Yetkili kurullar sınır anlaşmazlığıyla ilgili olarak, aşağıda yazılı esaslara uygun şekilde inceleme yaparlar ve dosya düzenlerler:
A) Anlaşmazlık çıkan sınırla ilgili olarak önceden 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa, 442 sayılı Köy Kanununa ve 1580 sayıl Belediye Kanununa göre çizilmiş bir sınır bulunup bulunmadığını taraflardan sormak suretiyle araştırırlar. Varsa asılları veya örnekleri dosyasına eklenir.
B) Anılan kanunlara uygun şekilde çizilmiş sınırlar varsa, bunların toprak üzerine uygulanabilirliğinin bulunup bulunmadığını araştırırlar. Uygulanabilirliği varsa 4 üncü madde çerçevesinde yeni bir sınır tespitinin gerekli olup olmadığının valilik ve Bakanlıkça belirlenmesi için yeni bir talimat verilinceye kadar, incelemeyi durdurur ve durumdan valiliği, valilikler de Bakanlığı haberdar ederler. Uygulanabilirliği yoksa yeniden sınır çizilmesini gerektiren coğrafi, sosyal, ekonomik, hukuki ve idari sebepleri belirlerler. Teklif edilen yeni sınır çizgisi ile ilgili değişiklik gerekçeleri açıkça gösterilir.
C) 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa göre çizilen sınırlar aynı zamanda idari ve adli kuruluşların görev, yetki ve sorumluluk alanlarını da belirlediğinden, yeni sınır çizilirken idari birimler arasında toprak boşluğu kalmayacak şekilde teklifte bulunulur.
D) Teklif edilen sınır çizgisinin başlangıç ve bitiş noktalarının netlik ifade etmesine dikkat edilir. Sınırların bayır, sırt vb. gibi netlik ifade etmeyen yerlerden başlatılması ve böyle yerlerden bitirilmesi yoluna gidilmeyip belli noktalar tercih edilir.
E) Köy Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtildiği üzere, eskiden beri bir köyün malı sayılan bütün tarla, bağ, bahçe, çayır, zeytinlik, palamutluk, baltalık ve otlakların imkanlar ölçüsünde aynı köyün sınırı içinde kalmasını sağlayacak biçimde sınır çizgisi teklif edilir.
F) Sınırın başlangıç ve bitiş noktalarının diğer köylerin sınırı ile çakışıp çakışmadığını incelerler. Çakışıyorsa veya böyle bir ihtimal varsa yada başka sebeplerle gerek görülürse, ilgili köy veya köylerin yetkilileri de çağrılarak görüşleri alınır.
G) Yeni sınır çizgisi tespit edilirken “hattı-balayı” (doruk çizgisi; tepelerin en yüksek noktasından geçen hayali çizgi) ve “sırtı takip ederek” gibi tariflere yer verilirse, bu eğrilerin (münhanilerin) sınır krokileri üzerinde açıkça görülecek biçimde çizilmesi ve yollarla eğrilerin birbirine karışmamaları için değişik renklerle işlenmesi sağlanır.
H) Yetki kurullarca teklif edilen sınırla ilgili olarak düzenlenen krokilere sınır noktalarının 1/25.000 ölçekli paftadaki adı yazılmakla birlikte, eğer varsa mahalli adı da parantez içinde gösterilir. Sınır noktalarının paftada yazılı bir adı olmadığı takdirde varsa mahalli adı yazılır.
I) Yetkili kurullarca sınır tespit noktaları olarak teklif edilen fakat, 1/25.000 ölçekli paftada görülmeyen sınır noktaları krokisine işaretlenir ve 1/25.000 ölçekli paftada görülen belli noktalara göre de tarifi yapılır.
J) Teklif edilen sınır noktaları 1/25.000 ölçekli paftada görülen arazi yüzeyine uygun şekilde tarif edilir, “krokide gösterildiği gibi” ifadeler kullanılmak suretiyle krokiye atıfta bulunulmaz.
K) Teklif edilen sınır noktaları arazi üzerinde belirli olan noktalardan geçirilir. “Dumanlı Sırt”, “Altyazı Düzü”, “Kıraç Mevkii” gibi geniş bir alanı kapsayan mevkiler sınır noktası olarak gösterilmez. Sınırın böyle bir geniş alandan geçirilme mecburiyeti varsa, bu saha içerisinde belirli ve değişmez bir nokta bulunarak tarifi yapılır.
L) Teklif edilen sınır çizgisi 442 sayılı Köy Kanunu ile 1580 sayılı Belediye Kanununda da belirtildiği gibi dere, tepe, yol, menfez, köprü, kuyu ve çeşme gibi sabit nokta ve yerlerden geçirilir. Mesela; “Murat’ın Tarlası”, “Ahmet’in Ağılı” gibi sınır noktaları değişmez sınır noktaları olarak kabul edilmez. Gene “Hüseyin’in Tarlası”, “Etkinlik Mevkii” (A) veya (B) köyünde kalacak biçimdeki ifadelerle şartlı sınır çizgisi teklifi yapılmaz.
İhtilaflı sınır üzerinde belirli ve değişmez noktalar aranır ve krokisinde gösterilir. Bulunamadığı takdirde, bu durum açıklanır ve beton kazıklarla değişmez noktalar tespit edilerek 1/25.000 ölçekli paftada görülen belirli noktalara göre bu noktaların tarifi yapılır. Kadastro ve tapulama komisyonlarının diktiği poligon taşları bu Yönetmeliğin amacına uygun belirli ve değişmez sınır noktası olma özelliğini taşımadıklarından, bu taşlardan geçen bin sınır hattı teklifi yapılmaz.
M) Sınırların açık şekilde çizilmesi zorunludur. Bu sebeple “A” deresini takiben “X” tepesi denildiğinde sınırın, “A” deresinin hangi noktasından ayrılarak “X” tepesine ulaşacağı 1/25.000 ölçekli pafta üzerindeki değişmez ve belirli noktalar yardımıyla açıklanır.
N) Sınır, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan nehirler için talveg (bir derenin en büyük eğim çizgisi olup, sular o çizgi boyunca akar) çizgisi şeklinde, göller için gölün iki yakasında belirlenen ve 1/25.000 ölçekli paftada görülen değişmez ve belirli iki nokta arasındaki doğru hat biçiminde çizilir. (22/3/1971 tarih ve 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nda belirlenen esaslar göz önünde bulundurulur.)
O) Sınır çizgisini iki nokta arasında bir eğri şeklinde çizmek gerektiğinde bu bükülme ve kırılma noktaları araziye ve 1/25.000 ölçekli paftaya göre ayrıca tarif edilir.
P) Anlaşmazlık konusu olan sınır, bir yayladan geçiyorsa, bu yayla ile sınır irtibatı ve faydalanma hakkı bulunan köylerle, sınır irtibatı olmadığı halde, eskiden beri bu yayladan faydalanan diğer köy yetkilileri de dinlenir.
R) Sınır anlaşmazlığı bulunan yerde Devlet ormanı bulunuyorsa, inceleme sırasında orman teşkilatından da eleman alınarak görüşlerinden faydalanılır. Ancak ormandan faydalanmayı A veya B köyüne bırakma şartı ile bir sınır teklifi yapılamaz.