Tasarı/teklif madde 2
→ yürürlükteki madde 2— Bu Kanunun, Millî Savunma Bakanlığı hariç tüm kamu kurum ve kuruluşları ile özeli hukuk tüzdkiişjilerimi ve gerçek kişilerini kapsamına aldığı açıklanmaktadır.
Kaynak: TBMM S. Sayısı 544 · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.
Sosyal ve ekonomik gelinmelerimiz paralelinde hemen her hizmet sektöründe gerekli kanunî ve idarî dü zenlemeler yapılmaktadır, özellikle son yıllarda bu düzenlemeler daha ziyade refah artırıcı sosyal amaçlı hiz met üretimi niteliğinde sürdürülmüştür.
Yıllardan beri de alınan çeşitli iyileştirme çalışmalarına bir türlü sağlık hizmetleri dahil edilememiştir.
Oysa en 'büyük hamlenin sağlık alanında yapılması gerekli olup, insan sağlığının her türlü mülahazanın üze rinde müstesna bir yeri bulunmaktadır. iyi bir sağlık politikası uygulamasının fizikî (iyileştirmeler yanında geleceğine güvenle 'balkan 'bir toplumda 'büyük moral kazandıracağı tabiîdir.
Nitekim bu temel ihtiyaç (bilinerek Anayasamızın 56 ncı maddesinde;
Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını ko rumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.
Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasar ruf ve verimi artırarak, işbirliğini ıgerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarım tek elden planlayıp hizmet ver mesini düzenler.
Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki Sağlık ve Sosyal Yardım kurumlarından yararlanarak, on ları denetleyerek yerine getirir.
Sağlık hizmetlerimin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi İçin Kanunla gelen Sağlık Sigortası kurulabilir.
Hükümleri vazedilmiştir.
Buna paralel olarak sağlık hizmetlerinden bütün vatandaşlarımızın en iyi şekilde faydalanmasını sağlamak temeli hedef olarak ele alınmalıdır.
' Bu maksatla;
a) Sağlık hizmetlerinin önemli vasıflı, güvenilir, kolay erişilebilir, formaliteden uzak ve ülke sathında den geli bir şekilde yaygınlaştırılması,
b) Doktor ve sağlık personelinin yurdun her köşesinde bulunalbiümesini temıkıen, hizmeti isteksiz hale ge tiren zorlama yerline, teşvik edici politikaların uygulamaya konulması,
c) ©ütün vatandaşlarımızın sağlık sorunlarından endişe duymamalarını sağlayacak tarzda Genel Sağlık Sigortasının uygulamasının 'başlatılması veya hazırlık çalışmalarına başlanılımıası,
d) Sağlık hizmet zincirinin oluşturulması suretiyle hizmetin, vatandaşların ayağına kadar götürülmesinin
e) Koruyucu sağlık hizmetlerine önem verilmesi,
f) Bütün kamu kurum ve kuruluşl^ rına 'bağlı sağlık 'kuruluşları ile özel sağlık kuruluşlarından azamî istifade edecdk tarzda koordinasyon sağlanma:s ı ve 'gerekli tedbirlerin alınmasını, kuruluş dışındaki hekimlerden azamî şek'ilde yararlanılması,
g) İlaç sektörünün geliştirilhıesıi ve rekabetin sağlanması, bir ihtiyaç haline gelmiştik-.
Sağlık hizmetlerinıki', tek elden planlanamaması ve yönetilememesi sonucu bu sektörde hizmet standardı • zasyonu giderek bozulmuş, sağlık gibi kutsal ve en önemli konuda farklı hizmet, farklı ücret giderek gelişmiş tir. Anayasamızın 56 ncı maddesi sağlık kuruluşlarının Devlet tarafından tök elden planlayıp hizmet vermesi ni emretmiş ve böylece insan ve madde gücünde tasarruf ve verimliliğin artırılmasını temel ilke olarak ortaya koymuş 'bulunmaktadır.
Halbuki bugün sağlık sistemine 'bakıldığında oldukça dağınık bir manzara görülmektedir. Kurumlar arası koordinasyon 'bulunmaması nedenliyle oldukça karmaşık 'bir sağlık politikası ve uygulaması doğmuştur. Bu du rumda da kıt kaynaklarımız ile doğurabileceğiımiz imkânlar heba edilmektedir.
Sağlık teslislerinin plansız bir vaziyette dağılımı yanında personel ve malzeme dağılımındaki tıkanıklıkları nedeniyle etkin' hizmet sunumu sağlanamamış, özelikle daha iyi hizmet alma umuduyla 'büyük merkezlere aikın artmış!, bunun sonucu, bu merkezlerde yatırımlar artırılmış, personel istihdamı çoğaltılmış ve adeta hu merkez lere daha çok hasta çekilir hale getirilmiştir. Bunun yanında taşra denilebilen küçük merkezilerde gerekli hiz met verilememiş veya hizmet vermeye hazır olanlardan da gerektiği gibi istifade edilememiştir.
Sağlık hizmet arzı ve taldbindeki bu karmaşıklık ve atalet yanında bütün vatandaşların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınamamış olması sağlık hizmetlerinin etkili arzını menfi yönde etkilemiştir. Ülkemizdeki re fah seviyesinin yükseltilmesinde en önemli etkenin sağlık standartlarının yükseltilmesi olduğu gerçeğiyle, kişi sağlığının belirli ölçüler içinde teminat altında 'bulundurulmasında Devlete düzenleyici olarak temel görevler düşmektedir. Bu temel görevlerin başında da mutlaka tüm vatandaşların sosyal güvenliklerini sağlaması gel-.
indidir.
İşte 'bu amaçla bugün için hiçbir sosyal güvenlik 'kuruluşuna bağlı olmayanların sosyal güvencelerinin en büyük bölümünü teşkil eden sağlıklarının sigortalanmasına başlanılmasında büyük zaruret görülmektedir.
İdarenin reorgan/izasyonunda temel İlkelerin hasında aynı nitelikteki hizmetlerin tek elden yürütülmesi temel' kriter olarak ele alınmasına rağmen, sağlık konusunda bu hizmetlerin niteliğindeki hassasiyet nedeniyle tdkelden yönetilmesi zaman İçinde diğer 'bazı müesseselerin gelişmesi ve yerleşmesine bağlı bırakılmıştır.
Çeşitli kesimlerce münferiden yürütülen sağlık hizmetleri Anayasamızdaki temel hedeflere uygun bir tarzda işletilemediğinden verimlilik düşmüş, sağlık hizmeti giderdk, ihtiyaca cevap veremez hale gelmiştir.
Bu sebeple de sağlık hizmetlerinin bütün sathında dengeli ve yeterli Ibir şekilde dağılımını sağlamak ama cıyla tdk elden planlanıp hizmet verimesinıi sağlayacak kanunî tedbirlerin alınması zorunlu hale 'gelmiş bulun maktadır.! Diğer taraftan, sağlık hizmetleri tedavi edici sağlık hizmetleri şdklinde düşünülmeye ve de alınmaya baş lanmış, koruyucu sağlık hizmetlerine gerekli önem verilmemiş, sağlık politikasının temdim teşkil etmesine rağmen 'koruyucu sağlık hizmetleri sadece kampanyalarla yürütülür hale gelmiştir. Buna bağlı olarak da daha pahalı olan tedavi edici sağlık hizmetleri Devlete giderdk daha ağır malî bir yük. getirmeye başlamıştır.
Bütün sağlık kuruluşlaınnda en etkili bir şekilde yararlanmak ve verimliliği artırmak için gerekli müracaat zinciri kurularak özd'Mkle büyük şehir ve üniversite hastanelerinde yığılmaların önlenmesi! zorunlu hale gel miştir., özellikle 1983 yılından bu yana sosyal güvenlik alanında yapılan iyileştirme gayretleri sonunda bugün için genel nüfusun ortalama % 60'ı sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınmıştır. 1988 yılına kadar bu oranın % 80 ilâ 85'lere varması beklenmektedir.
Genel nüfusun henüz herhangi bir sosyal güvenliğe kavuşturulmamış bulunan kesimine ait teşhis, tedavi ve rehabilite edidi hizmetler, ödeme gücü bulunanlar için ücreti mukabil, ödeme gücü olmayanlar için ise hemen hemen parasız verilmektedir.
Böyle bir uygulama ise tedavi hizmetlerinde maliyet altında bir fiyat teşekkülüne, ayrıca sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olanlar aleyhine bir gelişmeye sebep olmaktadır.
Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olanlar 'ile tabi olmayanlar arasındaki tedavi ücretlerindeki dengesizliğin giderilmesi ve tedavi hizmetlerinin maliyet esasına göre yürütülmesi bugünkü ekonomik sistemin tabiî bir so nucunu teşkil edecektir.
Maliyet ve ücret dengesizlilerinin giderilmesi için sağlık hizmetleri sistemimi destekleyen bazı müessesele re ihtiyaç duyulmaktadır. Bu müesseseler sayesinde hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayan vatandaşla rımızın teşekkül edecek tedavi ücretlerini ödeyebilmelerini teminen sistem içinde desteklenecektir. Bu tür bir desteğin sağlanabilmesi bakımından Genel Sağlık Sigortası hazırlık: dönemine başlatılmasına gerek görülmekte dir.
Genel Sağlık Sigortasına geçişi sağlamak bakımından hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuma tabi olmayanlar için Devlet desteği ile yeni bir uygulama başlatılmasında büyük yarar görülmektedir.
Geçiş döneminde isteğe bağlı olarak bir kayıt sistemi getirilmekte ve hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna ta bi olmayanların teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetleri karşılığında ödemeleri gereken ücretlerin, oluşturulacak bir fon aracılığıyla desteklenmesi öngörmektedir.
Ayrıca primlerini ödemeyecek durumdaki fakrü zaruret İçinde bulunan vatandaşlarımız ise sigorta primle rini ödeyemeyecekleri gerçeği karşısında bu primlerin, durumlarının mahaillî İdafelerce tespit edilmesi şartı ile sosyal yardım amaçlı fon ve kuruluşlarla karşılanması, sosyal adaletin tesisi bakımından çok önemli bulun maktadır.
Hastane hekimliği teşvik edilerek sağlık hizmetlerindeki açıkların sözleşmeli hizmet alımı ve sözleşmeli per sonel istihdamı uygulaması ile giderilmesi düşünülimektediii İlaç ve eczacılık hizmetlerini destekleyecek tedbirlerin alınması ve temel politikalarının uygulamaya ko nulması ile bu alanda üretidilerin ve tüketicilerin karşılıklı olarak korunması da dikkate alınarak' serbest pi yasa şartlarına geçiş için hazırlıkların başlatılması gerekmektedir.
Diğer taftan sağlık kuruluşlarında görev yapan sağlık ve yardımcı sağlık personeli ile diğer personelin uğraş alanlarının, 'insan sağlığı gibi çok önemli bir konuyu ihtiva ötmesi sebebiyle, bunların diğer personel den farklı ücret sisteminde değerlendirilmeleri gerekmektedir. Bu personellin teşvik edimesi ve malî yön den desteklenmesinde büyük ihtiyaç vardır. Böylece hizmetlerinin gerekleri olan aktlivlte ve çalışma azmi ar tırılmış olacaktır.
Sonuç olarak bugüne kadar sağlık hizmetlerindeki dağınık uygulamaların ülke gerçekleri dikkate alına rak tek bir politika olarak yürütülmesi amacıyla jtemel esasları düzenleyen çerçeve nitelikli bir «Sağlık Hiz metleri Temel Kanunu» na ihtiyaç duyulmaktadır.
'Böylece, sağlık hizmetlerinin reorganizasyonunda sağlık hizmetlerinin iktisadî bir işletime anlayışı içinde gerçekleşmiş ve bu amaçla bazı temel müesseselerin uygulamalarına esas olacak geniş hazırlıklarına da baş lanması sağlanmış olacaktır.
Bugüne kadar ülkemizdeki sağlık hizmetleri alanında meydana gelmiş dengesizliklerin giderilmesi sonucu özellikle gelıişmemliş yörelere ve ekonomik durumu bozuk olan vatandaşlarımıza sübvansiyon vermek sure tiyle bu yörelere ve kişilere Devlet desteği sağlanacaktır.
Ücret ve çalışma sistemlinde görülen aksaklıklar giderilerek, sağlık 'alanında yetişmiş elemanlardan tam kapasite ile istifade edilecek tarzda hizmet alınacak, bugün karşılığında hiç hizmet alınmadan masrafları yapılan ve âtıl kapasite Olarak bekleyen poliklinik, yatak, ameliyathane hatta personel harekete geçirilerek kullanılır hale getirilecektir. Bu sayede kullanılmayan atıl kapasite sebebiyle sunî olarak artan sağlık hiz metlerinim maliyetleri de düşürülmüş olacaktır.
_ 4 — Yeni ücret ve prim sistemi île personel istihdamında listıikrar getirilerek, sağlık kuruluşlarında çalışmanın özendirilmesi suretiyle personelin 'başka yere gitmesi önlenecek ve bu alanda yetişmiş personelden azamî istifade edilerek hizmetlerin sağlık kuruluşlarında verilmesi ve dolayısıyla personel muhafazası sağlanacaktır.
Maalesef bugünkü sistemde verim ödüllendirilımemeiktedlir. Çoik çalışan ile az çalışan 'arasında herhangi bir ücreit farkı yoktur. Günde on ameliyat yapanla hiç ameliyat yapmayanın veya hastasına iyi muamele edenle kötü muamele edenin aynı ücreti alması âdeta tersine işleyen bir prim sistemli getirmiştir. Getirilen düzenleme ile, çalışan ödüllendirilecek ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi sağlanacaktır.
Mezuniyet sonrası sağlık personelinin mesleğinde en son tedavi yöntemlerim' 'takip etmesi de şiiımdiye kadar hiç ele alınmamış bir konudur. Doktorlarımızın tıp alanındaki gelişmeteri ıtakip etmesi şimdiye kadar sadece kendi imsiyatifine bırakılmış, Devlet tarafından ele alınmamış ve teşvik edilmemiş ıblr konu idi. Sağ lık kuruluşlarının ve sağlık personelimin çalışma usul ve esasları da dünya standartlarına adapte edilme mişti. Bu Kanun bu konularda çözüm getirmeyi amaçlamaktadır.
Bu Kanunla sağlık kuruluşlarında malî ve idarî özerkliğe doğru kayılacak, verimi çalışan personel ödüllendirilebilecek, mesleğinde yenlikleri takip eden personel teşvik edilecektir.
Sağlık kuruluşlarımızın malî ve idarî özerkliğe kavuşturulmasından dolayı verdikleri hizmetin kalitesin de, kumluklarımızın temizliğinde, persondıin eğitiminde ve doktor hasta ilişkilerinde büyük iılerleme kayıt edilecektir. Bu Kanunun en önemli özeliği Batı Avrupa'da uygulanan sağlılk politikasına benzer bir uygu lamayı Türkiye'ye getirmesidir.
Bu Kanunun diğer önemli bir noktası da, sağlık sigortası konusunda vatandaşa teşvik getirmesidir. Bü tün Dünyada kişi başına artan sağlık masraflarının, ülkemizde de vatandaş tarafından sıkıntı çekilmeden ödenebilmesii için gerekli yarımlar sağlanacaktır.
Bu Kanun uygulamaya geçtiği zaman Devlet hasıtanelerimıizde doktor tosta 'ilişiklileri medenî bir sevi yeye gelecek, geçmişin bir türlü çözülemeyen sağlık problemi çözüm yoluna sokulacaktır. Bu Kanun saye sinde sağlılk 'hizmetlerinin kalitesimde çok kısa ziamanda önemi iylileşmder olacak ve Türkiye modem ülke olmıa vasıflarından 'biri ollan kaliteli sağlılk hizmetlerimi sağlamış olacaktır.
— Bu Kanunun, Millî Savunma Bakanlığı hariç tüm kamu kurum ve kuruluşları ile özeli hukuk tüzdkiişjilerimi ve gerçek kişilerini kapsamına aldığı açıklanmaktadır.
— Bu madde ile sağlık hizmetleriyle ilgili temel esaslara dair düzenlemder getirilmektedir.
Buna göre :
a) Anayasamızın 55 ncı maddesi, Devlete; melikesin, ıhayaitını, beden ve ruh sağlığı içlinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimimi artırarak işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağ lık kuruluşlarını 'tek elden planlayıp hizmet etme görevi vermiştir.
Buna göre Anayasamızdaki ilkeler doğrultusunda sağlık hizmetlerinin tek dden yani Devlet tarafından planlanması emredilmektedir.
İşte bu çerçevede sağlık kurum ve kuruluşlarının, yurt sathımda eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunulma sını sağlayabilmek amacıyla Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı ile ilgili bakanlıkların planlamasına ve koor dinasyonuna ihtiyaç duyulmaktadır.
Ayrıca sağlık kuruluşlarının tespit edilen hedefler doğrultusunda hizmet vermesini 'sağlayabilmek ama cıyla malî yönden desteklenımesi ve gdiştirilmesi de gerekli görülmektedir.
>b) Sağlık hizmetlerinin verilmesinde, kaynak israfı ve âtıl kapasiteye yol açılmasının engellenmesi, ge rekiyorsa bir yerde yeni bir kamu sağlık kuruluşu açılması yerine orada mevcut özel sağlık kuruluşundan hizmet satın alıma ya da .mesleğini serbest icra eden sağlık personeli geçici olarak istihdam edilerek veya muayenehanesinde hizmeti satın alınarak insan gücü ve iş tasarrufuna gidimesl ana çizgileri ile ;bu fık rada tespit edilmektedir.
Diğer taraftan koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik verilmektedir.
Tedavi edici sağlık hizmetleri koruyucu sağlık hizmetlerinden daha pahalıdır. Bu anlayış içinde hemen hemen 'bütün gelişmiş ülkelerde koruyucu hekimlik veya koruyucu sağlık hizmetleri ön plana alınmıştır.
Nitekim ülkemizde ide özellikle Cumhuriyetimizin ilk 15 yılında öncelik ve ağırlık koruyucu sağlık hizmet lerine verilmiştir. 1960'dan sonraki planlı dönemde sağlık hizmetlerinin sosyalleştirilmesi ıgibi programların gündeme gelmesi ile sağlık hizmetlerini en ücra köşeye yani vatandaşın ayağına kadar götürmek prensibi benimsenmiştir. Bu prensip içinde düşünülen koruyucu sağlık hizmetlerinin giderek ihmal edilmesi sonu cunda tedavi edici sağlık hizmetleri öiı plana çıkmış ve hatta sağlık politikası sanki tedavi edici sağlık hizmetleri gibi ele alınmaya haşilanılmıştır.
Artık tedavi edici sağlık hizmetlerinden tedricen koruyucu sağlık hizmetlerinle yönelinımes'i ve hu amaç la da bütün kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarında hu konuya öncelik verilmesi gerekli bulunmak tadır.
Bunun yanında Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına, sağlık kuruluşlarına koruyucu sağlık hizmetlerine dair görev verme ve denetleme yetkisi ide verilmektedir. Bu sayede sağlık kuruluşları tedavi edici sağlık hizmeltl'eri yanında zorunlu olarak koruyucu sağlık hizmetlerine 'de katılacaktır.
c) Çeşitli kurum ve kuruluşlar toplum ihtiyaçları dışında daha ziyade kendi mensuplarının ihtiyaçları çerçevesinde sağlık kuruluşları tesds etmektedir. Bu durum 'ise, hem sağlık kuruluşlarının hem de buralarda görevli sağlık personelinin ülkemiz ihtiyaçlarına göre dengeli dağılımını önlemektedir.
Böylece Anayasamızın 56 ncı maddesinde hüküm altına alınmasına rağmen İnsan ve madde gücünde ta sarruf ve verimlilik ilkesine ters uygulamalar gündeme gdebilmektedir. Zaten kılt olan kaynaklarımız âtıl bir kapasite yaratılması suretiyle rantaSbl 'bir şekilde kuUanılamıamaktadır.
îşte bu İsrafın önlenmesi amacıyla sağlık kuruluşlarının kurulması vetişjletilrnesiSağlık ve Sosyal Yar dım Bakanlığı ile ilgili bakanlıkların görüşü alınarak düzenlenecektik".
Diğer taraftan, sağlık kuruluşlarının dengeli dağılımının, ücret tarifesi dengesizliği 'ile bozulmamasını teminen, bu konuda standardizasyonun sağlanması da gerekti görülmüştür. Maddede ele alınan ücret tarife lerinin tespiti bu amaçla getirlmlştir.
Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı sağlık kuruluşlarında uygulanacak ücret tarifeleri, her, yıl gelişen ve değişen ekonomik şartlar, yani piyasa şartları ve maliyet faktörleri dikkate alınarak tespit ve ilan edile cektir.
Ayrıca özel sağlık işletmelerinde ücret tarifeleri gerek görüldüğünde tespit edilebilecektir.
Tespit edilen ücret tarifelerinde üç anamaliyet faktörünün dikkate alınması gerekmektedir. Bunlar; sağ lık, otelcilik ve lokantacılık hizmetleridir. Ücret tarifelerinin, otelcilik ve lokantacılık alanında hizmet ve ren kuruluşların kalite parelelliğine göre tespit edilmesi ve bu kaliteye göre hizmet arzının sağlanmasına ih tiyaç duyulmaktadır.
d) Geçmişte temel bir sağlık politikası oluşturulmaması ve hizmetin aynı etkinlik ve verimlilikte yurt sathında dengeli bir şekilde dağılımının sağlanamaması sebebiyle, vatandaşlarımızın daha iyi hizmet alabil mek umutları sonucu büyük illere akın artmıştır, öyle ki, çok basit klinik bir vaka için dahi günlerce bek lemeye ve her türlü meşakkate katlanılarak oldukça uzak mesafelerden büyük merkezlere sağlık hizmeti almak için akın edilmiştir. Sonunda büyük iller sağlık merkezleri haline gelmiş ve sağlık hizmetleri suni olarak pahalılaşmış ve bu nispette verimlilik düşmüştür.
Son yıllarda sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve dengeli dağılımı amacıyla yapılan kanunî düzen lemeler ve İdarî tedbirlerle vatandaşın ayağına hizmet götürülmüş olmasına rağmen, kişi tercihleri bakımın dan etkili sonuçlar alınamamıştır. Yine vatandaşlar, yerleştikleri yerlerden, doğrudan bu merkezlere gelme alışkanlıklarını muhafaza etmişlerdir.
Sağlık hizmetlerinin kolay erişilebilir her türlü formaİteden uzak ve ülke sathında dengeli dağılımını ol dukça olumsuz yönde etkileyen bu hususun giderilmesi amacıyla müracaat zincirini, yani müracaat silsilesi oluşturulması yoluna gidilmiştir ve bunun adına «Sağlık Hizmet Zinciri» denilmiştir.
Bu durumda vatandaşlar doğrudan büyük merkezlerdeki hastanelere veya üniversite eğitim hastanelerine müracaat edemeyecekler, gerek görüldüğünde küçük sağlık kuruluşlarından başlayarak bir üst sağlık kuru luşlarına havale .edilmek suretiyle bu hastanelere sevk edilebileceklerdir. Dolayısıyla çok basit vakalar büyük merkezlere ve üniversite eğitim hastanelerine gelmeden mahallinde müdahale altına alınabilecektir. Bu sayede önemli vakalarda büyük merkez hastaneleri ile üniversite eğitim hastanelerinin ihtimamı ve bakımı daha da artacak, gerçek bir sağlık hizmet dağılımı sağlanacaktır. Ayrıca eğitim hastaneleri kuruluş amaçlarının dışına taşan hizmet arzı yerine, gerçek fonksiyonları olan eğitim amaçlarına kavuşturulmuş olacaklardır.
Böyle bir uygulamada acil vakalara istisna getirilmektedir. Acil vaka tayini hekim takdirine bırakıla caktır.
Sağlık hizmet ziincıirinin uygulanmasına uymayanlara zamlı ücret yüklenilmek suretiyle müeyyide getiril mektedir. Ancak sosyal güvenlik kuruluşlarının yani S. S. Kurumu, Emekli Sandığı, Bağ - Kur, özel san dıklara tabi olanlar ile devlet memurları ve geçici sağlık sigorta kütüğüne kaydolanların esas ücretleri bu kurum ve kuruluşlarca karşılanacağından, sadece ücret farkı kendüerinden tahsil .edilecektir.
e) Bugün için benzer sağlık kuruluşları, aynı bir hizmeti değişik standartlar içinde vermektedirler. Ni tekim bu standart farklılığı, müracaat tercihlerinde etkili olmaktadır. Müracaat tercihlerinin bu şekildeki bir faktörle belirlenmesinin getireceği ağır maliyetler ve aksaklıklar bir önceki fıkrada ele alınmıştır. Sağlık hizmet zincirinin oluşturulmasında, farklı uygulamalara ve bu konuda değişik hizmet üretilmesine meydan vermemek için her sağlık kuruluşunda aynı standartda hizmet üretiminin sağlanması gerekmektedir.
Bu sebeple eğitim sisteminde bir standardizasyon sağlayıp, önce sağlık hizmeti üretenlerin aynı seviyede yetiştirilmelerinin temin edilmesi, ayrıca hizmet standardının belirlenmesi ve boyutlarının tanımlanması gerekmektedir.
!Bu belirleme sonucunda standartlara uyulup uyulmadığı denetlenecek, değerlenecek ve oto kontrol yöntem leri ile sağlık hizmet standardının muhafazası sağlanmış olacaktır,;
f) Koruyucu sağlık hizmetlerinin gerektiği ölçüde verilebilmesi veya tedavi edici sağlık hizmetlerinde etkinliğin artırılabilmesini temin edebilmek için vatandaşlarımızın sağlık durumlarının takip edilmesinde bü yük faydalar vardır.
Hem koruyucu sağlık hizmetlerinin vatandaşa ne şekilde ulaştırılabildiğini, hem de teşhis, tedavi ve rehabilite hizmetlerinin seyri ve sonuçlarını takip etmek amacıyla, bir sicil oluşturulması gerekli görülmüştür.
Diğer taraftan bu sayede kalıtım yoluyla geçen hastalıklar ile ekolojik şartlardan kaynaklanan bölgesel sağlık sorunları bu bilgi ve bulguların ışığında takip edilebilecek, topluca değerlendirmeye tabi tutulabile cektir.
Bu amaçla kişilerin sağlık durumlarını takip edebilmek için, gerekli kayıt ve bildirim sisteminin uygula maya konulmasında sağlık hizmetlerinin etkileştirilmesi bakımından yarar görülmektedir.
g) Bugün için ülkemiz ihtiyaçları çerçevesinde belirlenen standartlara göre sağlık ve yardımcı sağlık per sonelinin yetiştirilmesi ve bu maksatla hizmet öncesi ve devamlı hizmetiçi eğitim esaslarının belirlenmesin de ilgili kurum ve kuruluşlarla koordine sağlanması amaçlanmaktadır.
Sağlık hizmetlerinin dengeli dağılımında en önemli unsur insan faktörüdür. Hizmet üretimini ve arzını sağ layan personelin dağılımının dengesiz olması ve insangücü planlamasının genel olarak yapılmamış bulunma sı, hizmetin dengeli dağılımının engellenmesi sonucunu doğurmaktadır,, Bunun yanında ülke ihtiyaçlarımız ve verilecek hizmet standartları dikkate alınarak, hizmet üretiminde kullanılacak personelin niteliklerinin tespit edilmesi, ayrıca bu niteliğin hizmet öncesinde kazanılması, hizmet üretiminde de devam ettirilmesi veya yenilenmesi gerekmektedir.
İşte bu iki sebebe bağlı olarak hangi nitelikte ve hangi sayıda personele ihtiyaç duyulmakta olduğunun tespitinde zorunluluk bulunmaktadır.
Bu amaçla hizmet öncesi eğitim, devamlı hizmet içi eğitim programları ile buna ait eğitim ve esasların tespiti işi gerçekleştirilecektir. Bu çalışmalarda hizmet öncesi eğitim programları için Yükseköğretim Kuru lu ile, devamlı hizmet içi eğitim programları için ise Yükseköğretim Kurulu ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile koordıine sağlanacaktır.
h) Hizmet üretimini sağlayacak sağlık ve yardımcı sağlık personelinde aranacak genel ve özel şartların hizmet standartlarına göre tespit edilmemesi sonuçta hizmet kalitesinin düşmesine veya değişik hizmet stan dartlarının oluşmasına meydan verecektir. Nitekim bugün (ülkemizde, sağlık ve yardımcı sağlık personelinde aranacak genel ve özel şartların tespit edilmemesi veya devamlı takip edilememesi sonucu hizmet kalitesi gi derek düşmüştür.
Sağlık ve yardımcı sağlık personelinin durumları, meydana getirilecek bir sağlık personeli sicili marife tiyle devamlı takip edilecektir.
Bu amaçla hizmet standardizasyonu, hizmetin ve personelin dengeli dağılımı gibi hususları temini ve te sisinde, sağlık ve yardımcı sağlık personelinde aranacak genel ve özel şartların tespit edilmesi, bu şartla rın muhafaza edilip edilmediğinin devamlı takibi ile varılacak sonuçlara göre alınacak tedbirlerin neler olacağı Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca tespit edilecektir.
i) Sağlık hizmetlerinin yurt sathında dengeli bir şekilde dağılımını sağlamak ve vatandaşlarımıza et kin ve ıkaliteli sağlık hizmeti verebilmek temel amaç olduğuna göre, bu Kanun kapsamındaki resmî ve özel tüm sağlık kuruluşlarının koordinasyonu ve işbirliğine ihtiyaç vardır. Bu koordinasyon ve işbirliği Sağ lık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca sağlanır.
Nitekim bu işbirliği Anayasamızın 56 ncı maddesinin bir emri niteliğindedir.
Her türlü sağlık kuruluşundan, belirli bir koordinasyon ve işbirliği çerçevesinde istifade etmek ve Devlet olarak bu 'kuruluşların hizmetlerinden yararlanmak, hatta bu kuruluşlara gerektiğinde görev vermek gerekmek tedir.
Sağlık kurum ve kurluşlarından bu amaçla yararlanmak, bu kuruluşların coğrafî ve fonksiyonel hizmet alanlarının, verecekleri hizmetlerin, yönetim hizmet ilişki ve bağlantılarının tespit edilmesi ve bir esasa bağlanması suretiyle gerçekleştirilebilecektir. Aynı zamanda bu (kuruluşların verilen görevlerin ifasında teşvik edilmesi ve bu suretle ülkemizde çağdaş tıbbî bilgi ve teknolojinin getirilmesinin desteklenmesi gerekli gö rülmektedir.
j) Özellikle Anayasamız herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu öngör müş ve çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek - konularında Devlet ve vatandaşlara görev vermiştir.
Tabiî ki, bu görevlerin uygulamasında Devlete daha öncelikli ve önemli ıgörevler düşmektedir.
Ancak, koruyucu sağlık hizmetlerinin efckinleştirilerek vatandaşların hastalıklardan korunmasında, beslen me ve ana çocuk sağlığı ile aile planlaması gibi konularda gerekli eğitimlerin verilmesinde geniş bir işbirliği gerekli bulunmaktadır.
Bu scebeple vatandaşların hastalıklardan korunması sağlıklı çevre, beslenme, ana çocuk sağlığı ve aile planlaması ile benzeri konularda eğitilmeleri ve aynca sonuçlarınm takibi işi için bütün kamu kuruluşları sorumlu tutularak, bunlara bu konularda işbirliği yapma mükellefiyeti yüklenmektedir.
k) Koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici hizmetlerde kullanılan her türlü ilaç, aşı, serum ve bi yolojik maddeler ile müstahzar, terkip, madde, malzemeler, farmakope mamuller, kozmetikler ve bunların üretiminde kullanılan her türlü maddenin ithali, ihracı, üretimi, dağıtımı, tüketimi ve amaç dışı kullanıl ması veya bunların kontrol ve murakabesi ile yurt içinde ve yurt dîışında kontrollerinin yapılmasında Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına yetki verilmektedir. Ayrıca insanlar üzerinde yapılacak bilimsel araştırmalar, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığının iznine, ilgili kişinin ise rızasına bırakılmaktadır. Diğer taraftan yerli ilaç tıbbî araç ve gerecin yurt içinde üretimi ve rosyonel kullanımı teşvik edilmektedir.
— 3 üncü maddede öngörülen hizmet ve esasları yine aynı maddede belirlenen sistem içe risinde geliştirip yaygınlaştırabilmek ve kalkınma planlarında yer alan genel sağlık sigortasının ülke sathında kurulmasını sağlamak üzere altyapının oluşturulması amacıyla Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına gerekli özel teşkilat kurma ve kurdurabilrne yetkisi verilmektedir.
Kurulacak veya kurdurulacak teşkilat, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı bünyesinde olabileceği gibii, talep edildiği ve uygun görüldüğünde Kanun kapsamındaki kurum ve kuruluşların bünyelerinde de oluşturulabile cektir.
Bu Kanunun 3 üncü maddesi içinde sayılan temel hizmetlerin uygulanmasında teşkilatlanmaya ihtiyaç duyu labilecektir. Ayrıca özellikle sağlık işletmesi uygulaması teşkilat kanunlarının dışında yeni bir teşkilat olarak or taya çıkmaktadır. Sağlık kuruluşlarının tam rekabete açılk, kaliteli hizmet üretir tarzda tam özelleştirilmelerine temel teşkil edecek bu uygulama ile merkezî kontrol altında büyük ölçüde malî ve yönetim serbestisi geti rilmektedir.
Diğer taraftan Genel Sağlık Sigortasına geçişin sağlanabilmesi amacıyla getirilen sistemin uygulanmasın da, hem Genel Sağlık Sigortası geçiş kütüğünün oluşturulması ve hem de «Sağlık Hizmetlerini Destekleme ve Geliştirme Fonu»nun yönetilmesinde yeni teşkilat kurulmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
Gerekli şartların oluşması halinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı dışındaki sağlık kuruluşlarının sağ lık işletmesi uygulanmasına geçirilmesi talebi karşısında ıböyle bir teşkilat kurdurma yetkisine de ayrıca ihtiyaç duyulmaktadır.
Madde ile ayrıca Bakanlar Kuruluna, çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarının (Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ - Kur, Emekli Sandığı ve özel Sandıklar) gereken şartların meydana gelmesi halinde Sağlık Sigortası bö lümlerini, bu kurumlardan birinin bünyesine veya yeni kurulacak bir kuruma devir yetkisi verilmektedir. Bu sosyal güvenlik kuruluşlarının tahsil ettikleri primlerden sağlık primine isabet eden 'bölümü de -bu yetki çerçeve sinde ele alınmaktadır. Böylece Genel Sağlık Sigortasının oluşturulmasında en önemli adım olan sosyal gü venlik kuruluşlarının sağlık ile ilgili işlemleri giderek tek elde toplanmış olacaktır.
Ayrıca bu konuda görevlendirilen veya yeni kurulan kurumun çalışma usul ve esasları yine Bakanlar Ku rulunca tespit edilecektir.
'Madde 5. — Özel şekilde teşkilatlanan sağlık kuruluşlarının verimli, etkin, 'kaliteli hizmet vermesini sağlamak amacıyla,' sağlık kuruluşlarının bünyesinde sağlık işletmeleri oluşturulması cihetine gidilecektir. Sağlık işlet mesi kapsamına girmek isteyen sağlık kuruluşları bağlı oldukları Bakanlığın teklifi ve Sağlık ve Sosyal Yar dım Bakanlığının uygun görmesi halinde Başbakanlığın kabulü ile sağlık işletmesine dönüştürülebileceklerdir.
Sağlık işletmesinin gelir ve giderleri bu. maddede belirlenmektedir. Buna göre;
A) Sağlık işletmesinin gelirleri şunlardır:
a) Sağlık kuruluşunda verilen hizmetin karşılığı olarak bu Kanun gereğince Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek ücret tarifesi üzerinden elde edilecek gelirler.
b) Sağlık kuruluşlarına yapılan bağış ve yardımlar,
c) Bu fıkra ile kurum ve kuruluşlar her yıl kendi bütçeleri ve sağlıkla ilgili harcamaları için ödenek tah sisini rutin olarak bütçelerine koyacaklardır. Bu işletmelerin kendi kendilerine yeterli hale gelmelerini temin ve sistemin yerleşmesi açısından ayrıca ihtiyaç duyulduğunda sağlık kuruluşlarında Devlet desteğini sağla mak amacıyla ödenek tahsisi öngörülmüştür.
İd) Diğer gelirler, B) Sağlık işletmesinin giderleri şunlardır;
a) Sağlık kuruluşu bünyesinde görevli olan personelden bu Kanunla getirilen sözleşmeli personel statü süne geçmek isteyen ve bu isteği olumlu karşılanan personel için ödenecek sözleşmeli personel ücreti.
ıb) Sağlık işletmesinde ihtiyaç duyulan, ancak kurum içinden verimli olaralk karşılanamayan hizmetlerin kurum dışından satın alınması sağlanacaktır. Mesleğini serbest olarak icra eden bir tabibin veya sair meslek sahibinin hizmetine ihtiyaç duyuluyor ise sağlık işletmesinee sözleşmeli olaralk satın alınabileceklerdir. Bu tür hizmet ister sağlık işletmesinde verilsin ister sözleşme yapılanın mesleğini icra ettiği yerde verilsin, söz leşme karşılığı ücret sağlık işletmesinee ödenecektir.
c) Sağlık işletmesinin kadrosunda bulunan sağlık ve yardımcı sağlık personeli ile diğer personele ve ku rum dışından sözleşme ile hizmeti satın alınacaklara teşvik primi ödenecektir. Kuruluşun mensuplarına sözleş meli olup olmadıklarına bakılmaksızın prim ödenebilecektir. Teşvik primi miktarı kurum içinden veya kurum dışından olanlara kuruluşun kapasitesi, niteliği, verilen hizmet, tedavi edilen kisti sayısı, sağlık işletme sine katkısı dikkate alınarak ilgili sağlık işletmesinin bağlı olduğu Bakanlığın veya kuruluşun teklifi üzerine Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca tespit edilecek esaslar çervevesinde belirlenecektir.
d) Mesleklerini serbest icra etmeyen tabipler kuruluşlarında normal mesaileri dışında özel olarak teşhis ve tedavi yapabileceklerdir. Bu şekilde yapmış oldukları her teşhis ve tedavi karşılığımda prim alabilecekler dir. ödenecek prim miktarı teşhis ve tedavi ücreti ile kuruma yüklenilen masraf ve bu teşhis tedaviye katı lan diğer personel dikkate alınmak suretiyle Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca tespit edilecektir.
e) Sağlık kuruluşunun tevsii, modernizasyonu, hertürlü cihaz ve malzeme tedariki, kurum ve cihazların bakım ve onarımı ile personel eğitimi için yapılacak harcamalar.
Yeterli işletme büyüklüğümde bulunmayan sağlık kuruluşlarının birkaçı tek bir sağlık işletmesi altında top lanabilecektir. Yani sağlık ocağı ve sağlıkevleri gitt küçük sağlık kuruluşları bir hastane ile birlikte sağlık iş letmesi halinde kurulabilecektir. Bu takdirde sağlık ocakları ve sağlıkevleri gibi küçük sağlık kuruluşları sağlık işletmesinin birer uzantısı şeklinde görev yapacaklardır. Ayrıca koruyucu sağlık hizmetlerinde görevli personel sağlık işletmesi kapsamına alınarak malî yönden desteklenecektir.
— Sağlık hizmetleri bir bütün olup koruyucu sağlık hizmetleri bu bütünün içinde aslî bir fonk siyona sahiptir. Daha başka bir ifade ile, tedavi hizmetleri koruyucu sağlık hizmetlerinin tamamlayıcısıdır.
Merkezde, taşrada koruyucu sağlık hizmetlerinde çalışanların gerek sözleşmeli gerek prim sisteminden yararianalbilmelerini temin için bu madde öngörülmüştür.
— Sağlık işletmesi uygulamasına geçirilen sağlık kuruluşlarında hizmetin etkinleştirilmesi ve ve rimli çalışmanın teşviki amacıyla sağlık ve yardımcı sağlık personeli -sözleşmeli olarak çalıştırılabilecektir.
Bu suretle çalıştırılacak personelin sözleşme ücretleri maddede belirlenen kriterlere göre ve 657 sayılı Dev let Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerle bir kısıt lama yapılmaksızın Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı ile Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve ilgili Bakanlıklarca tespit edilecektir.
— Bu madde ile sağlık kuruluşlarındaki her türlü teşhis, tedavi ve rehabili'te edici hizmetleri, bu Kanuna göre tespit ve ilan edilecek ücret tarifesi üzerinden belli hale getirilmektedir.
Ancak bu bedel hiçbir zaman vatandaştan talep edilmeyecektir.
'Maddeye göre;
a) Bütçe uygulaması içinde bulunanlara dair masraflar sağlık kuruluşlarınca düzenlenen belgelere istina den ilgilinin bağlı bulunduğu kurum ve kuruluştan talep edilmek suretiyle tahsil edilecektir.
Ib) Bütçe uygulaması dışında kalan ve sosyal güvenlik kuruluşlarından herhangi birine kayıtlı bulunan vatandaşlara ait masraflar ise ilgili sosyal güvenlik kuruluşundan (S. S. Kurumu, Emekli Sandığı, Bağ - Kur veya özel Sandıklar) tahsil edilecektir. Genel sağlık sigortası kurulduğunda bu kuruluş da sosyal güvenlik kavramı içinde mütalaa edileceğinden, bugün için herhangi bir sosyal güvenl'ik kuruluşuna tabi olmayanlara ait masraflar ilerde bu kurumca karşılanacaktır. Ancak bugün henüz Genel Sağlık Sigortası yürürlüğe konul madığından bu boşluğun doldurulması amacıyla, yani herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayan lara ait masrafların karşılanmasının temini maksadıyla bu Kanunun geçici 3 üncü maddesiyle kurulan «Sağlık Hizmetlerini Destekleme ve Geliştirme Fonu» kurulmuştur.
Maddede ayrıca tahsil süreleri ve müeyyidelerine ilişkin esaslar getirilmektedir.
— Bu Kanunun uygulanması ile ilgili usul ve esasların yönetmeliklerle tespit edileceği bu madde ile hükme bağlanmaktadır.
— Sağlık işletmesi uygulamasına geçirilen sağlık işletmelerinde gerekli teşvikin sağlan ması ve zamanla tam manasıyla özelleştirilmeye gidilmesi amacıyla bu işletmelerde ilgili kurumun uygun gör mesi halinde, talep edenlerin sözleşmeli olarak çalıştırılması öngörülmüştür.
Sözleşmeli olarak istihdamını isteyen ve bu isteği kabul edilen personel yetti bir atamaya gerek kalma dan aynı sağlık işletmesinde sözleşme yapılması ile birlikte istihdam edilecektir.
Bu tür kişilerin Bakanlıklarına bağlı kadroları iptal edilecek ve ilişkileri kesilecektir. Ancak bu şekilde söz leşmeli istihdam edilenlerin talepleri hallinde T.C. Emekli Sandığı ile bulundukları derece ve kademeleri üzerin den irtibatı sağlanacaktır. Böyle bir irtibatı istemeyenler ise sözleşmeli oldukları tarihten itibaren otomatikman 506 sayılı Kanuna tabi olarak Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamında sigortalanacaklardır.
Sağlık işletmesi uygulaması kaliteli kadro ve kaliteli hizmet esasına dayandığından bunun temini bakımın dan sağlık işletmesine geniş yetfc'iler verilmektedir.
'Hizmette verimli olmayanların daha çok ihtiyaç duyulan diğen benzeri işlerde görevlen'dürilmek suretiyle atıl kapasitenin ydk edilmesini teminen, sözleşme isteği kalbul edilmeyenler ilgili sağlık kuruluşunun talebi ve kurumlarının kabulü halinde, başka bir uygun kadroya naklonulaeaklardır. Bu şekilde başka kadroya naklolanların özlük hakları bu görevlerinde bulundukları sürece şahıslarına bağlı olarak tutulacak ve böylece mağ duriyetlerine meydan verilmemiş olacaktır.
Sözleşme talebinde bulunmamalarına rağmen, sağlık işletmesince hizmeti verimli görülenlerin ise istekleri ve genel hükümlerin dışında nakilleri sözk'onusu olmayacak, bunların sağlık işletmesine katkıları ve hizmetlerinin niteliği gibi durumları dikkate alınarak bu Kanunla getirilen teşvik primi ve diğer malî imkânlardan istifade etmeleri sağlanmış bulunacaktır.
— Bu Kanuna göre teşkilatlanıp da daha önce döner sermaye işletmesi bulunan kuru luşun sermayesinin sağlık işletmesine aktarılması öngörülmektedir.
— Genel Sağlık Sigortası yürürlüğe girinceye kadar hiç bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayanların, bu Kanun ile getirilen ücretli sistem içerisinde mağduriyetlerine meydan verilmemesi ama cıyla geçici sağlık sigortası kütüğü oluşturulmuştur. Bu kütüğe kayıtlarını yaptıranlar her yıl Bakanlar Kuru lunca belirlenen miktarda prim ödeyeceklerdir. Kayıtlarını yaptırmalarına rağmen primlerini ödemeyecek kadar fakir olanların primleri, durumları mahallî idarelerce tespit edilmek şartıyla sosyal yardım maksadı ile kurulmuş fon ve kuruluşlar tarafından karşılanacaktır. Bu amaçla kurulmuş en önemli fon «Sosyal Yardım laşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu»dur.
©u maddenin uygulanmasında genel sağlık sigortasının kemiyet ve keyfiyet olarak hacminin tespiti de amaç lanmış olduğundan vatandaşların oluşturulan geçici sağlık sigortası kütüğüne kayıtlarını zorlayabilmek mak sadıyla kayıtlarını yaptırmayanlar ile primlerini ödeme yenlerden tedavi masraflarının tahsili öngörülmüştür.
— Temel Sağlık Sigortası sisteminin anahedefi, herkesin maddî yönden sağlık güvenliğine kavuşturulmasıdır. Bu esastan hareketle, hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanların sağlık masraf ları ile ödenen primin çok üstünde yapılan tedavi masraflarının karşilanabilmesini sağlamak ve Genel Sağlık Sigortasının ülke çapında uygulamasına geçişte malî kaynak desteğini temin etmek ve sağlıklı bir sağlık sigorta sisteminin uygulanmasını gerçekleştirmek için «Sağlık Hizmetlerini Destekleme ve Geliştirme Fonu» kurul ması cihetine gidilmiş ve maddede bu Fonun gelir ve giderleri ile denetim esası belirlenmiştir.
Buna göre Fonun gelirleri şunlardır;
a) Sağlık işletmesi uygulamasına geçirilen sağlık kuruluşunda bulunan araç ve gereç ile gayrimenkullerin, kullanma ve kiralama bedelleri bu Fonca gelir kaydedilecektir. Ayrıca sağlık işletmesine geçirilmesinden son ra da ihtiyaç duyduğu ve bağlı kurumca tahsis edilen araç, gereç ve gayrimenkullerde bu kapsam içinde be lirli bir kullanma ve kiralama bedeline talbi tutulacaktır.
Kullanılmayacak kadar bozuk ve ekonomik ömrünü tamamen doldurmuş bulunan araç gereç için ayrıca bir bedel ödenmesini önlemek amacıyla bağlı bulunan kuruma iadesi ve bu suretle sağlanmış olacaktır.
b) Sağlık İşletmesine çeşitli kişi ve kuruluşlardan yapılan bağış ve yardımlar,
c) Sağlık İşletmesi uygulamasına geçirilen sağlık kuruluşlarının bünyelerinde, eskiden meydana gelen bazı avantaj ve dezavantajları mevcuttur. Bölgesel nitelikler bu avantaj ve dezavantajları daha da büyütmektedir.
Bölgesel olarak sağlık hizmeti talep farklılıklarının sağlık işletmeleri arasında düzensizlik yaratmasını önlemek ve bölgelere göre gelir imkânları dar olan yerlerde daha fazla olmak üzere hâsılatlarının bir bölümünün gi der kısıtlama ve denge sağlama amacıyla bu fona çekilmesi gerekli görülmüştür.
Bu oran % 20'den az olmayacaktır.
d) Sosyal güvenlik kuruluşlarından herhangi birine tabi olmayanlar yani hiç bir sosyal güvenliği olma yanlar bu Kanunla sağlık güvencesi altına alınmıştır. Bu vatandaşlarımız Bakanlar Kurulunca belirlenen miktarda prim ödeyeceklerdir. Belirlenen miktardaki primi ödeyemeyecek kadar fakrü zaruret içinde bulunan vatandaşlarımızın primleri ise; yine bu Kanun gereğince mahallî idarelerce tespit edilmek kaydıyla «Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu»ndan ödenecektir.
Buna göre hiç bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanların primleri ya bizzat kendilerinden ya da Sosyal Yardımlaşma ye Dayanışmayı Teşvik Fonu'ndan karşılanmak suretiyle bu Fona gelir kaydedilecektir.
e) Sağlık hizmetleri Devletin teminatı altında yürütülen en önemli hizmet alanında bulunmaktadır. Her hangi bir sebeple «Sağlık Hizmetlerini Destekleme ve Geliştirme Fonu» kaynaklarının yeterli olmaması veya açık verme ihtimali karşısında bütçe imkânları ile bu Fona destek sağlanabilecektir.
f) Sağlık işletmelerine kiralanmak suretiyle kullanımına tahsis edilen araç ve gereçten, zaman içinde ar tık hiç bir şekilde kullanılamayacak durumda olanlar sağlık işletmelerinden ayıklanarak değerlendirilecektir.
Bu araç ve gereçler birbirleriyle takviye sağlanmak suretyile yeniden kullanılabilir hale getirilerek herhangi bir sağlık kuruluşuna yeniden tahsis edilecektir. Ancak hiç bir suretle kullanılamayacağı anlaşılanlar hurda olarak satışa arz edilecekler ve satış bedelleri Fona gelir kaydedilecektir.
Fonun giderleri maddede açıklanmıştır.
Fon, bütçe dışı bir uygulamaya tabi değildir. Fondan yapılan her türlü harcama aynen bütçeden yapılan harcama gibi çeşitli kanunların denetiminde bulunacaktır. Bu sebeple Fondan yapılan harcamalar 1050 sayılı Muhasebe! Umumiye Kanunu, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ile 832 sayılı Sayıştay Kanunu hükümlerine tabi tutulmuştur.
Fonun işleyişine dair usul ve esaslar ise Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenecek yönetme likle tespit edileektir.
— Kendi istekleriyle muayenehanelerini ve özel hastanelerini kapatıp kamu kurum ve kuruluşlarında en az 5 yıl görev yapmak isteyenlerin kullandıkları tıbbî araç ve gereçler, Sağlık ve Sosyal Yar dım Bakanlığının uygun görmesi halinde takdir edilecek değerleri üzerinden adı geçen Bakanlıkça satın alı nacaktır.
— Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi sebebiyle çıkarılacak yönetmeliklerin süresi içinde çıkarılıncaya kadar uygulamanın mevcut kanun, tüzük ve yönetmeliklerle yürütülmesi öngörül mektedir.
— Bu madde ile bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümler tespit edilmektedir.
— Yürürlük hükmüdür.
— Yürütme hükmüdür.