1937 Tarih, 3222 Saydı Telsiz Kanununun Yemlenmesini Zorunlu Kıtan Nedenler 1. GENEL :
a) Kanunun yayınlandığı 1937 yılından günümüze kadar geçen süre içinde uygulama ortamında önemli değişikliklerin olması :
3222 sayılı Kanun 1 Ağustos 1937 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Zamanla kurumların yapılarında ve ih tiyaçlarında meydana gelen değişmeler ve teknolojik gelişmeler nedeniyle, konu kanunun temel konularında değişiklikler ve yenilikler yapılması zorunlu hale gelmiştir. Örnek olarak, o tarihlerde PTT Ulaştırma Bakan lığı bünyesinde bir kuruluş iken, 1953 yılında 406 sayılı Kanun ile kamu iktisadi teşekkülü haline; TRT ise önce PTT'den ayrılarak Basın Yayın Genel Müdürlüğüne bağlı Radyo Dairesi Müdürlüğü, bilahara 1964 yılında çıkarılan 359 sayılı Kanun ile bağımsız bir kuruluş haline gelmiştir.
Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde bulunan haberleşme dairesi ise 1970 tarihli kararname ile kendisine ve rilen haberleşme sistemlerinin planlanması ve koordinasyonu konusundaki sorumlulukları yürütememiştir.
Diğer taraftan kanunun çıkışından bu yana, telsiz kullanım ihtiyacının hergün artması ve bu sahadaki hızlı teknolojik gelişmeler; telsiz kullanımını hemen her sahada yaygın hale getirmiştir. Bu durum ise tel sizlerin kontrolünü güçleştirmiş, bu teknolojiden verimli bir şekilde yararlanılabilmesi için de devamlı bir kontrol sisteminin tesisini zorunlu hale getirmiştir.
b) Plansız bir haberleşme ortamının meydana gelmesi :
3222 sayılı Kanunun 1. nci maddesinde, tüm telsiz işletmesinin devlet tekelinde olduğu belirtilmesine rağ men, aynı kanunun 5 nci maddesinde «Gerekli hallerde resmî kuruluşlara ve petrol şirketlerine telsiz tesisi izni verilir»» denmesinden ve çıkan kararnamelerde de sınırlayıcı hükümler bulunmayışından birçok resmi kuruluş ve şirket bu maddeden yararlanarak uzak, yakın, tüm haberleşmeleri için telsiz kullanma izni almış lardır. Hatta izin almadan telsiz sistemleri kurmuşlardır.
_ 2 — Mevcut kanunda imalat ve ithalat ile ilgili herhangi bir hüküm bulunmaması, ayrıca imal ve ithal edile cek teçhizatta gerekli standardizasyonu sağlayacak ve kontrol edecek bir teşkilatın da mevcut olmaması, yurdumuza muhtelif tip ve miktarda telsiz girmesine, yurda giren bu teçhizatın muhasebesinin tutulmamasında telsizlerin kolaylıkla İkamın dışı ellere geçmesine sebep olmuştur, Yurdumuzda haberleşme sistemlerini kurma ve işletme tekeli 406 sayılı Kanuna göre PTT îşletme Ge nel Müdürlüğüne verilmiş olmasına rağmen; çeşitli kamu ve özel kuruluşlarımızca hepsi de Ankara'dan baş lamak üzere, aynı istikametlerde ayrı ayrı telsiz haberleşme sistemleri tesis edilmiştir. Böylece yüksek frekans telsiz sistemleri çalıştıran kuruluşların miktarı, 92'yi bulmuştur.
Bu durum;
1. Frekans bandiarının gereksiz yere dolmasına ve haberleşme kalitesinin bozulmasına, 2. Farklı kuruluşlar tarafından gereksiz yatırım yapılmasına, 3 w PTT'nin gelir kaybına ve bu konudaki tekelin zedelenmesine, 4. Yurt çapında dışa açık, geniş bir istihbarat kaynağının oluşmasına, 5. Bölücü ve anarşist unsurların kolaylıkla telsiz haberleşmesi yapmasına ve güvenlik teşkilatına ait tel siz sistemlerinden istihbarat elde etmelerine, 6. işletme ve idame masraflarının artmasına, dolayısıyla döviz kaybına neden olmuştur.
c) Frekans tahsis ve tescil işlemlerinin aksaması :
Mevcut kanunda frekans tahsis ve tesciil işlemlerini yürütmekle, hiçbir makam görevlendirilmemiştir. Bilahara çıkarılan yönetmelikle bu görev FTT'ye verilmiş, ancak frekans ihtiyacının artması, PTT'nin kadro ve çeşitli yetersizlikleri nedeniyle, bu hizmete gereken önem verilmemiştir. Halihazırda bu hizmet yasal da yanağı olmadığı halde Genelkurmay Başkanlığınca yürütülmeye çalışılmaktadır,
d) Telsiz yayınlarının kontrol edilememesi :
Mevcut kanunda telsiz yayınlarının kontrol ve denetimi görevi Ulaştırma Bakanlığına verilmiştir. Ancak verilen bu görev, daha çok kurulmuş olan teçhizatın teknik yönden uygun olup olmadığının kontrolü şeklin dedir. Mevcut telsiz yayınlarının tahsis edilmiş frekansta çalışıp çalışmadığının kontrolü, kaçak yayınların tes piti ve bunlar hakkında gereken işlemlerin yapılması sorumluluğu, açık olarak herhangi bir makama veril mediğinden bu sahada büyük bir boşluk bulunmaktadır. Kanunda bulunmadığı halde telsiz yayınlarının kontrol hizmeti Silahlı Kuvvetler ve MlT Müsteşarlığınca yürütülmeye çalışılmaktadır.
e) Elektronik sahadaki gelişmelerin engellenmesi :
Günümüzde elektronik, her sahada kullanılmaktadır. Bilim, ekonomi, tıp, sanayi ve kültür gibi sahalarda telsiz kullanımı zaruri hale gelmiştir. Bunun yamnda, amatör telsizciliğin bazı mahzurlarına rağmen, birçok faydalarının olduğu da bir gerçektir. Amatör telsizciliğin serbest bırakılması; radyo ve telsiz tekniği alanın da ülkemizin ihtiyaç duyduğu teknik personelin yetişmesine, Silahlı Kuvvetler ve diğer kuruluşların ihtiyaç larının karşılanmasına, tabii afetlerde haberleşme sağlanabilmesine yardımcı olmasının yanında, elektronik pi yasasını hareketlendirerek bu sanayinin yurdumuzda gelişmesine yardımcı olacaktır. Mevcut kanun bu sa hayı tamamen kapalı tutmaktadır.
2. SONUÇ :
Belirtilen bu nedenler aynı zamanda mevcut 3222 sayılı Kanunun aksayan yönlerini teşkil etmektedir.
Bunlar incelendiğinde aksaklıkların temelinde,
a) Bu konuyla ilgili sorumlu bir teşkilatın bulunmaması,
b) Böyle bir teşkilatın uygun kanun maddeleri ile yetikilendirilmemiş olması,
c) Yine bu teşkilatın uygun teknik cihazlarla teçhiz edilmemesi,
d) Konuya gereken önemin verilmemesi nedenleri bulunmaktadır.
Mevcut kanun çerçevesi içinde konu problemlerin çözümlenmesi mümkün görülmemektedir. Bu görüşten hareketle günümüzün ve geleceğin ihtiyaçlarına cevap verecek yeni bir kanunun hazırlanması zorunlu görül müştür.
3. TASARI KANUN MADDELERİNİN GEREKÇELERİ :
Hazırlanan tasarı 7 Bölüm, 39 maddeden meydana gelmiştir. Bu maddelerle ilgili gerekçeler her madde için ayrı ayrı olmak üzere aşağıda belirtilmiştir.