu satışların da net döviz kazandırıcı işlem olarak kabul edilmesi imkanı bulunmaktadır.
(8) ÖEB’lerde kurulu olan işletmeler, Gümrük Kanunu’nun hükümleri çerçevesinde gümrük görevlilerinin gözetimi altında faaliyetlerini sürdürmektedirler. 2006 tarihli Özel Ekonomik Bölgelere İlişkin Kurallar’ın 22(2) maddesi hükmüne göre bu işletmeler gümrük bölgesi içinden tedarik edilen veya ithalatı gerçekleştirilen tüm mallara ilişkin tutarlar ile malların tüketim ve kullanımıyla ilgili kayıtları tutmakla yükümlüdürler. Firmalar ayrıca, ürünlerin gümrük bölgesine veya ihracat pazarlarına gerçekleştirilen satışları ile ilgili kayıtları da tutmakla yükümlüdürler.
(9) 2006 tarihli Özel Ekonomik Bölgelere İlişkin Kurallar’ın 22(3) maddesi hükmüne göre ise ÖEB’lerde faaliyet gösteren işletmeler yetkili makamlara her yıl yıllık performans raporu sunmak zorundadırlar.
(10) ÖEB’lerde faaliyet gösteren işletmelerin gerçekleştirdikleri ithalat ve ihracat ile yurt içine yaptıkları satışlara ilişkin kayıt tutma zorunluluğu yine işletmelerin kendilerine verilmiştir. Bununla ilgili olarak yetkili makamlarca bir kayıt tutulması veya gerçekleştirilen sevkiyatlara ilişkin denetim yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Öte yandan, 2006 tarihli Özel Ekonomik Bölgelere İlişkin Kurallar’ın 35 inci maddesi hükmü uyarınca ÖEB’de kurulu olan bir işletmenin gerçekleştirdiği ithalat işlemi ile yaptığı ihracat veya yurt içi satışlar arasındaki bağlantıyı göstermek gibi bir zorunluluğu da bulunmamaktadır.
(11) Önlemin yürürlüğe girdiği tarihten soruşturma dönemini kapsayan döneme kadar geçen sürede programa ilişkin kurallarda ve mevzuatta önemli bir değişiklik olmadığı Hindistan Hükümeti’nin yanıtlarında ifade edilmiştir. Esas soruşturma esnasında;
a) Sermaye mallarının ithalatında ve yurt içinden tedarikinde sağlanan vergi muafiyeti ile yurt içinden tedarik edilen hizmetlerdeki vergi muafiyetlerinin söz konusu sermaye malları ile hizmetler nihai ürün içerisinde fiziki olarak yer almadığından makul görülebilir bir vergi iade mekanizması olarak kabul edilemeyeceği;
b) Söz konusu vergi muafiyetlerinin Anlaşmanın 1.1(a)1(ii) maddesi çerçevesinde Hindistan Hükümeti’nin vergi gelirlerinden feragat etmesi anlamına geldiği ve muafiyetten yararlananlar bakımından likiditeyi artırıcı bir unsur olmaları ve yatırım ve faaliyet giderlerini düşürmeleri nedeniyle bir fayda oluşturdukları;
c) Muafiyetten yararlanmanın koşulunun yasal olarak ihracat yapmak olduğu da değerlendirildiğinde program kapsamındaki bu uygulamanın Anlaşmanın 3.1 maddesi hükmünce bir ihracat sübvansiyonu olduğu ve yine Anlaşmanın 2.3 maddesi çerçevesinde önlem alınabilir nitelikte özgül bir sübvansiyon teşkil ettiği;
ç) ÖEB’lerde kurulu olan işletmelerin ihracattan kaynaklanan gelirlerinin gelir vergisi matrahının tamamen veya kısmen dışında tutulmasının Anlaşmanın 1.1(a)1(ii) maddesi çerçevesinde Hindistan Hükümeti’nin vergi gelirinden feragat etmesi sonucunu doğurduğu;
d) Ödenmesi gereken gelir vergisinin tahsil edilmemesinin ÖEB’lerde kurulu işletmelerin likiditesini artırarak ciddi bir fayda sağladığı;
e) Hindistan Hükümeti’nin vergi gelirinden feragat etmek suretiyle sağladığı bu mali katkının ÖEB’de kurulu işletmeler için bir fayda doğurması nedeniyle uygulamanın Anlaşmanın 1.1 maddesi ile Yönetmeliğin 12 inci maddesi bağlamında bir sübvansiyon olduğu;
f) Programı düzenleyen mevzuat ile uygulama incelendiğinde, gelir vergisi muafiyetinin ihracat performansına bağlı olduğu ve bu nedenle Anlaşmanın 3.1 maddesi hükmünce uygulamanın bir ihracat sübvansiyonu olduğu ve yine Anlaşmanın 2.3 maddesi çerçevesinde özgül bir sübvansiyon teşkil ettiği;
sonucuna varılmıştır.
(12) Mevcut soruşturma kapsamında da esas soruşturmada yapılan bu belirlemeleri geçersiz kılacak bir bulguya rastlanmadığından ÖEB programının önlem alınabilir nitelikte olduğuna ilişkin olarak esas soruşturmada yapılmış olan tespitlerin geçerliliğini koruduğu düşünülmektedir.