(1) YÜD’ün ekonomik göstergelerine ilişkin veriler TÜİK’ten, Uluslararası Pamuk Danışma Kurulu raporlarından, TEPGE tarafından hazırlanan sektör raporlarından, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü’nün 2014 Yılı Pamuk Raporundan ve Türkiye Ulusal Pamuk Konseyi raporlarından derlenmiştir. İncelemede kütlü pamuk üretimine ilişkin veriler yerine ticarete konu olan lifli pamuk verileri kullanılmıştır. Parasal göstergelerin incelenen dönem içerisindeki gelişimini reel olarak yansıtabilmek için bu veriler TÜİK Üretici Fiyatları Endeksi kullanılarak enflasyondan arındırılmış ve 2012 yılı verileri 100 birim olacak şekilde endekslenmiştir.
a) Üretim, kapasite ve kapasite kullanım oranı
1) Soruşturma konusu ürünün 2012 yılında 858.400 ton olan üretim miktarı, 2013 yılında 877.500 tona yükselmiş, 2014 yılında ise 846.000 tona gerilemiştir. Bu veriler ışığında, 2012-2014 arası dönemde soruşturma konusu ürünün üretim miktarında %1,5 oranında düşüş gerçekleştiği tespit edilmiştir.
2) Üretim kapasitesinin hesaplanmasında öncelikle pamuk tarımına elverişli arazi büyüklüğü tespit edilmiş, daha sonra ise ortalama verimlilik değerleri kullanılarak üretim kapasitesi belirlenmiştir. Pamuk tarımına elverişli alan tespiti için ise TÜİK’ten temin edilen 2000 yılından sonra Türkiye’de pamuk tarımına tahsis edilen arazi istatistikleri incelenmiş, en yüksek arazi tahsisinin 2002 yılında 721.077 hektar olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir. Bu rakam Türkiye’de pamuk tarımına elverişli arazi stoku olarak kabul edilmiştir. TÜİK’ten temin edilen hektar başına düşen üretim verimliliği verileri ile 2012-2014 yıllarında bu arazi stoku üzerinde gerçekleştirilebilecek pamuk lifi üretimi hesaplanmıştır. Buna göre üretim kapasitesi 2012 yılı için 1.126.400 ton, 2013 yılı için 1.248.000 ton, 2014 yılı için ise 1.302.986 olarak hesaplanmıştır.
3) Gerçekleşen fiili üretim miktarlarının yukarıda açıklanan şekilde hesaplanan toplam üretim kapasitesine oranlanması suretiyle de kapasite kullanım oranları tespit edilmiştir. Buna göre, 2012 yılında %68 olan kapasite kullanım oranı, 2013 yılında %62’ye gerilemiş, 2014 yılında ise %65 seviyesinde gerçekleşmiştir.
4) ABD Tarım Bakanlığı ve NCC nihai bildirim raporuna sunmuş oldukları görüşlerde, kapasite hesabında kullanılan arazi stoku rakamının zarar inceleme dönemi yerine en fazla arazi tahsisi yapılan yıl olan 2002 yılından alınmış olmasının nesnel inceleme kıstasına aykırılık teşkil ettiğini iddia etmiştir. Soruşturma konusu ürünün kapasite hesabında iki değişken dikkate alınmıştır. Bunlardan ilki olan arazi stoku hesabında veriler 2002 yılından alınmıştır. Pamuk ekim alanlarında pamuk ekilmediği takdirde başka ürünler ekilebilmekte ve atıl kapasite durumu yaşanmamaktadır. Dolayısıyla, arazi stoku son yıllarda en çok ekim yapılan yıldan alınmış; ancak kapasite hesabında kullanılan ikinci kıstas olan verimlilik zarar inceleme dönemindeki her yıl için o yılki durumu yansıtacak şekilde dikkate alınmıştır. Benzer şekilde, imalat sanayinin kapasite hesabında da yıllar itibariyle büyük oranda sabit seyreden kurulu makine stoku ile yıllar itibariyle değişiklik gösterebilen verimlilik esas alınmaktadır. Bu çerçevede, dampingli ithalatın YÜD’ün kapasitesi üzerindeki etkisinin görülebilmesi için nihai bildirim raporunda ilan edilen kapasite hesabı, ABD Tarım Bakanlığı ve NCC’nin iddialarının aksine eldeki verilerin nesnel olarak incelenmesi suretiyle yapılmıştır.
b) Yurtiçi satışlar ve ihracat
1) Soruşturma konusu ürüne ilişkin TÜİK tarafından sağlanan üretim verileri ile dönem başı stok miktarları toplanarak, bulunan bu değerden soruşturma konusu GTP altından gerçekleştirilen ihracat miktarı ile dönem sonu stok miktarları çıkarılmıştır. Hesaplanan bu rakam yerli üreticilerin net yurt içi satış miktarı olarak kabul edilmiştir. Buna göre, 2012 yılında 945.862 ton olan yurtiçi satış miktarı, 2013 yılında 707.694 tona gerilemiş, 2014 yılında ise daha da düşerek 616.914 ton seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu veriler ışığında, 2012-2014 döneminde soruşturma konusu ürünün yurtiçi satış miktarının yaklaşık olarak %35 oranında gerilediği tespit edilmiştir.
2) Yurt içi satış hasılatının hesaplanmasında TÜİK’ten temin edilen pamuk lifinde çiftçinin eline geçen ortalama birim fiyat verileri hesaplanan toplam yurt içi satış miktarı ile çarpılmıştır. Buna göre 2012 yılında reel olarak 100 birim kabul edilen yurtiçi satış hâsılatı 2013 yılında 67, 2014 yılında ise 55 birime gerilemiştir. Diğer bir ifadeyle toplam yurt içi satış hasılatı 2012-2014 yılları arasında reel olarak %45 oranında gerilemiştir.
3) TÜİK’ten temin edilen ihracat miktar verilerine bakıldığında ise 2012 yılında 51.538 ton olan ihracat miktarının, 2013 yılında 47.806 tona, 2014 yılında ise 46.086 tona gerilediği görülmektedir. Bu rakamlar ihracat miktarında 2012-2014 yıllarında %10,6 oranında bir gerileme yaşandığını göstermektedir.
c) Yurtiçi satış fiyatları
1) Yurt içi satış fiyatlarının tespitinde TÜİK’ten temin edilen pamuk lifinde çiftçinin eline geçen fiyat verisi kullanılmıştır. YÜD’de birbirinden farklı kalitelerde pamuk üretimi gerçekleştirildiği ve TÜİK’ten temin edilen birim fiyat verisinin ortalama fiyatları yansıttığı dikkate alınmıştır. İzmir Ticaret Borsası’nda oluşan fiyatlar incelendiğinde beyaz Standart 1 tipi Ege pamuğu ile Çukurova pamuğu arasında yaklaşık olarak %10 kadar bir fiyat farkı oluştuğu görülmektedir. Dolayısıyla, YÜD’ün ekonomik göstergeleri değerlendirilirken, yurtiçi birim satış fiyatı olarak TÜİK’ten temin edilen çiftçinin eline geçen fiyat verisi, ülke ortalamasını yansıtması bakımından İzmir Ticaret Borsası fiyatlarından daha makul görülmüştür.
2) Buna göre 2012 yılında 100 birim kabul edilen birim fiyat endeksi, 2013 yılında 94 birime gerilemiş, 2014 yılında ise 96 birim olarak gerçekleşmiştir.
ç) Pazar payı
1) Soruşturma konusu üründe toplam Türkiye pazarının büyüklüğü ve YÜD’ün pazar payının nasıl hesaplandığı 22 nci maddede açıklanmıştır. Buna göre, YÜD’ün toplam Türkiye pazarından aldığı pay 2012 yılında %61 iken, 2013 yılında ise %45’e, 2014 yılında ise %40’a gerilemiştir. Bu hesaplamalar, YÜD’ün Türkiye pazarından aldığı payın 2012-2014 yılları arasındaki dönemde %34 oranında gerilediğini göstermektedir.
d) Stoklar
1) Soruşturma konusu üründe stok miktarlarının tespitinde TEPGE raporlarından derlenen veriler kullanılmıştır. Buna göre 2012 yılında 350.000 ton olan dönem sonu stokların 2013 yılında 472.000 tona, 2014 yılında ise 655.000 tona yükseldiği tespit edilmiştir. 2012-2014 döneminde iç piyasadaki pamuk stokları %87 oranında artış göstermiştir.
e) İstihdam
1) Türkiye’de pamuk üretiminde kullanılan istihdama ilişkin resmi bir istatistik bulunmamaktadır. Buna karşılık Türkiye Ulusal Pamuk Konseyi’nden edinilen “Pamuğun Türkiye İçin Sosyo-Ekonomik Önemi” başlıklı raporda Türkiye’de pamuk üretiminde 500 bin daimi, 1,5 milyon geçici istihdam yaratıldığı ifade edilmektedir. Buna karşılık, pamuk üretimindeki istihdam verisi olarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan temin edilen pamuk üretimindeki kayıtlı üretici sayısının kullanılması uygun görülmüştür.
2) Buna göre 2012 yılında 63.778 olan kayıtlı üretici sayısı 2013 yılında 48.064’e düşmüş, 2014 yılında ise 57.205 kişiye yükselmiştir. Bu rakamlar, kayıtlı üretici sayısının 2012-2014 arasındaki dönemde %10,3 oranında gerilediğini göstermektedir.
f) Ücretler
1) Yerli pamuk üretimine ilişkin istihdam edilen tarım işçilerinin aylık ortalama ücretlerine ilişkin veriye ulaşılamamıştır. Buna karşılık, “Ege Bölgesinde 2011 Yılı Kütlü Pamuk Üretim Maliyetinin Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma” başlıklı çalışmada kütlü pamuk üretiminde toplam işçilik giderlerinin toplam üretim maliyeti içerisindeki payının %15,3 olduğu tespit edilmiş, %38 oranında verimlilik oranı ile pamuk lifindeki birim üretim maliyetleri kullanılarak 2012-2014 yılları için işgücü maliyeti hesaplanmıştır. Hesaplanan bu verinin pamuk üretiminde geçerli olan işçi ücreti olduğu varsayılmıştır.
2) Buna göre, 2012 yılında 100 birim olan aylık ücret endeksi, 2013 yılında 115 birime çıkmış, 2014 yılında ise 87 birime düşmüştür.
g) Verimlilik
1) Pamuk üretiminde verimlilik iki farklı yöntemle hesaplanabilmektedir. Bunlardan birincisi, hektar başına düşen üretim miktarıdır. Bu tür verimlilik hesabı için TÜİK verilerinden elde edilen toplam ekili alan ve üretim miktarı verileri birbiriyle oranlanmıştır. Buna göre, 2012 yılında 1,76 ton/hektar olan verimlilik, 2013 yılında artarak 1,95 ton/hektara çıkmış, 2014 yılında ise tekrar düşüşe geçerek 1,81 ton/hektar seviyesinde gerçekleşmiştir.
2) Verimlilik, kayıtlı üretici başına düşen üretim miktarı şeklinde de hesaplanabilmektedir. Hesaplamada TÜİK’ten elde edilen üretim rakamları ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından elde edilen kayıtlı üretici sayısı bilgileri kullanılmıştır. Buna göre, verimlilik 2012 yılında 13,46 ton/kişi, 2013 yılında 18,26 ton/kişi, 2014 yılında ise 14,79 ton/kişi olarak gerçekleşmiştir.
ğ) Maliyetler ve kârlılık
1) YÜD maliyetlerine ilişkin çalışma TEPGE raporundaki veriler kullanılarak yapılmıştır. Söz konusu raporda yer alan Türkiye’deki tüm kütlü pamuk tiplerinin maliyetini yansıtan ortalama pamuk maliyeti verisi, her yıl için kendi verimlilik oranı kullanılarak ve 250 TL/ton çırçırlama maliyeti eklenerek pamuk lifi üretim maliyetine dönüştürülmüştür. Buna göre 2012 yılında 100 birim olan birim üretim maliyeti 2013 yılında 85 birime, 2014 yılında ise 79 birime gerilemiştir.
2) Türkiye’de yetişen tüm pamuk tiplerini yansıtan birim maliyet ve birim fiyat verileri kullanılarak yurt içi ve toplam kârlılık verisi hesaplanmıştır. Buna göre 2012 yılında -100 birim olan birim yurt içi kârlılık endeksi 2013 yılında -55 birime yükselmiş, 2014 yılında ise - 44 birim olarak gerçekleşmiştir. Toplam kârlılık endeksi ise 2012 yılında -100 birim olarak alındığında 2013 yılında -52 birime yükselmiş, 2014 yılında da - 42 birim olarak gerçekleşmiştir.
h) Nakit akışı
1) Üretimden elde edilen nakit akışı basit olarak ürün net kârı ile ürün amortismanının toplamı şeklinde elde edilebilir. Ancak, pamuk üretiminde kullanılan tarlanın amortismanı olmayacağından, diğer ekipmanların ise amortisman verisine ulaşılamadığından nakit akışındaki gelişim tespit edilememiştir.
ı) Diğer göstergeler
1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi hükümlerince, YÜD’de oluşan zararın tespiti için incelenmesi gereken YÜD geneli ekonomik göstergeler arasında büyüme, sermaye ve yatırımları artırma yeteneği de bulunmaktadır. Sermaye artırma yeteneği, pamuk üreticilerinin özkaynaklarının yıllara göre değişimi şeklinde incelenebilir. Yatırımların geri dönüş oranı ise dönem içinde oluşan net kârın varlıklara oranı şeklinde incelenebilir. Büyüme ise YÜD’ün varlık (bilançoda yer alan aktifler) toplamının ne ölçüde büyüdüğünü göstermektedir. Ancak, YÜD’ün özkaynakları ve bilanço aktif toplamına ilişkin veriye ulaşılamadığından bahse konu göstergelerin YÜD açısından ne yönde geliştiği tespit edilememiştir. Benzer şekilde, pamuk üretiminde faaliyet gösteren üreticilerin yatırımlarına ilişkin veri bulunamadığından yatırımlardaki değişim incelenememiştir.
i) Ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesi
1) YÜD’ün ekonomik göstergeleri incelendiğinde, soruşturma konusu ürün üretiminin, yurt içi satışlarının ve ihracatının zarar inceleme döneminde düştüğü tespit edilmiştir. Toplam arazi stoku sabit kabul edilerek ve pamuk üretim verimliliği dikkate alınarak yapılan hesaplamalarda üretim kapasitesinin arttığı, buna karşılık düşen üretim miktarının sonucu olarak kapasite kullanım oranının gerilediği gözlemlenmiştir.
2) Zarar inceleme döneminde yurtiçi satışlar önemli oranda azalmıştır. Aynı dönemde toplam Türkiye tüketimi de düşük bir oranda azalış göstermiştir. Ancak, YÜD’ün yurtiçi satışlarındaki azalma Türkiye tüketiminin azalmasından daha yüksek oranda gerçekleştiğinden YÜD’ün pazar payı söz konusu dönemde önemli ölçüde azalmıştır.
3) İlaveten, YÜD’ün stokları zarar inceleme döneminde önemli ölçüde artış gösterirken istihdamında aynı dönemde önemli ölçüde gerileme meydana gelmiştir. Verimlilik ise aynı dönemde dalgalı bir seyir izleyerek 2013 yılında artmış ancak 2014 yılında azalmıştır.
4) YÜD’ün birim yurt içi fiyatları zarar inceleme döneminde reel olarak düşmüştür. Aynı dönemde birim maliyetler de reel olarak düşüş göstermiştir. Maliyetlerde yaşanan düşüş fiyatta yaşanan düşüşten daha yüksek seviyede olduğu için YÜD’ün toplam zararı söz konusu dönemde düşmüştür. Ancak, bahse konu dönemde, zarardan kârlılığa geçilememiş ve toplam kârlılık negatif seyretmiştir.